Sigorta Gündemi

Tarım sigortalarında destek yüksek katılım düşük

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, TARSİM’in bitkisel ürünlerde yüzde 67.5 devlet prim desteği sunmasına rağmen sigortalılık oranının yüzde 29’da kaldığını belirtti.

Doğal afetlerin küresel ölçekte ve Türkiye'de artış göstermesi, tarım sektörünün geleceğini ve gıda arz güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, katıldığı yayında değişen iklim koşullarını ve tarım sigortalarındaki güncel verileri değerlendirdi. Afetlerin artık dünya genelinde "yeni normal" olarak tanımlandığını belirten Yaşar, tarımsal üretimde risklerin tırmanmasına rağmen sigortalılık oranlarının henüz hedeflenen seviyeye ulaşamadığını aktardı.

İKLİM KRİZİ VE ARTAN TARIMSAL RİSKLER "YENİ NORMAL" OLDU

Sadece belirli mevsimlerde değil, yıl genelinde sellerden don olaylarına kadar birçok doğal afet riskinin tırmanışa geçtiğini ifade eden Ahmet Yaşar, risk algısının küresel çapta farklı bir boyuta ulaştığını söyledi. Dünyada tarımsal üretimi baltalayan hava olaylarının sıklaştığını belirten Yaşar, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin üreticiyi doğrudan tehdit ettiğini hatırlattı.

TARSİM'DE BÜYÜK DESTEĞE RAĞMEN ORAN YÜZDE 29

Geçmiş dönemlerde yaşanan don olaylarının doğrudan gıda enflasyonunu tetiklediğini ve makroekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini ifade eden TSB Başkanı Ahmet Yaşar, tarım sigortalarındaki mevcut tabloyu şu verilerle paylaştı:

"TARSİM don teminatında yüzde 67,5 prim desteği vermesine rağmen, maalesef bitkisel ürün sigortalarında yüzde 29'luk bir sigortalılık oranına sahibiz."

Tarım sektöründe devlet tarafından sunulan yüksek sübvansiyon oranlarına rağmen, üreticilerin sigorta katılımının artırılması gerektiği vurgulandı.

ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN TARIM SİGORTASI ŞART

Artan risklere karşı üreticinin emeğini ve finansal geleceğini korumasının tek yolunun tarım sigortası olduğunu belirten Yaşar, devlet desteğinin bu denli yüksek olduğu bir sistemde sigortalılık oranının yukarı taşınmasının önemine değindi. TARSİM kapsamındaki güvencelerin, gıda tedarik zincirinin kırılmaması ve üretimin kesintisiz devam edebilmesi açısından kritik bir kalkan oluşturduğu ifade edildi.

{ "vars": { "account": "G-X45VN408D7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }