TOBB SAİK Başkan Yardımcısı ve Ege Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Ersoy Kocamanoğlu, prim artışlarının arkasındaki gerçek hasar maliyetlerini ve yapısal çözüm yollarını açıkladı. Kocamanoğlu popülist yaklaşımlar yerine hasar maliyetlerini düşürecek yapısal adımlara odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Kocamanoğlu’nun makalesi şöyle:
TESK Genel Başkanı Sayın Bendevi Palandöken’in trafik sigortası ve kasko primlerine ilişkin değerlendirmelerini dikkatle takip ediyoruz. Araç sahiplerinin artan maliyetler karşısında yaşadığı zorlukların farkındayız ve bu endişeleri paylaşıyoruz. Ancak sigorta primlerindeki artışların doğru analiz edilmesi ve popülist yaklaşımlardan uzak, aktüeryal dengeler gözetilerek değerlendirilmesi, sorunun kalıcı çözümü açısından büyük önem taşımaktadır.
Son yıllarda ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, araç fiyatlarındaki hızlı yükseliş, asgari ücret artışlarına bağlı olarak yükselen bedeni tazminat (vefat ve sakatlık) maliyetleri, yedek parça fiyatlarındaki artış, döviz kuru etkileri, servis ve işçilik giderlerindeki yükseliş ile birlikte hasar maliyetleri geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak seviyelere ulaşmıştır. Bugün bir trafik kazasının veya araç hasarının sigorta şirketlerine maliyeti, birkaç yıl öncesine göre katlanarak artmıştır.
Unutulmamalıdır ki, sigorta sektörü bu enflasyonist ortamın sebebi değil, hasar maliyetleri karşısında doğrudan mağdurudur.
Zorunlu trafik sigortası, sadece bir araç koruması değil, üçüncü şahısların can ve mal güvenliğini teminat altına alan sosyal yönü ağır basan bir branştır. Bu branşta belirlenen primler, yalnızca araç sayısına değil; ödenen tazminatlar, bedeni hasarlar, yargı süreçleri ve artan hasar maliyetleri gibi teknik verilere göre şekil almaktadır. Benzer şekilde kasko sigortalarında da araç değerlerindeki yükseliş ve onarım giderlerindeki artış primlere doğrudan yansımaktadır.
Sigorta sektörü, vatandaşlarımızın daha uygun maliyetlerle sigorta güvencesine ulaşmasını arzu etmektedir. Ancak sigorta primlerinin aktüeryal gerçeklerin altında kalması durumunda, sektörün hasar ödeme kapasitesi ve finansal sürdürülebilirliği zarar görebilecektir.
Sigortacılıkta poliçe satmak bir başlangıçtır; asıl olan, hasar anında vatandaşın zararını eksiksiz ve zamanında karşılayabilecek mali gücü korumaktır.
Bu nedenle çözümün yalnızca primlerin düşürülmesi üzerinden değil, hasar maliyetlerini artıran temel unsurlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yedek parça maliyetlerinin (özellikle eşdeğer parça kullanımının teşvik edilerek) düşürülmesi, kayıt dışılığın önlenmesi, trafik güvenliğinin artırılması, sahte ve abartılı hasar talepleriyle mücadele edilmesi ve onarım maliyetlerinin kontrol altına alınması gibi yapısal adımlar, sigorta primlerinin daha makul seviyelerde oluşmasına katkı sağlayacaktır.
Sigorta sektörü; kamu otoriteleri, meslek kuruluşları ve tüketici temsilcileriyle birlikte çalışarak hem araç sahiplerinin korunacağı hem de sigorta sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanacağı çözümlerin geliştirilmesini desteklemektedir.
Çünkü hepimizin ortak gayesi; koruyan, yaşatan ve sürdürülebilir bir sigorta sistemidir.