<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>SigortamNews - Sigorta Haberleri ve Gelişmeleri</title>
    <link>https://www.sigortamnews.com</link>
    <description>Sigorta haberleri ve gündemi belirleyen güncel sigorta haberleri, analizleri ve röportajlarıyla sigorta sektörüne yönelik tüm gelişmeler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortamnews.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 00:26:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AgeSA mobil App’ten BES satışına başladı]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/agesa-mobil-appten-bes-satisina-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/agesa-mobil-appten-bes-satisina-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AgeSA, bireysel emeklilik sistemini daha erişilebilir ve kapsayıcı hale getirmek amacıyla yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müşterilerin dijitale olan eğilimleri doğrultusunda satış ve satış sonrası süreçlerini yenilikçi projelerle dijital platformlara taşıyor ve çok kanallı deneyimi geliştiriyor. Bu çerçevede BES satış sürecini AgeSA Mobil uygulamasına da taşıyan AgeSA, kullanıcılara şubeye gitmeden, mobil uygulama üzerinden bireysel emeklilik sözleşmesini kolayca oluşturma imkânı sunuyor. AgeSA Mobil uygulaması üzerinden hem kendileri hem de 18 yaş altı çocukları için BES sözleşmesi başlatabiliyor. Hayata geçirilen bu yeni özellikle kullanıcılar, hızlı ve kolay adımlarla diledikleri yerden BES’e katılım sağlayabiliyor. Aynı zamanda çok sayıda fon seçeneğiyle birikimlerini değerlendirebiliyor ve %30 devlet katkısından da yararlanabiliyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AgeSA’dan Lansmana Özel Hem Birikim Hem Tatil Kazandıran Kampanya</strong></p>

<p>AgeSA, AgeSA Mobil’den kendisi ya da çocuğu için BES sözleşmesi başlatan kullanıcıları için özel bir kampanyaya da imza atıyor. 30 Haziran 2025 tarihine kadar, AgeSA Mobil üzerinden 1.500 TL ve üzeri katkı payı ile BES veya 18 yaş altı BES sözleşmesi başlatan tüm kullanıcılar, toplamda 1 milyon 250 bin TL değerindeki tatil hediye çeki için çekilişe katılma şansı yakalıyor. Kampanya kapsamında, her 1.500 TL ve üzeri katkı payı ödeyen kullanıcılar, 1 çekiliş hakkı elde ediyor. Çekiliş sonunda 2 kişi 150.000 TL, 10 kişi 50.000 TL ve 15 kişi 30.000 TL değerinde tatil hediye çeki kazanma şansı elde edecek.</p>

<p>Detaylı bilgi için <a href="https://www.agesa.com.tr/tr/yaz-tatiliniz-besle-gelsin" rel="nofollow">web adresini ziyaret edebilirsiniz</a>.</p>

<p align="center"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/agesa-mobil-appten-bes-satisina-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 May 2025 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2025/05/agesa-mobil-appten-bes-satisina-basladi-1.png" type="image/jpeg" length="87573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan’dan otomotiv sektörüyle ilgili çok önemli açıklama]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/bakandan-otomotiv-sektoruyle-ilgili-cok-onemli-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/bakandan-otomotiv-sektoruyle-ilgili-cok-onemli-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: Otomotiv sektöründe yeni yatırıma teşvik ve destek bu yıl da hız kesmeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.sanayi.gov.tr/" rel="nofollow">Sanayi ve Teknoloji </a>Bakanı Mehmet <strong>Fatih Kacır</strong>, "Otomotiv yan sanayimiz başta olmak üzere otomotiv sektörüyle güçlü tedarik bağlantıları bulunan farklı sektörlerdeki yeni yatırımlara yönelik olarak yatırımcılarla görüşmelerimize 2025 yılında da devam edilecektir" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kacır</strong>, CHP Ankara Milletvekili <strong>Aliye Timisi Ersever</strong>'in, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalarla ilgili çeşitli verilere ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.</p>

<p>Türk otomotiv sanayisinin, 2 milyonun üzerinde kurulu kapasitesi, 37.2 milyar dolarlık ihracat hacmi, 550 bin kişiyi aşan istihdam katkısı ve dünyanın en büyük 13'üncü üreticisiyle ülke ekonomisinin lokomotif sanayi kolu olduğuna işaret eden <strong>Kacır</strong>, küresel markaların, 2000 yılından bu yana Türk otomotiv endüstrisine toplam 18 milyar dolar yatırım yaptığını, en büyük 100 küresel tedarikçiden 30'dan fazlasının Türkiye'de üretim tesisi açtığını kaydetti.</p>

<p>Bakanlıkça akredite edilen otomotiv üreticileri ve tedarikçilerine ait AR-GE ve tasarım merkezi sayısının 162'ye ulaştığını dile getiren <strong>Kacır</strong>, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye'de araç üretimi 2002 yılında 300 binlerdeyken, 2023 yılında 1,4 milyonun üzerine çıkarak yaklaşık 5 kat artmıştır. Bu artış, söz konusu dönemde yüzde 7'lik yıllık bileşik büyüme oranı gerçekleştiğine işaret etmektedir. Bunun yanı sıra, yerli ve milli, doğuştan elektrikli aracımız Togg vasıtasıyla elektrikli araç ve sürücüsüz mobilite ekosistemine dönüşüm bağlamında küresel ölçekte iddialı bir giriş yapılmış ve 1,5 yılda 45 bin Togg sahipleriyle buluşturulmuştur. Elektrikli otomobillere ve yeni teknolojilere yönelik kararlığımız; Ford, Toyota, Renault gibi birçok küresel markanın yeni nesil araç üretimlerini Türkiye'ye taşımasına vesile olmuştur. Halihazırda ülkemizde otomobil üretimi yapan 13 markadan 8'i küresel markalar olup, bunların desteklenmesine ve özellikle yeni teknoloji yatırımlarını Türkiye'de gerçekleştirmelerini teşvike devam edilecektir."</p>

<h2><strong>"YATIRIM PROJELERİNE GENİŞ BİR YELPAZEDE DESTEKLER SAĞLANIYOR"</strong></h2>

<p>Bakan <strong>Kacır</strong>, otomotiv sektörü de dahil olmak üzere yüksek teknolojiye haiz, yenilikçi ve katma değeri yüksek sektörlerde yatırım ortamını destekleyerek Türkiye'yi bölgesel bir üretim üssü haline getirebilmek amacıyla Bakanlık olarak yatırım teşvik uygulamaları yürütüldüğünü anımsattı.</p>

<p>Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ve alınan Karar'ın uygulanmasına ilişkin tebliğ çerçevesinde yatırım projelerine geniş bir yelpazede destekler sağlandığının ifade eden <strong>Kacır</strong>, bunlar arasında gümrük vergisi muafiyeti, katma değer vergisi istisnası, vergi indirimi,&nbsp;sigorta&nbsp;primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi, faiz veya kâr payı desteği, gelir vergisi stopajı desteği ve&nbsp;sigorta&nbsp;primi desteği gibi desteklerin mevcut olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>Kacır</strong>, anılan mevzuat hükümleri kapsamında verilen desteklere ilişkin "20 Haziran 2012'den günümüze kadar otomotiv ana sanayisi ile yan sanayisine yönelik yatırımlar için yatırımcılarımızın Bakanlığımıza yaptığı başvurular sonucunda 2 bin 588 Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenmiştir. Bu belgeler kapsamında öngörülen sabit yatırım tutarı 878.9 milyar lira, öngörülen istihdam sayısı ise 105 bin 481 kişi olmuştur" bilgisini paylaştı.</p>

<p>Bakanlığın, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi gibi paydaş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile hükümetin yoğun çalışmaları sonucunda, başta Çin menşeli olmak üzere küresel firmaların Türkiye'ye ilgisinin artarak devam ettiğini ve bu kapsamda BYD firmasının, Türkiye'de elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile AR-GE/İnovasyon merkezi kurulmasına yönelik yatırımlarına başladığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:</p>

<p>"Otomotiv yan sanayimiz başta olmak üzere otomotiv sektörüyle güçlü tedarik bağlantıları bulunan farklı sektörlerdeki yeni yatırımlara yönelik olarak yatırımcılarla görüşmelerimize 2025 yılında da devam edilecektir. Bunların yanı sıra elektrikli araçlar, hidrojen yakıtlı araçlar ve batarya üretimi, Türkiye tarihinin en büyük yatırım destek programı olan HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında açıklanan çağrılar vasıtasıyla da desteklenecektir. Burada yatırımcılarımıza pazar geliştirme destekleri, yatırım yeri imkanları, uygun finansman koşulları ve en üst düzey kamu destekleri sağlanacaktır."</p>

<h2><strong>"EN AZ 1 MİLYON ELEKTRİK ARAÇ ÜRETİM KAPASİTESİ" HEDEFİ</strong></h2>

<p>"HIT-Mobilite çağrısıyla, Türkiye'nin otomotiv sanayisindeki gücünün elektrikli araç üretimi alanında artırılması amaçlanarak toplam 5 milyar dolarlık destek bütçesiyle yılda en az 1 milyon adet elektrikli araçlık üretim kapasitesine ulaşılması hedeflenmektedir." ifadesini kullanan <strong>Kacır</strong>, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çağrı kapsamında yıllık asgari 150 bin elektrikli araç üretimi kapasitesi sağlayacak yüksek yerli katkı oranına sahip, AR-GE merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar desteklenecektir. Elektrikli Araçlar Çağrısı ile otomotiv sektörümüz tedarik zinciriyle birlikte geleceğe hazırlanacak, Batarya Çağrısı çerçevesinde ise 2030 yılına kadar 80 Gwh büyüklüğünde kapasite inşa edilecektir. Sonuç olarak Bakanlığımızca otomotiv sektörünü güçlü kılacak adımlar sürdürülürken bu alandaki teknik bilgi, yenilikçilik, kapasite, üretim ve istihdam yoğun bir şekilde desteklenecektir." <strong>(A.A)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/bakandan-otomotiv-sektoruyle-ilgili-cok-onemli-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2025/01/bakan-kacir.png" type="image/jpeg" length="28935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yapay Zekâ Çözümü’ RS Boyasız Onarım’a  ‘Altın’ getirdi]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-cozumu-rs-boyasiz-onarima-altin-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-cozumu-rs-boyasiz-onarima-altin-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RS Boyasız Onarım ise Uluslararası Sigorta Zirvesi kapsamında organize edilen Smart-i Awards 2024’ten ‘Altın’la döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotivde satış sonrası hizmetlerinde yeni nesil çözümlerle adından söz ettiren RS Boyasız Onarım, ‘Yapay Zekâ Destekli Hasar ve Dolu Hasar Tespiti’ projesiyle sigortacılık teknolojileri alanındaki tek ödül programı Smart-i Awards’ta (Smart Insurance Awards) ödüle layık görüldü.</p>

<p>3’üncü Uluslararası Sigorta Zirvesi kapsamında bu yıl ‘Sigortacılıkta Cesur Yeni Ufuklar’ temasıyla düzenlenen ödül töreni, Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirildi. Aldıkları ödülden büyük mutluluk duyduklarını ifade eden RS Boyasız Onarım Marka Başkanı Eray Afet teknolojiyi ve inovasyonu takip ederek satış sonrası hizmetlerini geliştirmeye devam edeceklerini kaydetti. RS Otomotiv Grubu’nun Tabletop sponsoru olduğu zirvede, sektör profesyonelleri bir araya gelerek bilgi alışverişinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>RS Boyasız Onarım tarafından geliştirilen ‘Yapay Zekâ Destekli Hasar ve Dolu Hasar Tespiti’ teknolojisi, dolu yağışından kaynaklanan araç hasarlarının hızlı ve eksiksiz bir şekilde tespit edilmesini amaçlayan yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bu teknoloji sayesinde dolu yağışının etkilediği bölgelerde araçların üzerindeki hasarları saniyeler içerisinde tespit edebilme kapasitesine erişilebiliyor. Geleneksel yöntemlerde teknisyenlerin hasar tespiti için harcadığı uzun süreler ve efor, geliştirilen yazılım desteğiyle dakikalara indirilerek hasar tespit süreci hem zaman açısından verimlileştirilmiş hem de iş gücü maliyetleri azaltılmış oluyor.</p>

<p><strong>Boyasız onarım nedir?</strong></p>

<p>‘Boyasız Göçük Düzeltme Tekniği’ veya daha genel tanımıyla ‘Boyasız Hasar Onarımı’, boyanın zarar görmediği göçüklerin, özel el aletleri ile boyaya zarar vermeden onarılması tekniğidir. Uygulanan bu teknik sayesinde, otomobilin geleneksel yöntemlerle (kaporta ve boya) onarım görmemesi sebebi ile orijinalliği azami düzeyde korunmuş olur. Son yıllarda sıkça karşılaşılan dolu yağışları nedeniyle araçlar üzerinde meydana gelen göçüklerin düzeltilmesi için de kullanılan en doğru ve teknolojik yöntemdir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-cozumu-rs-boyasiz-onarima-altin-getirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Oct 2024 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/10/whatsapp-image-2024-10-09-at-145258.jpeg" type="image/jpeg" length="38697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülke genelinde 400 servisle oto bakımına GARANTİ GELİYOR]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/ulke-genelinde-400-servisle-oto-bakimina-garanti-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/ulke-genelinde-400-servisle-oto-bakimina-garanti-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl milyonlarca araç misafir eden oto servislerinde müşteri deneyimini üst düzeye çıkaracak yeni bir platform hayata geçiriliyor. İlk pilot uygulama Bursa'da başlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rsotomotivgrubu.com/" rel="nofollow">RS Otomotiv Grubu</a>’nun 3 yıllık AR-GE çalışmalarıyla ortaya çıkan Garantili Oto Servis (GOS); ülke genelindeki TSE 12047 ve TSE 13168 yetki belgelerine sahip 400 farklı servisle, otomobillerin üretici garantisini korurken aynı zamanda yapılan her işlemde 1 yıl boyunca yedek parça ve işçilik garantisi vererek araç sahiplerinin yanında olacak. Türkiye’nin en büyük servis ağı ve organizasyonu sayesinde Garantili Oto Servis, yıl sonuna kadar 81 ilde yer alan birçok farklı servis seçeneği ve OEM, Premium ve Ekonomik olmak üzere üç farklı yedek parça kullanımı alternatifiyle sürücülerin şeffaf biçimde bütçesine uygun fiyat tekliflerine erişmesine olanak tanıyacak. Garantili Oto Servis’in ilk pilot uygulaması Bursa genelinde başlıyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.rsotomotivgrubu.com/" rel="nofollow"><img align="right" alt="Whatsapp Image 2024 09 16 At 14.44.06 (1)" height="600" src="https://sigortamnewscom.teimg.com/sigortamnews-com/uploads/2024/09/whatsapp-image-2024-09-16-at-144406-1.jpeg" width="400" /></a>RS Otomotiv Grubu, “üretici garantisini bozmayan” Türkiye’nin en büyük servis ağı ve organizasyonu Garantili Oto Servis’i araç sahipleriyle buluşturmaya başladı. Araç sahiplerinin “aracımın garantisi bozulur mu” endişesine son veren GOS platformu, Türkiye genelinde 81 ilde, 400 farklı oto servisi seçeneğiyle araç bakım ve onarımını kolaylaştıracak. Oto bakımında en uygun fiyatı seçebilme özgürlüğü&nbsp;www.garantiliotoservis.com web sitesi üzerinden erişime açılan platformla araç sahipleri “OEM”, “Premium”, “Ekonomik” olmak üzere üç farklı parça seçeneğiyle, 400 farklı servis içinde en uygun fiyat teklifini alabiliyor.&nbsp;&nbsp;Yapılan işlemler TSE 12047 ile TSE 13168 yetki belgesine sahip servislerde gerçekleştirildiği için, aracın üretici garantisi korunurken, Garantili Oto Servis aynı zamanda parça ve işçilik için de 1 yıl garanti vererek tüketicinin yanında oluyor. Yıl sonuna kadar 7 bölgede 81 ilde hizmet sunacak Garantili Oto Servis’in ilk pilot uygulaması ise Bursa’da başlıyor.</p>

<p><strong>“Araç sahiplerinin geçmişte yaşadığı tatsız deneyimlerin hepsine son veriyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milyonlarca araç sürücüsünün oto bakım ve onarımında kafa karışıklığı yaşadığını ve endişe duyduğunu kaydeden Garantili Oto Servis Başkanı <strong>Turan Gürses</strong>, “Otomobil üreticilerinin Türkiye pazar şartlarında (coğrafi, iklim, yol ve kullanım koşulları) bakım ve servisini önerilen standartlarda yaptırmayı ve yapmayı ilke edinmiş müşterilerle servisleri aynı platform üzerinde buluşturuyoruz Aracımın garantisi bozulur mu, aracımda hangi yedek parça kullanılıyor, bu fiyatlama uygun mu, hangi servise gitmeliyim gibi birçok soru işareti kafamızda canlanıyor. Hedefimiz tam da bu noktada sürücülerin hayatını kolaylaştırmak, şeffaf, güvenilir bir süreç inşa etmek" dedi.</p>

<p><strong>Gürses</strong>, "Yapılan bakım ve onarımlar TSE belgeli servislerde yapılırken istediğiniz parçayı ve dilediğiniz servisi seçme özgürlüğü tanıyoruz. Garantili Oto Servis sadece bir portal değil, arkasında 40 yıllık bilgi birikimi ve deneyimi barındıran bir oluşum. Yapılan her bakım ve onarım için 1 yıl boyunca garanti taahhüt ederek araç sahiplerinin geçmişte yaşadığı tatsız servis deneyimlerinin hepsine son veriyoruz” şeklinde açıklama yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/ulke-genelinde-400-servisle-oto-bakimina-garanti-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/09/whatsapp-image-2024-09-16-at-144406.jpeg" type="image/jpeg" length="45577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek sipariş eder gibi kapıda araç onarımı!]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/yemek-siparis-eder-gibi-kapida-arac-onarimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/yemek-siparis-eder-gibi-kapida-arac-onarimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RS Otomotiv Grubu’nun yenilikçi markası RS Boyasız Onarım, araç sahiplerini mutlu edecek çözümler sunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİGORTAMNEWS / BÜLTEN</strong></p>

<p><a href="https://www.rsotomotivgrubu.com/" rel="nofollow">RS Otomotiv Grubu</a>’nun yenilikçi markası RS Boyasız Onarım, araç sahiplerini mutlu edecek çözümler sunmaya devam ediyor. Mobil yani yerinde boyasız onarım hizmetiyle araç sahipleri hem nakitten hem de vakitten tasarruf edebiliyor. Markanın başkanı Eray Afet, “Özellikle mobil yani yerinde onarım hizmeti sayesinde araç sahiplerinin hayatı ciddi oranda kolaylaşıyor. 3 gün süren geleneksel hasar onarımı aynı gün içinde tamamlanıyor ve bu sayede araçsız kalmıyorsunuz. Hem ekonomik hem de çok hızlı bir çözüm! Siz bize değil, biz size geliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Otomotivde satış sonrası hizmetlerinde yeni nesil çözümler tüketicilerin talepleri doğrultusunda gelişim gösterirken, RS Boyasız Onarım, mobil onarım hizmetiyle onarımı araç sahiplerinin “ayağına kadar” götürüyor. Tıpkı yemek sipariş eder gibi hizmetin iş yeri veya eve gittiği mobil boyasız onarım, şehir içinde yaşanan irili ufaklı kazalarda ortaya çıkan hasarların parça değişimi veya boyama olmaksızın özel tekniklerle, yerinde onarım ile hem araç sahibi şirketler hem de hususi araç sahipleri için avantaj sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ARAÇ SAHİPLERİ İÇİN BÜYÜK KOLAYLIK</strong></p>

<p>Son yıllarda araç fiyatlarındaki artışın etkisiyle aracı hasar gören araç sahipleri, değer kaybını minimum seviyeye indirmek için hasarlı parçaların değişimi ve boyanması yerine boyasız onarımı tercih ederken, boyasız onarım ile zamandan da tasarruf ediyor<strong>. </strong>RS Boyasız Onarım Marka Başkanı Eray Afet “Diyelim ki aracınızın ön çamurluğuna biri vurup kaçtı. Çamurluk değişimi 20-30 bin TL, geleneksel kaporta-boya onarımı ise 10-15 bin TL. Bu aracın geleneksel yöntemlerle onarımı 3-5 gün sürecek ve sürücü araçsız kalacak. Eğer boyasız onarıma uygunsa, boyasız onarım tekniğiyle maliyeti 8-10 bin TL. Parça değişmediği için araçta değer kaybı ortaya çıkmaması ise en büyük avantaj. Küçük hasarlar dakikalar içerisinde onarılabilirken; büyüklerde ise mesai saatleri başladığında onarıma başlanıyor, mesai bitimine doğru araç sahibi onarımı tamamlanmış şekilde aracını sabah bıraktığı yerden teslim alıyor. Çok yakında kasko poliçesi olan araç sahipleri de bu avantajdan faydalanabilecek. Siz bize değil, biz size geliyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>EV VEYA İŞYERİNİN OTOPARKINDA ONARIM </strong></p>

<p>Ortam koşulları uygun olduğu takdirde mobil onarım hizmetiyle hasarlı araç ev ya da işyeri otoparkında özel onarım teknikleriyle onarılabiliyor. Mobil onarım sayesinde özellikle yoğun çalışan ve aracına vakit ayıramayan araç sahiplerine büyük kolaylık sağlanırken, hasarlı araç sahipleri rsboyasizonarim.com web sitesi üzerinden iletişime geçip, aracın bulunduğu lokasyonu ve hasar fotoğraflarını ileterek randevu oluşturabiliyor.</p>

<p><strong>BOYASIZ ONARIM NEDİR?</strong></p>

<p>“Boyasız Göçük Düzeltme Tekniği” veya daha genel tanımıyla "Boyasız Hasar Onarımı", boyanın zarar görmediği göçüklerin, özel el aletleri ile boyaya zarar vermeden onarılması tekniğidir. Uygulanan bu teknik sayesinde, otomobilin geleneksel yöntemlerle (kaporta ve boya) onarım görmemesi sebebi ile orijinalliği azami düzeyde korunmuş olur. Son yıllarda sıkça karşılaşılan dolu yağışları nedeniyle araçlar üzerinde meydana gelen göçüklerin düzeltilmesi için de kullanılan en doğru ve teknolojik yöntemdir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/yemek-siparis-eder-gibi-kapida-arac-onarimi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Sep 2024 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/09/whatsapp-image-2024-09-09-at-132640.jpeg" type="image/jpeg" length="64218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ sigorta sektörünü nasıl dönüştürecek?]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-sigorta-sektorunu-nasil-donusturecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-sigorta-sektorunu-nasil-donusturecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ gerçekten iş sahalarını yok mu edecek, yoksa iş gücünü geliştirmenin yeni bir yolu mu olacak?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİGORTAMNEWS / DERLEME</strong></p>

<p>Son dönemde yapay zekâ, iş dünyasında köklü değişimlerin habercisi olarak öne çıkıyor. Peki, yapay zekâ gerçekten iş sahalarını yok mu edecek, yoksa iş gücünü geliştirmenin yeni bir yolu mu olacak?</p>

<p>Ticari alacak sigortacılığında dünyanın lider şirketi olarak gösterilen Allianz Trade, yayınladığı raporda yapay zekâ ile sigorta sektörünü incelemiş. Allianz Trade’nin “<strong>Yapay zekâ sigorta sektörünü nasıl dönüştürecek?” </strong>başlığıyla linkedin hesabından yaptığı <a href="https://www.linkedin.com/pulse/trade-6-eyl%C3%BCl-2024-allianz-trade-turkey-53zkf/" rel="nofollow">paylaşım</a> şöyle:<strong> </strong></p>

<p>Allianz Trade uzmanları tarafından hazırlanan raporda, özellikle sigorta sektöründeki iş kaybı korkularının abartılı olduğu belirtiliyor. Sigorta sektörü, yapay zekâ sayesinde veri odaklı yapısını güçlendirme ve verimliliği artırma potansiyeline sahip.</p>

<p>Yapay zekâ ile öngörücü analiz, büyük veri analitiği ve risk tespit hizmetlerinde devrim yaratılabileceği vurgulanıyor. Raporda, verimlilikte yüzde 0.6’lık bir artışın işgücünde sadece yüzde 1’lik bir azalma ile sonuçlanacağı öngörülüyor. Ayrıca, yapay zekânın çalışanları geliştirmek ve becerilerini artırmak için kullanılması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Otomasyon ile müşteri deneyiminde devrim, çalışan gelişimi şart</strong></p>

<p>Otomasyon süreçlerinin müşteri hizmetlerinden dolandırıcılık tespitine kadar pek çok alanda iyileştirme sağlayabileceğine dikkat çekilen raporda, yapay zekânın maliyet düşürmekten ziyade yeni müşteri deneyimleri yaratmak için kullanılmasının önemli olduğu vurgulanıyor. Yapay zekânın sadece iş kaybı yaratacağına dair endişeler yerini, çalışanları geliştirme ve yeni iş alanlarına hazırlık yapma gerekliliğine bırakıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç olarak, yapay zekâ iş dünyasında büyük bir dönüşümü başlatmış durumda. Önemli olan, bu dönüşümü çalışanların becerilerini geliştirmek ve yeni iş fırsatları yaratmak için kullanmak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/yapay-zeka-sigorta-sektorunu-nasil-donusturecek</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/09/whatsapp-image-2024-09-06-at-150342.jpeg" type="image/jpeg" length="86449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siber sigorta nedir, nasıl yaptırılır?]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/siber-sigorta-nedir-nasil-yaptirilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/siber-sigorta-nedir-nasil-yaptirilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky, 10 milyar parolanın sızdırıldığını açıkladı. Siber sigortanın önemini bir defa daha anlaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>RockYou2024 adlı veri tabanının önemli güvenlik ihlalinde, yaklaşık 10 milyar benzersiz şifre yaygın olarak tanınan bir siber foruma <a href="https://cybernews.com/security/rockyou2024-largest-password-compilation-leak/" rel="nofollow">sızdırıldı</a>. Bu rekor düzeydeki şifre sızıntısı, onlarca yıllık veri ihlallerinden kaynaklanıyor ve gelecekteki saldırılarda kullanılma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.</p>

<p>"rockyou2024.txt" adlı veri tabanının, binlerce veri sızıntısından toplanan yaklaşık 10 milyar benzersiz şifre içerdiği belirtiliyor.. Bu devasa derleme, 1.5 milyar yeni şifre ekleyerek bir önceki rekor sahibi RockYou2021'i geride bıraktı.</p>

<p>Bu sızdırma siber sigortaların önemini bir defa daha gözler önüne serdi. Ülkemizde faaliyet gösteren hemen hemen her sigorta şirketinin siber sigorta ürünü bulunuyor. Son dönemde internette bireysel veya kurumsal bazda siber sigorta nedir veya siber sigorta nasıl yaptırılır şeklinde aramalar çoğaldı.</p>

<p><strong>Peki, siber sigorta nedir?</strong></p>

<p><a href="https://www.tsb.org.tr/" rel="nofollow">Türkiye Sigorta Birliği</a>’nin resmi internet sitesinden siber sigorta hakkında sizler için hap bilgiler derledik.</p>

<p>Siber saldırıların yaratacağı kayıplara karşı finansal ve hukuki koruma sağlamak, veri güvenliği kapsamında potansiyel yaptırımlardan kaçınmaya yardımcı olmak ve&nbsp;iş sürekliliğini sağlamak için siber risk sigortası yaptırılmalıdır.</p>

<p>Siber sigorta, siber risklerden sizi veya şirketinizi koruyan özel bir sigorta ürünüdür.</p>

<p>Siber risk sigortası hem bireysel hem de ticari olarak yaptırılabilir.</p>

<p><strong>Siber risk sigortası teminatları nelerdir?</strong></p>

<p><strong>Ana teminatlar:</strong> Olaya Müdahale Teminatı, Eski Haline Getirme, Siber Şantaj, Bilgi Güvenliği ve Gizliliği Sorumluluğu, Ağ Güvenliği Sorumluluğu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İsteğe bağlı teminatlar:</strong> İş Durması, Siber Suç, PCI-DSS (Ödeme Kartları Endüstrisi-Veri Güvenliği Standartları), Medya Sorumluluğu.</p>

<p><strong>Siber risk sigortası nasıl yaptırılır?</strong></p>

<p>Siber risk sigortası yaptırmanın en kestirme ve güvenilir yolu tanıdığınız bir sigorta acentesine bu poliçeyi yaptırmanızdır. Sigorta acenteleri aynı zamanda risk danışmanları olduğu için size en uygun siber risk sigortasını hangi şirketin verdiğini söyleyecek ve poliçenizi düzenleyecektir.&nbsp;</p>

<p>Kaspersky uzmanları ise kullanıcıların bu kapsamlı veri ihlalinin ardından sigortanın yanında kendilerini korumalarına yardımcı olmak için pratik bir kılavuz yayınladı:</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>İhlalin etkisini kontrol edin!</strong></p>

<p>Bir veri ihlali meydana geldiğinde, kullanıcıların yapması gereken ilk şey verilerinin etkilenip etkilenmediğini kontrol etmektir. Kaspersky Premium gibi modern güvenlik çözümleri, sızdırılan verilerin tespit edilmesini sağlar ve gerekli güvenlik önlemlerinin artırılması için uyarılar sunar. Dahili hizmetlerin yanı sıra, kişisel verilerin sızdırılıp sızdırılmadığını tespit etmeye yardımcı olabilecek bazı <a href="https://haveibeenpwned.com/" rel="nofollow">halka açık kaynaklar</a> da mevcuttur.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Şifrelerinizi mümkün olan en kısa sürede değiştirin!</strong></p>

<p>Bir veri ihlali durumunda, şifrelerinizi derhal değiştirmeniz ve aynı şifrenin kullanıldığı diğer tüm siteleri göz önünde bulundurmanız çok önemlidir. Yeni şifreler kullandığınız her hesap için benzersiz olmalı, en az 8 karakter uzunluğunda olmalı, harfleri rakam ve sembollerle birleştirmelidir. Bir kombinasyonun yeterince güçlü olup olmadığını kontrol etmek için <a href="https://password.kaspersky.com/" rel="nofollow">parola denetleyicisi</a> kullanabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Gerekirse banka kartınızı bloke edin ve yenisini isteyin!</strong></p>

<p>Ödeme verileri veri ihlali yaşayan bir hizmet tarafından saklanıyorsa, daha fazla güvenlik için bir kartı bloke etmek ve yeniden çıkartmak en iyisidir. Genellikle banka kartlarının yenilenmesi için çok fazla zaman ve çaba gerektirmez, ancak ilerde daha büyük sorunları önleyebilir.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Güvenilir bir </strong><a href="https://www.kaspersky.com/password-manager" rel="nofollow"><strong>parola yöneticisi</strong></a><strong> yükleyin!</strong></p>

<p>BU gibi araçlar güçlü parolalar oluşturur ve bunları şifreli bir kasada güvenli bir şekilde saklar. Ayrıca veri sızıntılarını izlemeye ve kullanıcının şifrelerinin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmeye de yarar.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>İki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin!</strong></p>

<p>Kaspersky tarafından yapılan <a href="https://www.kaspersky.com.tr/blog/password-can-be-hacked-in-one-hour/12474/" rel="nofollow">son anket</a>, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve güçlü parolalar olmadan hesapların ne kadar kolay ele geçirilebileceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle hesaplarınızı yetkisiz erişime karşı korumak için 2FA özelliğini ayarlanmanızı önemle tavsiye ediyoruz. Bu, SMS, e-posta yoluyla bir onay alarak veya tek seferlik kodlar oluşturan bir kimlik doğrulama uygulaması veya parola yöneticisi kullanarak gerçekleştirilebilir.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Kullanmadığınız hesapları kapatın!</strong></p>

<p>Bir veri sızıntısından sonra herhangi bir hizmeti kullanmaya devam etme düşünceniz yoksa, hesabı silmeniz ve teknik destekle veya Gizlilik Politikasındaki adresle iletişime geçerek toplanan tüm verilerin tamamen kaldırılmasını talep etmeniz önerilir. Genellikle yasal hizmetlerin "Haklarınız" bölümünde özetlenen bu adım, veri paylaşımının boyutunu da ortaya çıkarabilir.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Çevrimiçi ortamda yalnızca gerekli kişisel bilgilerinizi paylaşın!</strong></p>

<p>Büyük hizmet sızıntıları nadir görülen bir durum değil. Bu nedenle hizmetlere sağladığınız bilgileri en aza indirmenizi öneririz. Kaydolurken ana e-posta adresi yerine otomatik ikame kullanılabilirsiniz. Ayrıca gerekli değilse, gerçek adınızı ve açık adresini paylaşmayın.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/siber-sigorta-nedir-nasil-yaptirilir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jul 2024 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/07/whatsapp-image-2024-07-11-at-110159.jpeg" type="image/jpeg" length="45145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zero Trust ve Siber Güvenlik Uyarlamaları]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/zero-trust-ve-siber-guvenlik-uyarlamalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/zero-trust-ve-siber-guvenlik-uyarlamalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY (Ernst & Young) Türkiye ve Microsoft Türkiye iş birliğiyle ‘‘Zero Trust ve Siber Güvenlik Uyarlamaları” etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni nesil teknolojiler, iş dünyasını ve çalışma süreçlerini yeniden şekillendirirken, aynı zamanda ileri düzey siber saldırıları ve tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu tehditler siber güvenliği, şirketlerin gündeminde öncelikli hale getirirken siber saldırıları daha etkin yönetmek ve buna uygun bir strateji geliştirmek hayati önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu doğrultuda; uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst &amp; Young) Türkiye ve Teknoloji Devi Microsoft Türkiye’nin iş birliğinde 29 Şubat 2024 tarihinde gerçekleşen ‘‘<strong>Zero Trust ve Siber Güvenlik Uyarlamaları</strong>” etkinliği sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Microsoft Türkiye İstanbul Ofisinde düzenlenen etkinlikte siber güvenlik alanında günümüze ve geleceğe ışık tutacak trendler ele alınırken, sektörlerin bu alanda karşılaştığı zorluklara ve çözüm yollarına yönelik önemli bilgiler sunuldu.</p>

<p>Açılışını EY Türkiye Ülke Başkanı <strong>Metin Canoğulları </strong>ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü <strong>Levent Özbilgin</strong>’in yaptığı etkinlikte; EY’ın siber güvenlik alanındaki uzmanlığını, <strong>Microsoft</strong>’un dijital teknolojileriyle bir araya getirerek şirketlere bu alanda destek olmayı sürdürdüklerini ifade eden EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Teknoloji Lideri <strong>Berna Yıldız</strong> “Siber güvenliğin karmaşıklığını basitleştirilmiş bir yaklaşımla nasıl yönetirsiniz?” başlıklı sunumunda şunları ifade etti:</p>

<p>“EY olarak küresel ölçekte gerçekleştirmiş olduğumuz <a href="https://www.ey.com/tr_tr/news/2024/1/ey-kuresel-siber-guvenlik-liderligi-icgoruleri-arastirmasi-yayimlandi" rel="nofollow"><strong>EY 2023 Küresel Siber Güvenlik Liderliği İçgörüleri</strong></a> araştırmasına göre, araştırmaya katılan kuruluşlar yılda ortalama 44 önemli siber vakayla karşı karşıya kalıyor ve bilinen siber saldırı sayısı da son beş yılda yaklaşık %75 artmış durumda. Kuruluşların dörtte üçünün bir vakayı tespit etmesi ve müdahale etmesi ise ortalama 6 ay veya daha uzun sürüyor. Bu noktada, biz de EY olarak Microsoft iş birliğiyle şirketlerin uyumlu ve dirençli bir siber güvenlik platformuna giden, öngörülebilir bir yol haritası izlemelerine yardımcı olarak, riskleri etkili bir şekilde yönetmelerine ve giderek zorlaşan bir tehdit ortamında somut iş değeri sunmalarına olanak tanıyoruz. Ayrıca kurumlara risk azaltma, veri güvenliği ve sadeleştirilmiş operasyonlar gibi konularda rehberlik etmeye yardımcı oluyoruz”.</p>

<p>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri<strong> Ateş Sünbül</strong>, siber güvenlik liderlerinin karmaşıklığın üstesinden nasıl gelebileceğine dair yaptığı sunumda şu konulara değindi:</p>

<p>“Kuruluşlar günümüzün ve geleceğin siber tehditlerini yönetme konusunda günden güne gelişen zorluklarla karşı karşıya. EY 2023 Küresel Siber Güvenlik Liderliği İçgörüleri<strong> </strong>araştırmasına göre; bilgi güvenliği liderleri (CISO'lar) ve üst düzey yöneticilerin sadece beşte biri, şirketlerindeki siber güvenliğin bugün etkili olduğunu ve yarın için de iyi konumlandırıldığını düşünüyor. Bununla birlikte, siber güvenliğin yalnızca varlıkların korunmasıyla ilgili olmadığını unutmamak gerekiyor. İyi uygulandığında kurum çapında inovasyonu ve katma değeri de destekleyip hızlandırabiliyor. Dolayısıyla siber güvenliğin organizasyonun ve işletim modelinin her parçasına entegre edilmesi, fonksiyonun değer yaratan bir itici güce dönüşmesini sağlayabilir. Belli bir olgunluk seviyesindeki kuruluşlar, personelin siber güvenlik alanında düzenli eğitim almasını sağlayarak, en yeni otomasyon ve risk önleyici araçlardan yararlanarak daha etkili bir siber güvenlik sistemi elde edebilirler.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/zero-trust-ve-siber-guvenlik-uyarlamalari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/03/siber-guvenilk.png" type="image/jpeg" length="33204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikliler yeni riskleri de beraberinde getirdi!]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/elektrikliler-yeni-riskleri-de-beraberinde-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/elektrikliler-yeni-riskleri-de-beraberinde-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevreci ve ekonomik olduğu belirtilen elektrikli araçların Dünya çapında yaygınlaşmasıyla birlikte yeni problemler de ortaya çıkmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel otomobillerden farklı olan lineer hızlanma ve yüksek ağırlık etkenlerini göz önünde bulundurmak gerektiğini söyleyen <a href="https://motorasin.com/" rel="nofollow">Motor Aşin</a> CEO’su <strong>Saim Aşçı,</strong> “Benzinli kardeşinden ortalama 250-300 kg daha ağır olan elektrikli araçlar, kazalarda yüksek ağırlıkları nedeniyle hem karşı tarafta hem de kendi karoserinde çok daha büyük hasarlara neden oluyor. Kazaların en önemli sebebiyse kullanım alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Birçok elektrikli araç ciddi ara hızlanma verilerine sahip. Bir diğer sorun ise bu araçların sessiz yapısı. Elektrikli araçlarda yüksek gaz tepki süresi, ani hızlanmalara neden olurken bu durum kullanıcıların daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Ancak, bu dezavantajları dengelemek için rejeneratif frenleme sistemi gibi ek yardımcı sistemler aracın hareket enerjisini geri kazanarak elektrik enerjisine dönüştürüyor ve daha etkili bir şekilde fren yapılmasını sağlıyor” diyor.</p>

<p>Mobilite alışkanlıklarının elektrikli araca dönüşüm hızına yetişemediği yorumunda bulunan Motor Aşin CEO’su <strong>Saim Aşçı</strong>, “Hepimiz benzinli veya dizel araçlar kullanırken son birkaç yılda hızla hayatımıza elektrikli araç gibi bir gerçek girdi. Basit bir örnekle çoğu elektrikli araç sessizliğiyle övünüyor. Yaya koruması için yapay sesler üretilse bile şehir içinde yayalar olarak nasıl bir refleks vereceğimizi halen bilmiyoruz” dedi.<img align="right" alt="Saim Asci2" height="600" src="https://sigortamnewscom.teimg.com/sigortamnews-com/uploads/2024/03/saim-asci2.png" width="400" /></p>

<p><strong>100 BEYGİRLİK BENZİNLİDEN 200 BEYGİRLİK ELEKTRİKLİYE GEÇİŞ PROBLEM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha lineer ve etkin hızlanmaya sahip elektrikli araçların kullanım alışkanlığı gerektirdiğinin altını çizen <strong>Aşçı</strong> devam etti: “100 beygirlik benzinli aracını satıp yerine 200 beygirlik elektrikli araç alan sürücü, sahip olduğu aracın sorumluluğunun bilincinde olmalı. Elektrikli araçlardaki hemen hemen her kazanın yüksek hız-ani hızlanmalar sebebiyle olduğu söyleniyor. Gerekirse bu araçları satan markalar, sürücüleri bilinçlendirecek kısa bir eğitime tabii tutmalı.”</p>

<h2><strong>ELEKTRİKLİ ARAÇLAR KAZA ESNASINDA DAHA ÇOK HASAR BIRAKIYOR</strong></h2>

<p>Batarya sebebiyle elektrikli araçların konvansiyonel araçlardan ortalama 250-300 kilogram daha ağır olduğu ortaya çıkıyor. Elektrikli araçlarda yangın riski benzinli araçlara kıyasla daha düşük olsa da olası bir kaza anında benzinli araçlardaki kadar su tüketimi yeterli olmuyor ve batarya tutuşursa söndürmek için 10 kat daha fazla suya ihtiyaç gerekebiliyor. &nbsp;Yangın anında lityum-iyon bataryalar özel yağlar, solüsyonlar, battaniyelerle etkili bir biçimde söndürülebiliyor.</p>

<p>Öte yandan<strong> </strong>yüksek ağırlık, kaza esnasında karşı taraftaki araçlara ve nesnelere daha yüksek hasar bırakma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Aynı şekilde kazaya karışan elektrikli aracın kendisi de daha yüksek hasarla baş etmek durumunda kalıyor. Hasar sonrasında batarya ve elektrikli motorun onarımının mümkün olmaması ise yüksek onarım maliyetlerini ve dolayısıyla yüksek kasko sigortası primlerini ortaya çıkarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/elektrikliler-yeni-riskleri-de-beraberinde-getirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/03/saim-asci1.png" type="image/jpeg" length="69559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektriklide hasar tespiti ve onarım için mahir el şart]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/elektriklide-hasar-tespiti-ve-onarim-icin-mahir-el-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/elektriklide-hasar-tespiti-ve-onarim-icin-mahir-el-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜSED, elektrikli araçlarda ortaya çıkan hasarların tespiti ve onarım süreçleriyle ilgili faydalı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizin en köklü sivil toplum kuruluşlarından <a href="http://www.eksperlerdernegi.com/" rel="nofollow">Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği</a> (TÜSED), elektrikli araçlarda ortaya çıkan hasarların tespiti ve hasar sonrası onarım süreçleriyle ilgili faydalı açıklamalarda bulundu. Akaryakıt ile çalışan motora sahip araçlarla karşılaştırıldığında elektrikli araçlarda hasar sonrası ortaya çıkacak risklerin yüksek olduğunu belirten TÜSED Yönetim Kurulu, hasar tespiti ve onarım süreçlerinde doğru ekipman kullanımı ve eğitimin önemine dikkat çekti. &nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Türkiye otomobil pazarındaki payı her geçen gün artan elektrikli araçların hasar sonrası süreçleriyle ilgili kapsamlı bilgiler veren TÜSED, özellikle yüksek voltaja ve bataryada ortaya çıkabilecek kimyasal tepkimelere karşı alınması gereken önlemlerle ilgili detaylı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Her aracın acil durum müdahale talimatlarının farklı olabileceğine dikkat çeken <strong>TÜSED Yönetim Kurulu’ndan </strong>yapılan açıklama şöyle<strong>:</strong></p>

<p>“İlk ve en önemli husus yüksek voltaj sisteminin kesilmiş olmasıdır. Yüksek voltaj kesilmiş olsa dahi aracın sistemleri üzerindeki elektrik yükü aracın modeli ve teknolojisine göre 30 dakikaya kadar bir deşarj bekleme süresi gerektirebiliyor. Her ne kadar tümüyle çok yeni bir teknoloji olsa da ilk üretilen elektrikli araçlarda risk daha yüksek olabiliyor.&nbsp; İkinci önemli husus ise bataryaların hasar alıp almadığıdır. Batarya kontrol edilerek kimyasal bir tepkimeye girip girmediğinin tespit edilmesi, batarya ısısının düzenli aralıklar ile kontrol edilmesi gerekiyor.”</p>

<p>“Genelde titanyum malzemeden üretilen batarya dış gövdeleri deformasyona uğramasa da iç yapısında bir bozulma sonucunda kimyasal olarak tepkime başlamış olma riski var. Bu risk 15 güne kadar devam edebiliyor. Özellikle li-ion bataryaların iç yapılarına su teması halinde kimyasal tepkime ile polimer iyonların hava ile buluşması zehirli gazların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Bu durum zehirlenmelere, cilt yanıklarına ve özellikle gözlere ciddi zararlar verebilecek potansiyele sahiptir.”</p>

<p>“Ayrıca aracın uzaktan kumanda sistemi ve mevcut ise uygulama ile bağlı olabileceği mobil telefon ve tabletler ile ilişiğinin kesilmiş olması da dikkat edilmesi gereken hususlardan biri. Bu kontrolün yapılmamış olması halinde herhangi sistemin bir anda aktif olabilme riski var.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ORTA VE BÜYÜK ÖLÇEKLİ HASARLARDA EKSPERTİZ VE ONARIM SÜRECİNE DİKKAT</strong></h2>

<p>Hasar tespit aşamasının basit hasarlarda, akaryakıt ile çalışan motora sahip diğer araçlardan çok da farklı olmadığını belirten TÜSED, orta ve büyük ölçekli hasarlarda sürecin farklılaştığını ifade ediyor.</p>

<p>“Öncelikle hasarlı aracın elektrikli araç hasarlarına müdahale edebilecek gerekli yetkinlik ve şartlara uygun tamirhanelerde bulunması çok önemli. Diğer araçlardan farklı olarak söz konusu fiziksel şartları sağlamış ve gerekli yetkinliklere sahip yetkili servisler bu araçlar üzerinde çalışırken ayrı bir alanda işlem yapıp etrafını bantla çevirerek işlem yapıyorlar. Büyük ve mekanik hasarların tespitinde özel silikon eldivenler kullanmak, maske ve koruyucu gözlük takmak, tedbiri elden bırakmamak, yüksek gerilimden dolayı temas edilebilecek nokta ve kablolara (özellikle turuncu kablolara ve soketlere-turuncu renk yüksek voltajı gösteren evrensel bir renktir) çok dikkat etmek gerekli. Yine ortamın havalandırma yeterliliği dikkat edilmesi gereken diğer bir husus.”</p>

<h2><strong>ONARIM SÜREÇLERİNDE EĞİTİMSİZ TEKNİSYEN ARACA VEYA KENDİSİNE ZARAR VEREBİLİYOR </strong></h2>

<p>“Yine bu araçları normal araçlardan ayıran bir diğer özellik ise ağırlıklarının fazla olması ile ivmelenmelerinin de güçlü olması sebepleri ile kaza halinde ivme etkisi ile araçlarda daha fazla hasar meydana gelebiliyor. Onarım teknikleri ise henüz sınırlı. Alternatif onarım teknikleri yok denecek kadar az. Batarya başta olmak üzere bazı parçaların onarımları mümkün değil” şeklinde açıklamalarına devam eden dernek, servislerin elektrikli araçlarla ilgili yetkinliğine ilişkin de önemli satır başlarını paylaştı:</p>

<p>“Ülkemizde satılan birçok elektrikli aracın yetkili servisi bulunmakta. Ancak maalesef tüketici tercihine ve diğer faktörlere bağlı olarak (onarım maliyeti) özel servislerinde bu araçları onardığına şahit olmaktayız. Henüz az sayıda özel onarım servisi bu konuda çeşitli eğitimler alarak yetkinlik seviyesini geliştirmiş durumda. Yasal olarak elektrikli araç teknisyenlerinin almak zorunda olduğu eğitimler var, bunlar sorgulanmalı. Yedek parça temin ve tedarik süreci uzun sürebilmekte, henüz bu araçlarda yeterince uzmanlaşma olmadığı için, hasar ve arıza tespitleri daha uzun, eğitimli teknisyen sayısı ise az. Basit bir karoser onarımda dahi bilgisiz bir teknisyen aracın komple elektronik sistemine zarar verebilir. Bu tarz yaşadığımız örnekler mevcuttur.”</p>

<p>“Ayrıca araçların bir yerden bir yere taşınması gerektiğinde de bu onarım aşaması olsun, kaza sonrası olsun mutlak suret yerden bağlantısının kesilmesi gerekmektedir. Özellikle de rejeneratif frenleme sistemine sahip araçlarda bu durum önem arz ediyor. Ayrıca onarım sonrası araçların yeniden aktif hale getirilmesi için birtakım prosedürler ve sistemlerin sırası ile yeniden devreye alınması süreçlerinde yeni sorunlar ortaya çıkabiliyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/elektriklide-hasar-tespiti-ve-onarim-icin-mahir-el-sart</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Feb 2024 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/02/eletrikli-sarz.png" type="image/jpeg" length="84454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IP hırsızlığı hakkında bilmeniz gereken her şey]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital güvenlik şirketi ESET, IP adresinin neden kaydedilmeye çalışıldığını irdeleyerek kötü niyetli aktörlerin neler yapabileceğini inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnternet Protokol adresi (kısaca IP adresi) bir kişinin kimlik kartına çok benzer bir işlev görür; ağdaki bir bilgisayarı tanımlayan benzersiz bir karakter dizisidir. Her IP benzersizdir ve bilgisayarın genel konumu gibi bazı ilginç bilgileri temsil eder. IP nedir? sorusunun cevabı kısaca bu şekilde verilebilir.</p>

<p>Dijital güvenlik şirketi <a href="https://www.eset.com/tr/" rel="nofollow">ESET</a> bir bilgisayarın çevrimiçi kimliği olan IP adresinin neden kaydedilmeye çalışıldığını irdeleyerek kötü niyetli aktörlerin neler yapabileceğini inceledi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>IP hırsızlığı genellikle tıklandığında IP adresinizi kaydeden ve saklayan bir bağlantıdır. Birileri IP'yi web üzerinde izlemek için başka bir araç kullanabilir ve ağdaki çeşitli web sayfalarıyla etkileşimlerini not edebilir. Bir IP'nin sağlayabileceği bilgi miktarı oldukça düşük olmasına rağmen, yine de tanımlanabilir bir veri parçasıdır ve eğer biri bunu yapmak için zaman ve kaynak ayırırsa, yasadışı amaçlar için kullanılabilir. Size rastgele bağlantılar gönderen masum kullanıcılar gibi görünse bile çevrimiçi tehditlere karşı dikkatli olarak saldırganlardan bir adım önde olabilirsiniz.</p>

<h2><strong>IP ADRESİNİ KİMLER NEDEN KAYDETMEK İSTER</strong></h2>

<p>IP adresinin kaydedilmek istenmesinin birkaç nedeni vardır. Bazı çevrimiçi mağazalar misafirlerini reklamlarla hedeflemeyi daha kolay bulabilir. IP genel bir konum verdiğinden, mağazalar reklamları daha kişisel olacak şekilde özelleştirebilir. Bu aynı zamanda sosyal medya web siteleri tarafından, bağlı bir bağlantıya tıkladığınızda ilgi alanlarınızı kaydetmek için de yapılır. Kullanıcılardan bağlantıları olağandışı göründüğünde yeniden kimlik doğrulaması yapmalarını isteyerek dolandırıcılığı önlemeye de yardımcı olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir çevrimiçi mağaza veya web sitesi IP adresinizi belirleyebildiği gibi, kötü niyetli aktörler de IP adresinizi ele geçirebilir. Elde edeceği diğer bilgiler ile birlikte farklı amaçlar için IP adresinizi kullanabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Hedefleme ve izleme </strong>&nbsp;IP adresi, diğer bilgilerle birleştiğinde, bir kişinin veya şirketin kötü niyetli nedenlerle hedeflenmesini kolaylaştırabilir çünkü IP, kişinin yaklaşık coğrafi konumunu ele verir. Ayrıca diyelim ki güvenliği ihlal edilmiş halka açık bir Wi-Fi'ye bağlandıysa, bir dolandırıcı kullanıcının çevrimiçi etkinliğini bununla izleyebilir.</p>

<p><strong>DDOS saldırıları </strong>&nbsp;Kötü niyetli bir aktör, bir bireyin ya da şirketin IP adresini ele geçirerek, bu adresi sahibinin internet bağlantısını çökertmek için kullanabilir.</p>

<p><strong>Sosyal mühendislik </strong>-Zeki bir dolandırıcı, IP'yi bir bireyden veya hatta bir şirketten daha fazla bilgi edinme aracı olarak kullanabilir. Bunu muhtemelen başka bir oltalama yöntemi takip edecek veya eşlik edecek ve potansiyel olarak daha büyük bir siber saldırıya dönüşecektir.</p>

<p><strong>IP'nin kötüye kullanımı </strong>&nbsp;Akıllı bir suçlu, bağlantınızı taklit ederek ve izniniz olmadan yasadışı faaliyetlerde bulunarak IP adresinizi kötüye kullanabilir. Özünde, dolandırıcı IP'nizi bir VPN gibi kullanmış ve kendi bağlantısını sizinkiyle maskelemiş gibi olur.</p>

<h2><strong>IP HIRSIZLIĞINA KARŞI NASIL KORUNULUR?</strong></h2>

<p>Kullanıcıların &nbsp;kendilerini korumasının birçok yolu var ancak temel olarak dikkat edilmesi gereken üç temel konu şu şekilde özetlenebilir;</p>

<p><strong>İnternette rastgele bağlantılara asla tıklamayın.</strong> Bunun sık sık tekrarlanması gerekir ve tıkladığınız bağlantı her zaman bir IP yakalayıcı değil kötü amaçlı bir bağlantının başka bir biçimi de olabilir ve bu da kötü amaçlı yazılım bulaşmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>VPN kullanın.</strong> Muhtemelen kendinizi korumanın en iyi yolu, trafiğinizi diğer düğümler üzerinden yönlendirerek kendi adresinizi maskeleyen, IP'nizi ve konumunuzu gizleyen premium bir VPN hizmeti kullanmaktır. Ücretsiz VPN hizmetlerinden uzak durmanızı öneriyoruz çünkü bu hizmetler kötü amaçlı yazılım içerme, zayıf güvenlik koruması nedeniyle bir güvenlik tehlikesine yol açma veya kişinin verilerinin kaydedilip üçüncü taraf reklamcılara satarak kişinin gizliliğine zarar verme olasılığı nedeniyle risklidir.</p>

<p><strong>Güvenlik duvarınızı güvence altına alın.</strong> Yönlendiriciniz ve diğer cihazlarınız için güçlü parolalar belirleyin ayrıca internet ile aranızda koruyucu bir bariyer oluşturmak için güvenlik duvarı korumanızı geliştirebilecek çözümler kullanın.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/02/ip-hirsizligi.png" type="image/jpeg" length="45138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY, her yıl hazırladığı 'Teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat' araştırmasının en güncel versiyonunu yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi <a href="https://www.ey.com/tr_tr" rel="nofollow">EY’ın (Ernst &amp; Young)</a> <strong>‘Teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat</strong>’ araştırmasının 2024 versiyonu, teknoloji şirketlerinin faydalanabileceği en önemli fırsat alanlarına vurgu yapıyor. EY araştırmasına göre satışları olumsuz etkileyen ekonomik dalgalanmalar, çeşitli pazarlara, teknolojilere, ham maddelere erişimi tehdit eden jeopolitik gelişmeler ve ticari anlaşmazlıklar gibi risklere rağmen, teknoloji şirketlerinin büyümeye devam etmesi için odaklanması gereken en önemli 10 fırsat alanı şöyle sıralanıyor;</p>

<p><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>GenAI, oyunun kurallarını değiştiren bir teknoloji olarak benimsenmeli </strong></p>

<p>Üretken yapay zekâ (GenAI), yeni bir dijital dönüşüm çağını başlattı. GenAI ortaya çıkmadan önce tasarlanan ve uygulanan dijital dönüşüm çabaları hızla geçerliliğini yitiriyor. Bu noktada dijital dönüşümde geride kalan teknoloji şirketleri, yapay zekâyı stratejilerinin merkezine yerleştirerek rakiplerinin önüne geçebilir. Yapay zekâ; yalnızca dönüşüm yolculuklarının hızlandırılmasına değil, aynı zamanda hızla gelişen teknoloji ve iş modelleri ile operasyonların yeniden şekillendirilmesine de olanak tanıyacak. Dijital dönüşüm yolculuklarında zaten oldukça yol kat eden şirketlerin ise yapay zekânın merkezi bir rol üstlenmesini sağlamak için dijital stratejilerini yeniden değerlendirerek yönlendirmeleri gerekecek. Bu risk ve fırsat dengesiyle karşı karşıya kalan teknoloji şirketlerinin, özel bir yapay zekâ kontrol merkezi kurması, dijital dönüşümde liderliğini korumak veya elde etmek için önemli olacak. GenAI'ı teknoloji dönüşümlerine entegre eden şirketler, sürdürülebilir değer yaratmak için de daha iyi bir konuma sahip olacak.</p>

<p><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>GenAI’ın kullanım alanları için fırsatları belirleyerek hedefleme yapılmalı</strong></p>

<p>GenAI etkili bir şekilde uygulandığında, şirketlerin hem ürün ve hizmetlerini geliştirmelerine hem de operasyonlarını daha verimli bir şekilde yürütmelerine yardımcı oluyor. Ancak tüm potansiyel kullanım alanları için GenAI'dan yararlanmak cazip gelse de GenAI araçları, yüksek maliyet ve kaynak gibi bazı zorlukları da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle, şirketler özellikle katma değerli kullanım alanlarını ve dönüşüm fırsatlarını göz önünde bulundurarak kaynaklarını nereye yönlendireceklerini dikkatlice belirlemeli. Bu teknolojiden yararlanmak için potansiyel fırsatlardan oluşan bir portföy geliştirmek, başlangıç için iyi bir yol olabilir. GenAI yatırımlarını başlatmak veya artırmak isteyen teknoloji şirketleri, kârlı büyümeyi destekleyebilecek ön büro (front office) kullanım senaryosunu hedefleyebilir. Örneğin, yazılım kodlamada GenAI'dan yararlanmak ve doğrudan kârlılığa giden bir hatla içerik üretimini hızlandırmak için insan-makine arayüzleri kullanılabilir. Bununla birlikte, arka büro (back office) kullanım örnekleri de verimliliğin artırılmasına ve maliyetlerin azaltılmasına da yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Uç bilgi işlem (edge) sistemine ve yeni dijital altyapı biçimlerine yatırım yapın </strong></p>

<p>Yeni nesil teknolojiler geliştikçe, kuruluşların robotik cihazlar, akıllı ev sensörleri ve sürücüsüz araçlar gibi kaynaklardan gelen ve sürekli artan büyük miktardaki verileri işlemesi gerekiyor. Yapay zekânın hızla ilerlemesi, uç bilgi işlem (edge) alanında ultra hızlı işlem gerektiren kullanım senaryolarının çoğalması ve düzenlemelerdeki sürekli değişimler göz önünde bulundurulduğunda, teknoloji şirketleri 2024 yılında operasyonlarını ve deneyimlerini iyileştirmek için dijital altyapı yatırımlarını optimize etmeli. Uç bilgi işlem sistemi hız ve ölçek kazandıkça, yeni nesil dijital altyapıyı etkinleştirme ve giderek sıkılaşan sermaye kısıtlamaları içinde kalma gibi birbiriyle rekabet eden hedefleri dengelemeyi başaran şirketler, kazanan konumda olmaya devam edecek.</p>

<p><strong>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Gelişmekte olan pazarlarda ek tedarik zinciri hatları oluşturulmalı</strong></p>

<p>Jeopolitik olaylar ve tedarik zincirindeki aksamalar, şirketlerin yönetim kurullarının gündemindeki öne çıkan üç riskten ikisi olarak belirleniyor. Küresel alanda hizmet veren şirketler için ikincil bir tedarik zinciri hattı oluşturmak, gelecekteki olası ticari aksaklık risklerini azaltmanın etkin bir yolu olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Yapay zekâ yol haritası etrafında kurumsal yatırım stratejisi şekillendirilmeli</strong></p>

<p>Yapay zekâ (AI) ve büyük dil modellerinin (LLM) kullanımı hızla artıyor, ancak buna ayak uydurmak kolay olmayabilir. &nbsp;Çünkü donanım talebinin arzı geride bırakması yüksek fiyatlara ve sınırlı bulunabilirliğe yol açıyor. Dahası, bu hizmetlerin özelleştirilmesi ve uygulanması beceri ve yetenek gerektiriyor. Geçmiş deneyimlerden yola çıkarak, satın alma işlemlerinin ve anlaşmaların bu alandaki gelişimi hızlandırabileceğini söyleyebiliriz. Öte yandan, sektördeki anlaşmaların daha titiz bir incelemeye tabi tutulmasına ek olarak, jeopolitik gerilimler ve uluslararası ticaret anlaşmazlıkları, özellikle yapay zekâ alanında anlaşmaların yapılmasına engel teşkil ediyor. Bu nedenle, bu alanda büyümenin en uygun yolu küçük ve orta ölçekli satın almalar, kurumsal yatırımlar ve ortaklıklardan geçiyor. Satın almalar, bugün mümkün görünmeyen gelecekteki uygulamalar için farklı yol haritaları geliştirebilecek. Ortaklıklar ise yeni fırsatları takip etmek için gereken veri setlerine, hizmetlere ve pazarlara anında erişim sağlayabilecek.</p>

<p><strong>6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Platform iş modellerinden yararlanılmalı</strong></p>

<p>Teknoloji sektörü bir dönüşüm ve yeniden şekillenme döneminden geçiyor. Platform iş modelleri, teknoloji sektöründe standart çalışma prosedürü haline geldi ve GenAI devriminin de merkezinde yer alıyor. Bu süreçte, veri stratejileri de dahil olmak üzere platform iş modellerinin uygulanmasını veya geliştirilmesini hızlandırmak için hedef odaklı bir yaklaşım benimseyen şirketler değer elde edecek. Yapay zekâ; sektörde yeni fırsatları tetikledikçe, şirketler pazar payı için rekabet ederken, sağlam ve çeşitlendirilmiş bir platform kurma becerisi kazananları farklılaştıran temel bir özellik olacak.</p>

<p><strong>7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Küresel asgari vergi reformuna hazırlanılmalı ve proaktif olunmalı</strong></p>

<p>Küresel vergi sisteminin 2024 yılında eskisinden karmaşık süreçlere girmesiyle, bunun etkileri teknoloji şirketleri için de vergi departmanlarını aşan bir konu haline gelmeye başladı. Bugün vergi yüklerini optimize etmek için proaktif düşünen, kapsamlı ve bütünsel bir şekilde hareket eden şirketler, daha yavaş yanıt veren rakiplerine göre avantajlı bir başlangıç yapacak. 2024'ten itibaren %15 oranlı Küresel Asgari Kurumlar Vergisi uygulamasına geçilmeye başlanmasıyla birlikte büyük ölçekli teknoloji şirketleri, küresel tedarik zincirlerini yapılandırma ve faaliyet gösterdikleri ülkelerde operasyonlarını %15 vergi oranını karşılayacak şekilde düzenleme fırsatına sahip, bu da şirketlerin sermayesinin daha esnek olmasına katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Çevresel çalışmalarda veri merkezlerinin</strong><strong> enerji verimliliğine öncelik verilmeli</strong></p>

<p>Net sıfıra giden yol uzun ve zorlu, ancak bu yolculuğu tamamlamak teknoloji sektörü için büyük önem taşıyor. Birçok teknoloji şirketi karbon hedefini taahhüt etmiş durumda. Ancak bütçelerin kısıtlı olduğu bir ortamda şirketlerin nereden başlayıp hangi konulara öncelik vereceğini düşünmesi önemli. Teknoloji şirketlerinin bu yıl özellikle veri merkeziyle ilişkili olarak enerji verimliliğini artırmaya odaklanması gerekiyor. Veri merkezleri giderek artan miktarda elektrik tüketiyor.&nbsp;2027 yılına gelindiğinde yapay zekâ, Hollanda büyüklüğünde bir ülke kadar elektrik tüketebilir.&nbsp;Teknoloji şirketlerinin, veri merkezlerini daha enerji verimli hale getirmesi, gelecekte yaşanabilecek enerji krizlerinin etkisini azaltacak ve kısa vadede dijital hizmetlerin üretim maliyetlerini düşürecektir.&nbsp;</p>

<p><strong>9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Gelişmiş risk araçlarına yatırım yapılmalı</strong></p>

<p>Pandemi süreci, yıkıcı olayların başka olayları tetikleyerek hem riskler hem de bazı fırsatlar yarattığını gösterdi. Bu tarz risklere hazırlıklı olup uygun şekilde yanıt vermenin şirketler için fark yaratabileceğini söyleyebiliriz. Bu nedenle teknoloji şirketleri de; ticari yaptırımlar, jeopolitik gerilimler, vergilendirme ve yasal değişiklikler, iklim olayları ve tedarik zinciri krizi gibi risk kategorilerine ilişkin durumlarını yeniden değerlendirmeli; maliyetler, riskler, esneklik ve çeviklik arasındaki karmaşık dengeleri de nasıl yönettiklerini tekrar gözden geçirmelidir. Bugün gelişmiş risk araçlarına yatırım yapan şirketler, bir sonraki risk ile karşı karşıya kaldıklarında, bunun etkilerini minimize etme fırsatına sahip olacaklar.</p>

<p><strong>10.&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Siber riskleri azaltmak için ileri teknolojilerden faydalanılmalı</strong></p>

<p>GenAI ve kuantum teknolojileri gibi gelişmekte olan teknolojiler işletmelere birçok fayda sunarken, aynı zamanda siber tehditlerin doğasını kökten değiştiriyor ve oluşturdukları riskleri de artırıyor. Teknoloji şirketlerinin veri açısından zengin ancak karmaşık bir teknik sisteme sahip olma eğilimi, onları siber tehditlere özellikle açık hale getiriyor. Bu alana yatırım yapan teknoloji şirketleri, siber tehditleri daha iyi yönetmeyi başarıyor. Günümüzde teknoloji şirketleri, iş süreçlerini netleştirmek, operasyonlarını daha iyi anlamak, verilerini ve sistemlerini doğru bir şekilde sınıflandırıp etiketlemek için GenAI teknolojisinden faydalanabilir. Ayrıca siber risk faktörleri, GenAI aracılığıyla otomatik bir şekilde ele alınarak siber riskler daha hızlı, daha kapsamlı ve daha düşük maliyetle azaltılabilir.</p>

<p>EY Türkiye Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı<strong> Emre Beşli</strong>, ilgili araştırmaya yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“EY olarak, teknoloji sektöründe yaptığımız araştırmalar sonucunda belirlediğimiz fırsat alanları hem bu sektördeki şirketlerin hem de alt sektörlerin 2024 yılında ve ilerisinde başarılı olmaları için önemli bakış açıları sunuyor. Fırsatlar içerisinde GenAI’ın birkaç farklı persektifle öne çıkması, beklentilerin oldukça yüksek olduğu bu dönem için sürpriz değil. Bununla birlikte, tedarik zinciri yedekliliği, enerji verimliliği ile etkin siber güvenlik ve risk yönetimi gibi şirketlerin uzun süredir gündeminde olan fırsat konularının da geçerliliğini koruduğunu gözlemliyoruz. Vergi mevzuatındaki değişiklikler ve diğer regülatif konular da fırsatları şekillendiren diğer kritik faktörler arasında yer almaya devam ediyor.”</p>

<p>İlgili raporun tamamına <a href="https://www.ey.com/tr_tr/tmt" rel="nofollow">EY web</a> sitesi üzerinden ulaşılabilir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2024 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/02/teknoloji-sirketleri.png" type="image/jpeg" length="68456"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üretken yapay zekâ uygulamalarına dikkat çekildi]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/uretken-yapay-zeka-uygulamalarina-dikkat-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/uretken-yapay-zeka-uygulamalarina-dikkat-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY (Ernst & Young) Türkiye tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Health Talks toplantısının bu yıl sekizincisi için bir araya gelindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık şirketi <a href="https://www.ey.com/tr_tr" rel="nofollow">EY (Ernst &amp; Young)</a> Türkiye tarafından sekizinci kez düzenlenen Health Talks toplantısı, sağlık ve yaşam bilimleri sektörünün liderlerini bir kez daha bir araya getirdi. Toplantıda, 2023 yılında sektörü etkileyen faktörler ele alınırken, 2024 yılıyla ilgili öngörüler paylaşıldı.</p>

<p><strong>EY (Ernst &amp; Young) Türkiye tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Health Talks toplantısının bu yıl sekizincisi için bir araya gelindi. Toplantıya, </strong>EY Amerika Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektörü Lideri<strong> Dr. Arda Ural </strong>ile<strong> </strong>EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri<strong> T. Ufuk Eren </strong>başta olmak üzere, <strong>yerel ve uluslararası sağlık hizmeti, ilaç ve medikal teknoloji şirketlerinden üst düzey yöneticiler katıldı.&nbsp;</strong>Toplantıda sektörün makro ve mikro olarak değerlendirilmesinin yanı sıra, birleşme ve satın alma işlemleriyle ilgili veriler ve yapay zekânın sektöre etkisi gibi başlıklar ele alındı.</p>

<p>Sağlık ve yaşam bilimleri sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmeleri ve 2024 yılına ilişkin öngörüleri paylaşan EY Amerika Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektörü Lideri<strong> Dr. Arda Ural </strong>şunları söyledi:</p>

<p>“İlaç endüstrisinin küresel çaptaki büyüklüğü şu anda yaklaşık 1 trilyon dolar değerindeyken, Amerika bu rakamın 400 milyar dolarlık kısmını oluşturuyor. Sektördeki birleşme ve satın alma rakamları 2012 yılından 2019 yılına kadar istikrarlı bir yükseliş gösterdi. Ardından pandeminin de etkisiyle yeni kaynak akışı sebebiyle hareketlenen sektörde 2019 yılından 2021’e kadar da çok fazla işlem gerçekleşti. Ancak, geçtiğimiz yıl itibarıyla pandeminin yarattığı yapay etkinin azalmasıyla birlikte şirket alım satım işlemlerinde düşüş söz konusu oldu. 2024 yılı ise daha iyimser şekilde başladı ve EY Firepower 2024 raporumuza göre bu olumlu ortamın devam edeceğini öngörüyoruz.”</p>

<p>“Her sektörde olduğu gibi ilaç ve biyoteknoloji sektöründe de sürdürülebilir büyüme sağlamaya ihtiyaç var ve bu da yeni teknolojilerin, daha çok ufak girişimci firmaların atılımlarıyla mümkün görünüyor. Buna ek olarak, yapay zekâ operasyonel süreçlerde zaman ve emek tasarrufu sağlayarak üretkenliği artırıyor. Sektörde yapay zekânın, en fazla ilaç geliştirme aşamasında kullanım alanı bulmakla beraber başka uygulama alanlarında da önü açık görünüyor. Firmalar, yapay zekâ sayesinde iş geliştirme ve üretim süreçlerinde yüzde60-70 oranında verim sağlama imkanına sahip olabilir.”</p>

<p>EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri<strong> T. Ufuk Eren </strong>ise şunları ekledi:</p>

<p>“Sağlık sektöründe yapay zekâ hayat kurtarıyor ve daha fazla hayat kurtarması için de büyük potansiyele sahip. 2023’te yapılan bir araştırmaya göre, Avrupa’da tıbbi hataların yüzde 30'u iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor ve bu da hayati tehlikelere yol açan sonuçlar doğurabiliyor. Yapay zekâ, sağlık hizmetlerini iyileştirmek için doğru zamanda ve doğru bağlamda bilgi sağlayarak bu hataları önleyebilir ve hasta sonuçlarını iyileştirerek hayat kurtarabilir.</p>

<p>“Buna ek olarak, yapay zekâ sağlık profesyonellerinin daha fazla bakım hizmeti sağlamasına olanak tanıyabilir. Örneğin, sağlık sağlayıcıları notları yazmak yerine hastalarla daha fazla zaman geçirerek mesleklerini daha verimli uygulayabilir. Ayrıca, sağlık ve sosyal bakım aktivitelerinin yüzde 36’sının yapay zekâ ile otomatize edilebileceği tahmin ediliyor. Bu üretkenlik artışı, 2030 yılında OECD ülkelerinde 3.5 milyon olarak öngörülen sağlık profesyoneli açığını ciddi şekilde azaltabilir. Yapay zekâ; yapılan işin, sağlık personeli ve hastalar arasındaki etkileşimin ve sağlık çıktılarının kalitesini artırabilir.”</p>

<p>“Bunların yanı sıra, yapay zekâ dijital sağlık altyapısını siber tehditlerden korumaya yardımcı olabilir. Sağlık sistemlerine artan bir şekilde siber saldırılar gerçekleşiyor ve bu saldırıların finansal kaybı 2025 yılı için 10,5 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Yapay zekâ, bu tehditleri önden tespit edebilir ve sağlık sistemi altyapısındaki ihlallerle ilgilenmede şirketlere yardımcı olabilir. Ayrıca yapay zekâ yardımıyla, sağlık sektörü şu anda karar verme sürecinde kullanılmayan sağlık veri varlıklarının yüzde 97'sini değer elde etmek için kullanabilir hale getirebilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EY Türkiye tarafından sağlık ve yaşam bilimleri sektörüne özel gerçekleştirilen Health Talks toplantısının çıktılarını detaylıca içeren raporun Şubat ayı içinde yayımlanması planlanıyor. İlgili rapora <a href="https://www.ey.com/tr_tr/health" rel="nofollow">EY web sitesi</a> üzerinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/uretken-yapay-zeka-uygulamalarina-dikkat-cekildi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/02/e-t-t-u-r-k-i-y-e.png" type="image/jpeg" length="99464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Veri ihlalleri otomotivde dengeleri alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/veri-ihlalleri-otomotivde-dengeleri-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/veri-ihlalleri-otomotivde-dengeleri-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomobiller, yüksek teknolojili işletim sistemleri ve yazılımlarla “akıllı cihaza” dönüşürken, yeni tehditleri ve fırsatları da beraberinde getirmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>100 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip otomobiller, nitelikli verileri işleyecek yüksek teknolojiye sahip işletim sistemleri ve yazılımlarla “akıllı cihaza” dönüşürken, yeni tehditleri ve fırsatları da beraberinde getirmeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parmak izi veya yüz tanımadan trafik levhası-şerit veya asfalt yapısını tanımaya, sürüş güzergahlarını öğrenerek daha tutarlı sürüş sunmaya değin birçok yeniliğe sahne olan yeni nesil otomobillerle ilgili olarak konuşan<a href="https://www.motorasin.com/" rel="nofollow"> Motor Aşin</a> CEO’su <b>Saim Aşçı</b> “Sürücünün ve otomobilin verileri artık yeni otomobillerde teknolojilerin gelişimi için çok kıymetli hale geldi. Ancak acil durum için paylaşılan konum bilgisinden parmak izine kadar birçok verinin paylaşımı, halen Avrupa dahil birçok bölgede hukuki bir zemine oturmuş değil ve bunun haklı sebepleri var” yorumunu yaptı.</p>

<p><img alt="" src="https://sigortamnewscom.teimg.com/sigortamnews-com/uploads/2024/01/saim-asci-motor-asin.png" style="float: right; width: 400px; height: 642px;" /><b>Aşçı</b>, “Örneğin büyük afetler veya savaş durumlarında araç üreticilerinin uzaktan erişimle araçları tamamen kullanım dışı bırakması imkânsız görünmesin. Koltuk ısıtma gibi basit donanımların abonelik yöntemiyle uzaktan erişimle açılıp kapatılması bile bu riskler hakkında ipucu veriyor. En küçük veri ihlali otomotivde tüm dengeleri alt üst edebilir. Ne var ki E-mobility'nin temel unsurları olan Connectivity, Otonom Sürüş, Electric (Elektrikle Çalışma) ve Share (Paylaşım) dijitalleşme ile önem kazanmıştır. Bu unsurların başarıyla uygulanabilmesi ve kullanıcı deneyimini artırabilmesi için özel verilerin toplanması kaçınılmaz.” Diye konuştu.</p>

<p>Ülkemiz otomotiv endüstrisinde 50 yılı aşkın süredir var olan Motor Aşin, yeni nesil otomobillerin getirdiği avantajları ve tehditleri gözler önüne serdi. Güvenlik ve kullanım konforu anlamında çok gelişmiş özelliklere sahip olan yeni otomobiller, hayatı kolaylaştırsa da bazı riskleri beraberinde getiriyor.</p>

<h2><b>Mobilitede gelişime sekte vuran temel unsur hukuki süreçler</b></h2>

<p>Dev üreticilerin önemli yatırımlarını ertelemesindeki temel unsurun hukuki süreçler olduğunu aktaran <b>Aşçı, </b>“Birçok üretici tam otonom sürüşten veri işleyen gelişmiş farklı teknolojilere değin yatırımlarını belirsizlikler nedeniyle erteliyor. Bu bir anlamda sürücülerin yeni teknolojilerden mahrum kalması anlamına gelirken, diğer taraftan karmaşık bir sürecin yönetimi hakkında soru işaretleri bulunuyor. Örneğin tam otonom bir araç bir kazaya karıştığında suçlu sürücü mü, otomobil mi, yazılım şirketi mi, yerel yönetim mi olacak? Büyük bir belirsizlik. Yine paylaştığınız parmak izleri, sürüş verileri ne amaçla kullanılacak? Bir savaş veya afet halinde uzaktan erişimle araçların kullanım dışı bırakılması imkânsız değil. Öyle ki abonelik sistemiyle uzaktan koltuk ısıtmayı kapatıp açacak bir network, yine uzaktan erişimle otomobilleri istediği gibi yönetebilme riskini beraberinde getiriyor. En ufak veri ihlali otomotivde dengeleri alt üst edebilir.” dedi.</p>

<h2><b>Türkiye’deki bazı araçlarda E-Call / SOS veya gelişmiş uygulamalar kullanım dışı</b></h2>

<p>Otomobillerde veri güvenliği konusunda Türkiye’nin de birkaç yıl evvel belirli adımlar attığına dikkat çeken Motor Aşin CEO’su<b> Saim Aşçı</b>, “Bazı marka ve modeller ülkemize E-Call problemleri nedeniyle ithal edilmedi. Konum bilgisi gibi kritik seviyede önem arz eden verilerin, üreticinin ülkemizde kuracağı bir merkezde depolanması isteniyor. Veri toplama ve kullanma konusunda küresel standart eksikliği ve hukuki belirsizlik ise önemli sorunlara yol açıyor. Farklı ülkelerdeki düzenlemeler nedeniyle bazı markalar, veri merkezlerini ülke dışında konumlandırıyor. Türkiye'de ise bu durum, premium markaların bazı özelliklerinin kullanılamamasına neden oluyor. Veri merkezlerinin ülke sınırlarında olması talebi, güvenlik ve kontrol açısından gerekli olabilir. Ancak bu düzenlemelerin desteklenmesi ve uluslararası uyum, küresel oyuncuların pazarda etkin olabilmesi için önemli bir faktör. Burada hem hükümetlere hem de araç markalarına önemli görevler düşüyor” ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/veri-ihlalleri-otomotivde-dengeleri-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/01/uzaktan-erisim-otomobil.png" type="image/jpeg" length="47889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araç satarken merdiven altı işletmelerin kurbanı olmayın]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/arac-satarken-merdiven-alti-isletmelerin-kurbani-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/arac-satarken-merdiven-alti-isletmelerin-kurbani-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugüne kadar 15 milyondan fazla araca ekspertiz işlemi yapan Pilot Garage, araç sahiplerini bilinçlendirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar 15 milyondan fazla araca ekspertiz işlemi yapan Pilot Garage, araç sahiplerini bilinçlendirmeye devam ediyor. Kurumsal olmayan ve gerekli standartları sağlamayan merdiven altı işletmelerin yanlış uygulamaları nedeniyle araç başına 100 bin TL’den fazla zararın ortaya çıktığını aktaran, <a href="https://pilotgarage.com/tr" rel="nofollow">Pilot Garage</a>’ın Genel Koordinatörü <strong>Cihan Emre </strong>“Son aylarda birçok işletmede satılacak aracın boya kontrolü için madeni para veya falçata kullanımını sıklıkla görmeye başladık. Şaside veya karoserde yapılan bu standart dışı işlem nedeniyle aracın boyasında yer yer 100 bin TL’den fazla zarar ortaya çıkıyor. Yine uzmanlık gerektiren fitillerin çıkarılması-hava yastığı gibi kontrollerde uygulanan yanlış yöntemler trimlerde büyük hasarlara yol açıyor. Buna benzer uygulamaların yapılacağını hissettiğiniz anda aracınızı o işletmeden direkt çekin.” dedi.</p>

<p><b>&nbsp;</b>İkinci el araç pazarında son yıllarda görülen hareketlilik nedeniyle oto ekspertiz noktalarında ciddi bir artış söz konusu olurken, büyümeyle birlikte kurumsal olmayan standart dışı işletmeler de çoğalmaya başladı. Bu tür işletmelerin çıkardığı yanlış sonuçların oluşturduğu maddi kayıplar dışında ekspertiz uygulamalarında izlenen çağdışı yöntemler de araçlara ciddi zararlar veriyor.</p>

<p><b>“Aracımı satayım derken 10 dakikada 100 bin TL zararla karşılaşmayın”</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektördeki yanlış uygulamalara karşı araç sahiplerini uyaran Pilot Garage Genel Koordinatörü<b> Cihan Emre </b>“Boya ölçüm makineleri kalitesiz olan bazı işletmeler, boya kontrolü için madeni para, falçata gibi nesneleri kullanıyor. Karoserdeki kapı, çamurluk, kaput, bagaj kapağı, tavan gibi parçalar dışında şaside yapılan bu işlemler dönüşü olmayan hasarlara yol açarak sessiz sedasız satmayı düşündüğünüz araçta 100 bin TL’den fazla hasar ortaya çıkarıyor” şeklinde konuştu.</p>

<h2><b>“Fitiller, trimler hasar görürse çıkacak fatura ağır olur”</b></h2>

<p>Boya ve hava yastığı kontrollerinin özel bir uzmanlık gerektirdiğini hatırlatan şirketin Genel Koordinatörü <strong>Emre</strong> ayrıca “Boya kontrolü esnasında aracın fitilleri hassas biçimde ayrılmazsa fitiller yırtılıyor, kopuyor. Hava yastığı kontrollerinde de trimlerin tırnakları kırılabiliyor. Özellikle lüks segmentteki araçlarda küçücük bir parça bile 20 bin TL ve tamiri mümkün değil. Kurumsal olmadığını gördüğünüz bir işletmeye aracınızı emanet etmeyin” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/arac-satarken-merdiven-alti-isletmelerin-kurbani-olmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/01/pilot-garage8.png" type="image/jpeg" length="60655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli araç beş, şarj istasyonu ise iki kat arttı]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/elektrikli-arac-bes-sarj-istasyonu-ise-iki-kat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/elektrikli-arac-bes-sarj-istasyonu-ise-iki-kat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli araçlara olan talep Türkiye genelindeki şarj ağı altyapı çalışmalarını ve şarj istasyonu yatırımlarını da hızlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrikli araçların otomobil pazarından aldığı pay her yıl katlanarak artıyor. <strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)</strong> verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de 14 bin 552&nbsp; adet elektrikli otomobil satıldı. Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından yapılan açıklamaya göre bu sayı 2023 yılında 72 bin 179 adete ulaştı. Türkiye’de ki elektrikli otomobil satışlarında yaşanan yüzde 496’lık artışta 2023 yılında pazara giriş yapan Tesla ve Togg gibi markalar önemli rol oynadı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://sigortamnewscom.teimg.com/sigortamnews-com/uploads/2024/01/volkan-demir.png" style="float: right; width: 381px; height: 400px;" /><a href="https://elaris.com.tr/" rel="nofollow">Elaris</a> Genel Koordinatörü<strong> Volkan Demir</strong>, Türkiye’de elektrikli araçlara olan talebin şarj ağı altyapı çalışmalarını ve şarj istasyonu yatırımlarını hızlandırdığını açıkladı. &nbsp;</p>

<h2><b>“Türkiye’de ki şarj istasyonu sayısı yüzde 185 arttı”</b></h2>

<p><strong>Demir</strong>, “Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) verilerine göre 2022 yılında Türkiye'de 6 bin 500 adet elektrikli araç şarj istasyonu bulunuyordu.&nbsp;Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) verilerine göre 25 Aralık itibarıyla bu sayı, 8 bin 492’si yavaş şarj (AC), 3 bin 575’i ise hızlı şarj (DC) olmak üzere toplam 12 bin 67'ye ulaştı. Yani son bir yılda Türkiye’de ki şarj istasyonu sayısı yüzde 185 arttı. Türkiye, toplam şarj noktası açısından Avrupa’da 2’inci sıraya ulaştı” dedi.&nbsp;</p>

<h2><b>“Elaris’in etki alanını hızla genişletmeye devam ediyoruz”</b></h2>

<p>“Biz de Üçay Grup şirketlerinden&nbsp;<b>ISOMER A.Ş. </b>olarak, Elaris markamızla pazardaki talebi karşılamak, sektörün sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını sağlamak ve müşteri deneyimini en üst seviyeye taşımak için Elaris’in etki alanını hızla genişletmeye devam ediyoruz” diyen <strong>Demir</strong> konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“2023 yılında kurulu istasyon sayımızı yüzde 80 artırdık. ABD menşeili EATON marka şarj cihazlarımızla, 4 bölgede ve toplam 10 şehirdeki 24 ayrı lokasyonda bulunan şarj istasyonlarımızla faaliyet gösteriyoruz. 50 AC ve 5 DC istasyonu kurulumunda da sona gelmiş bulunuyoruz. 2024 yılının sonuna kadar da 10’u DC olmak üzere toplam 100 AC istasyon daha kurmayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/elektrikli-arac-bes-sarj-istasyonu-ise-iki-kat-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/01/sarz-istasyonu.png" type="image/jpeg" length="50393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EY: Siber güvenlik yatırımlarıyla birlikte riskleri de artıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/ey-siber-guvenlik-yatirimlariyla-birlikte-riskleri-de-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/ey-siber-guvenlik-yatirimlariyla-birlikte-riskleri-de-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY Küresel Siber Güvenlik Liderliği İçgörüleri araştırmasının sonuçları açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırmaya göre; kuruluşlar her geçen gün siber güvenlik alanına yönelik yatırımlarını artırıyor ve siber savunma sistemlerini güçlendiriyor. Ancak araştırma siber saldırganların ileri teknolojilerden yararlandıkça, saldırı çeşitliliğinin yoğunlaştığını ve siber saldırı sayısında son beş yılda yaklaşık %75 artış olduğunu gösteriyor.</strong></p>

<p>Uluslararası danışmanlık şirketi EY (Ernst &amp; Young),&nbsp;<a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.ey.com/en_gl/consulting/is-your-greatest-risk-the-complexity-of-your-cyber-strategy&amp;source=gmail&amp;ust=1705564838624000&amp;usg=AOvVaw06W4LVZnJA-Zc6raCaQVpU" href="https://www.ey.com/en_gl/consulting/is-your-greatest-risk-the-complexity-of-your-cyber-strategy" rel="nofollow" target="_blank"><strong>Küresel Siber Güvenlik Liderliği İçgörüleri</strong></a><strong>&nbsp;</strong>araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, artan siber saldırı tehditlerine karşı bu alanda yapılan düzenli yatırımlara rağmen, bilgi güvenliği liderleri (CISO'lar) ve üst düzey yöneticilerden sadece beşte biri, yaklaşımlarının bugünün ve yarının zorluklarına karşı etkili olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Araştırma; kuruluşların yılda ortalama 44 önemli siber vakayla karşı karşıya kaldığını ve bilinen siber saldırı sayısının son beş yılda yaklaşık %75 arttığını gösteriyor. Kuruluşların dörtte üçünün bir vakayı tespit etmesi ve müdahale etmesi ortalama 6 ay veya daha uzun sürüyor. Fidye yazılımı saldırılarının şirketlere maliyetleri 2021'de 20 milyar ABD dolarıyken, 2031 yılına kadar 265 milyar ABD doları seviyesine ulaşacağı öngörülüyor.</p>

<p><strong>Siber güvenliği benimsemek şirketleri hem koruyor hem de değer yaratıyor</strong></p>

<p>EY araştırmasına göre; en etkili siber güvenliğe sahip şirketler daha düşük performans gösterenlere göre daha az siber vakayla karşılaşıyor. Vakaları tespit etme ve yanıt verme konusunda da daha hızlı aksiyon alıyorlar. Ayrıca, günümüz siber güvenlik yaklaşımlarından memnun olma (%51'e karşı %36) ve yarının tehditlerine karşı kendilerini hazırlıklı hissetme olasılıkları daha yüksek (%53'e karşı %41). Bunun yanı sıra şirketlerin etkili bir siber güvenlik yaklaşımını benimsemesi, kuruluşlara koruma sağlarken aynı zamanda değer katıyor. Pazar fırsatlarına yanıt verme becerileri, dönüşüm ve inovasyon hızları önemli ölçüde yükseliyor.</p>

<p><strong>Siber güvenlik için bütünsel bir teknoloji stratejisi geliştirilmesi gerekiyor</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre; 2010 ile 2022 yılları arasında siber güvenlik alanına 1,3 trilyon ABD doları yatırım yapıldı ve bu yatırım yıllık olarak %16,6 oranında arttı. Siber güvenlik araçları ve uygulamaları karmaşıklık, hız ve etkililik bakımından gelişti. Ancak ironik olarak etkili siber güvenliğe yönelik en büyük tehdidi de güvenlik önlemlerinin ölçeği ve karmaşıklığı oluşturuyor. Çünkü teknoloji ortamınızda ne kadar dağınıklık varsa, sinyalleri almak ve sorunlara hızla çözüm bulmak da o kadar zor oluyor. Karmaşıklığı azaltan en etkili yöntem ise donanım otomasyonu. Bu doğrultuda, şirketlerde teknolojiyi tek bir platformda birleştirmek entegrasyonu kolaylaştırıyor ve ilgili ekiplerin siber vakaları daha verimli bir şekilde tespit etmesine yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Siber riskte öne çıkan alanlar; Bulut, IoT&nbsp;ve tedarik zincirleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankete katılan dört kişiden üçü, bulut ve IoT (nesnelerin interneti) konularını önümüzdeki beş yıldaki en büyük teknoloji başlıkları olarak gördüğünü belirtiyor.&nbsp;Araştırmaya göre; bulut teknolojisinin benimsenmesiyle siber saldırı alanları da katlanarak arttı. Değişimin hızı ise artmaya devam ediyor ve şirketler buna ayak uydurmaya çalışıyor.&nbsp;Bu hızlı değişimler, bulut arayüzleri ve ortamı etrafında yeterli analiz ve planlama yapılmadan bulut ve IoT sistemlerine geçiş yapıldığında, şirketleri veri kaybına, ihlallerine ve kesintilerine maruz bırakma potansiyeline sahiptir. Bu riskleri önlemek ve zorlukların üstesinden gelmek için şirketlerin otomasyon teknolojisinden faydalanması gerekiyor. En etkili siber güvenliğe sahip şirketlerin CISO'larının yarısı, kuruluşlarının siber güvenlik yaklaşımlarında bulut düzenlemesini ve otomasyonunu kullandığını belirtiyor.</p>

<p>Araştırmada öne çıkan bir diğer risk faktörü; tedarik zincirleri. Artık tüm kuruluşlar, tedarik zincirlerindeki işletmelere ayrılmaz bir şekilde ve dijital olarak bağlı.&nbsp;Son beş yılda tehdit aktörlerinin en zayıf halka olarak gördükleri tedarik zincirlerini hedef aldığı görünüyor. Bu sebeple CISO'ların, yalnızca bir defaya mahsus değil düzenli olarak kuruluşlarının tedarik zincirlerini kontrol altında tutması gerekiyor. Ayrıca tedarik zincirindeki tüm siber saldırı alanlarının tespit edilebilmesi için operasyon direktörleri (COO'lar) ve diğer operasyon liderleriyle iş birliği içinde olunması kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>CISO’lar yönetim masasında</strong></p>

<p>CISO rolü daha önceden öncelikli olarak operasyonel ve teknik alanı ilgilendirirken, belli bir olgunluğa erişmiş organizasyonlarda artık siber güvenlik başlı başına bir departman olarak faaliyet gösteriyor ve üst yönetim katında da söz sahibi oluyor. EY araştırması, giderek daha fazla öne çıkan rolleri sayesinde, CISO'ların günümüzün yüksek riskli ortamında gerekli kaynakları güvence altına alma konusunda genel olarak başarılı olduklarını ortaya koyuyor.&nbsp;</p>

<p><strong>EY Türkiye Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Ateş Sünbül</strong>, ilgili araştırma sonucunda çıkan temel eylem konularını şu şekilde değerlendirdi;&nbsp;</p>

<p><em>“</em><strong><em>EY Küresel Siber Güvenlik Liderliği İçgörüleri&nbsp;</em></strong><em>araştırması, üst düzey liderlerin mevcut ve beklenen bir dizi tehditle mücadele ettiğine dair çarpıcı bulgular ortaya koyuyor. Ancak şirketler; teknolojilerinde basitliği ve bütünsel bakış açısını göz önünde bulundurarak siber riskleri minimuma indirebilirler. Bununla birlikte, siber güvenliğin yalnızca varlıkların korunmasıyla ilgili olmadığını unutmamak gerekir. İyi uygulandığında kurum çapında inovasyonu ve katma değeri destekleyip hızlandırabilir. Dolayısıyla siber güvenliğin organizasyonun ve işletim modelinin her parçasına entegre edilmesi, fonksiyonun değer yaratan bir itici güce dönüşmesini sağlayabilir. Belli bir olgunluk seviyesindeki kuruluşlar, personelin siber güvenlik alanında düzenli eğitim almasını sağlayarak, en yeni otomasyon ve önleyici araçlardan yararlanarak daha etkili bir siber güvenlik sistemi elde edebilirler.”</em></p>

<p>EY araştırmasıyla ilgili olarak detaylara&nbsp;<a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.ey.com/en_gl/consulting/is-your-greatest-risk-the-complexity-of-your-cyber-strategy&amp;source=gmail&amp;ust=1705564838624000&amp;usg=AOvVaw06W4LVZnJA-Zc6raCaQVpU" href="https://www.ey.com/en_gl/consulting/is-your-greatest-risk-the-complexity-of-your-cyber-strategy" rel="nofollow" target="_blank">EY web sitesi</a>&nbsp;üzerinden ulaşılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/ey-siber-guvenlik-yatirimlariyla-birlikte-riskleri-de-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jan 2024 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2024/01/1705475962-ey-ate-s-nb-l.jpg" type="image/jpeg" length="27514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[240 kişilik ekip elektrikli araçların yardımına hazır]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/240-kisilik-ekip-elektrikli-araclarin-yardimina-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/240-kisilik-ekip-elektrikli-araclarin-yardimina-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asistans şirketi Tur Assist, elektrikli araç dünyasına adapte olarak elektrikli araçların yardımına koşmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahadaki 2 bin 500’ü aşkın tedarikçisi ve 240 kişilik operasyonel ekibiyle detaylı eğitimlerini tamamlayan<a href="https://www.rsotomotivgrubu.com/" rel="nofollow"> RS Otomotiv</a> Grubu çatısı altındaki&nbsp;<a href="https://www.turassist.com/" rel="nofollow">Tur Assist</a>’in Genel Müdürü<b> Timur Selçuk Turan </b>“Herhangi bir arıza anında, elektrikli araçların yedek lastik değişiminden, çekilmesine kadar hızlı ve doğru müdahalede bulunmak, hem can güvenliğini korumak için hem de yeni nesil bu araçların zarar görmesini engellemek adına çok önemli. Tüm ekibimiz, Seviye-1 elektrikli araç eğitimini tamamladı ve hizmet sağlayıcılarımızın kullandığı ekipmanları da elektrikli araç yardımına uygun hale getirdik. Türkiye’nin Elektrikli Araç Asistanı konumuna ulaştık”&nbsp;açıklamasında bulunuyor.</p>

<p>Ülkemizde 1996 yılından bu yana asistans sektörünün önde gelen firmalarından biri olan Tur Assist, her geçen gün pazardaki payı artan elektrikli araçlara yol yardımı için yeni döneme adapte oluyor. İlk etapta Seviye-1 eğitimi alan 2 bin 500’ü aşkın tedarikçisi ve 240 kişilik operasyonel ekibiyle elektrikli araç dünyasına yol yardımı konusunda hazırlıklarını tamamlayan şirket, elektrikli araçların özellikle arıza sonrası çekici tarafından çekilme prosedürleriyle ilgili olarak da bilgiler paylaştı. Ayrıca Tur Assist, şarjın tamamen tükenmesi sebebiyle yolda kalan elektrikli araçlara da mobil şarj desteği sağlamak üzere çalışmalarını tamamlamak üzere olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Türkiye’nin Elektrikli Araç Asistanı</b></p>

<p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan<b> </b>Tur Assist Genel Müdürü <b>Timur Selçuk Turan, </b>“Elektrikli araçlar yapıları gereği geleneksel araçlardan daha farklı. Artık yollarda yaklaşık 55 bin elektrikli aracın varlığından söz edebiliyoruz. Yolda kalan bir elektrikli aracın çekici ile çekilmesi söz konusu olduğunda, ahtopot olarak tabir ettiğimiz çekici kolları ile kaldırılarak, düz yataklı bir çekici üzerine konulması en iyi çözüm. Yine lastik değişiminde dahi belirli prosedürleri atlamak yüksek voltaj riskini de beraberinde getirebiliyor. Bu araçların yardım esnasında zarar görmemesi gerekiyor. Tüm ekibimiz Elektrikli araç eğitimleri alıyor ve almaya devam edecek. Hizmet sağlayıcılarımızın kullandığı Ekipmanları da elektrikli araç yardımına uygun hale getirdik. Türkiye’nin Elektrikli Araç Asistanı konumuna ulaştık” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/240-kisilik-ekip-elektrikli-araclarin-yardimina-hazir</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Dec 2023 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2023/12/whatsapp-image-2023-12-04-at-110829.jpeg" type="image/jpeg" length="43037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otonom araçlarda güvenlik nasıl olmalı?]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/otonom-araclarda-guvenlik-nasil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/otonom-araclarda-guvenlik-nasil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siber güvenlik şirketi ESET otonom araçları mercek altına aldı, daha güvenli bir sürüş için önerilerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otonom araçlar hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Araçların herkes için daha güvenli bir gelecek yaratma potansiyeline sahip olabilmesi için otonom araç üreticileri ve filo operatörleri&nbsp; için güvenlik birincil kaygı olmalıdır. Siber güvenlik şirketi <a href="https://www.eset.com/tr/" rel="nofollow">ESET</a> otonom araçları mercek altına aldı, daha güvenli bir sürüş için önerilerini paylaştı.</p>

<p>Sürücüsüz veya otonom araç filoları şu anda San Francisco ve Las Vegas'ta faaliyet gösteriyor. Pilot programlar Seattle'dan Miami'ye kadar Amerika Birleşik Devletleri'nin dört bir yanına yayılan yaklaşık bir düzine şehirde daha bulunuyor. Sürücüsüz araçlar aynı zamanda Avrupa ve Asya'da da geliştiriliyor ve test ediliyor.</p>

<p>Onlarca yıldır bilgisayar güvenliği konusunda öğrenilen bir şey varsa, o da başarılı olan her teknolojinin, hem yasal hem de yasa dışı olarak para kazanmaya çalışan girişimcileri kendisine çekeceğidir. Siber suçlular için otonom araçlar çok cazip bir kategori olarak görülüyor. Tüketicileri hedef alan hesap hırsızlığı ve işletmeleri hedef alan fidye yazılımları gibi tamamen siber alanda meydana gelen suç faaliyetlerinin yanı sıra, fiziksel dünyada araçlara sahip olmak bazı ilginç fırsatlar da sunuyor:</p>

<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Müşterileri seyahat geçmişleriyle ilgili tehdit ederek kazanç elde etmek</p>

<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Araçların uzaktan ele geçirilmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Trafik sıkışıklığına neden olmak için araçları belirli bir yere göndermek.</p>

<p>o&nbsp;&nbsp; Yoğun saatlerde yoğun kavşakları veya otoyolları hedeflemek.</p>

<p>o&nbsp;&nbsp; Trafiğin sıkışık olduğu havalimanları, tren istasyonları veya otobüs terminallerinden kolluk kuvvetlerini uzak tutmak</p>

<p>o&nbsp;&nbsp; Acil durum hizmetlerinin engellenmesi</p>

<p>o&nbsp;&nbsp; Diğer organize suç faaliyetlerinin örtbas edilmesi</p>

<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güvenlik özelliklerini devre dışı bırakmak ve kazalara neden olmak.</p>

<p>Otonom araçlarla ilgili bir diğer olası endişe ise ticari kamyonlardır. Değerli kargo taşıyan otonom bir kamyon, suçluların seçeceği bir yerde durdurulabilir veya oraya yönlendirilebilir. Kamyonlar, kargoların gemilerden boşaltıldığı rıhtımlar gibi transit merkezlerini kapatmak için de kullanılabilir.</p>

<p>Birçok yenilik arasında özellikle hızla kabul gören bu yeni teknoloji hayal gücünün sınırlarını aşıyor ve yeni engeller yaratıyor. Ancak artan şöhret aynı zamanda dijital savunmayı güçlendirmeye yardımcı olabilecek teknoloji meraklılarını da cezbediyor.</p>

<p>Geleneksel insan gücüyle çalışan arabalarla aynı yollarda gidebilen otomobil şeklindeki otonom araçlar, son birkaç on yılda otomobil teknolojisinde yaşanan en büyük değişikliklerden birini temsil ediyor. Geçmişi yüzyıldan fazla olan ulaştırma mühendisliğinden öğrenilen bazı temel önlemlerin unutulmaması gerekir gibi görünüyor:</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bireylerin veya işletmelerin sahip olduğu otonom araçlar, acil durumlarda bir insan tarafından çalıştırılabilecek kontrollere sahip olmalıdır. Yapay zeka, sürüş konusunda ne kadar iyi olursa olsun, bir insan sürücünün tüm yapabileceklerini hiçbir zaman ön göremeyebilir ve bunlara yanıt veremeyebilir. Yapay zeka "otomatik pilotunu" devre dışı bırakabilecek yönlendirme, hızlanma ve frenleme mekanizmalarının sağlanması, hayat kurtarmakla "sadece" kazaya karışmak arasındaki fark anlamına gelebilir. Makineler bilinen kalıpları yönlendirmede iyidir ancak insanlar otomatik eğitim setlerinde makul bir şekilde ele alınamayacak joker olayları yönetebilir.</p>

<p>Taksi veya servis hizmeti olarak kullanılması amaçlanan araçlar için, metro araçlarında kullanılan&nbsp; acil durum imdat ipleri veya düğmelerinden farklı olmayan bir acil durum frenleme sistemi yolcuların erişimine açık olmalıdır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/otonom-araclarda-guvenlik-nasil-olmali</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Nov 2023 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2023/11/whatsapp-image-2023-11-27-at-113932.jpeg" type="image/jpeg" length="70684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Loydu artık bir dünya markası]]></title>
      <link>https://www.sigortamnews.com/turk-loydu-artik-bir-dunya-markasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortamnews.com/turk-loydu-artik-bir-dunya-markasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Loydu, IACS’ın (Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği) 12. üyesi olarak kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IACS Konseyi deklarasyonu ile 1 Kasım’da dünyaya duyurulan karar ile artık milli kuruluşumuz <strong>Türk Loydu</strong> artık bir dünya markası.</p>

<p><a href="https://www.turkloydu.org/tr-tr/anasayfa.aspx" rel="nofollow">Türk Loydu</a> Vakfı Yönetim Kurulu’ndan yapılan konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:</p>

<p>Bugün dünyaya hakim ülkelerin gelişimi denizcilik güçlerinin katkısıyla olmuştur.</p>

<p><strong>Türk Loydu</strong> olarak denizcilik alanında başlayan serüvenimiz de tüm alanlara yayılmış ve güçlü, birbirini destekleyen bir omurga meydana getirmiştir.</p>

<p>Kuruluş hikayesi 1930’lı yıllara dayanan ve resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan IACS, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluştur. Teknik destek, uyumluluk doğrulaması ve araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlamaktadır. Dünyanın kargo taşıma tonajının yüzde 90'ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamındadır.</p>

<p>2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesinde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil edildi. 2011 yılında da Küresel Klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edildi. Bugün resmi olarak IACS üyeliğine hak kazandı.</p>

<p>Günümüzde <strong>Türk Loydu</strong>, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor.</p>

<p>1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3 bin adet geminin klaslama hizmetinin yanısıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır.</p>

<p>Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor.</p>

<p><strong>Türk Loydu</strong>, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiyenin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. Yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyuna saygı ile duyurulur.</p>

<p>TÜRK LOYDU VAKFI YÖNETİM KURULU</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sigortamnews.com/turk-loydu-artik-bir-dunya-markasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortamnewscom.teimg.com/crop/1280x720/sigortamnews-com/uploads/2023/11/turk-loydu.png" type="image/jpeg" length="91241"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
