Sigorta Gündemi

Ahmet Yaşar: Depreme karşı yapıları ve güvenceyi güçlendirmeliyiz

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, 17 Ağustos’un 27. yılında deprem hazırlığında güvenli yapılaşma, kentsel dönüşüm, sigorta ve reasürans kapasitesinin birlikte güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı hazırlığının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini söyledi.

Yaşar, depremi engellemenin mümkün olmadığını ancak güvenli yapılaşma, risk azaltma çalışmaları ve finansal güvenceyle can ve mal kayıplarının azaltılabileceğini belirtti.

17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Yaşar, yaşananların Türkiye’nin afetlere hazırlık anlayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

17 Ağustos sigortacılıkta da dönüm noktası oldu

Marmara Depremi sonrasında Zorunlu Deprem Sigortası sisteminin kurulması, reasürans kapasitesinin güçlendirilmesi, hasar yönetimi süreçlerinin geliştirilmesi ve afet risk modellemelerine yönelik yatırımlar, Türkiye’nin finansal hazırlığında önemli gelişmeler sağladı.

Yaşar, sigortanın yalnızca afet sonrasında tazminat ödeyen bir mekanizma olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, risk gerçekleşmeden önce finansal güvence oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin de sigortanın ekonomik toparlanmadaki rolünü ortaya koyduğunu belirten Yaşar, sigorta şirketleri ve DASK tarafından sağlanan tazminatların vatandaşların ve işletmelerin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunduğunu ifade etti.

“Koruma açığını azaltmak zorundayız”

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Yaşar, özellikle olası Marmara depremine hazırlığın yalnızca afet sonrası müdahaleler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sigorta sektörünün öncelikleri arasında sigortalılık oranının artırılması, güçlü reasürans kapasitesinin korunması, risk modellemelerinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin koruma açığının azaltılması bulunduğunu belirtti.

Yaşar, güçlü sigorta ve reasürans sisteminin afetlerin ekonomik yükünün vatandaş, işletmeler ve kamu arasında daha dengeli paylaşılmasını sağlayacağını vurguladı.

“Güvenli yapılar ve güçlü güvence sistemi birlikte gerekli”

Deprem riskinin yalnızca finansal araçlarla yönetilemeyeceğini belirten Yaşar, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, risk azaltıcı tedbirler ve sigortanın birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Yaşar, sigortanın güvenli yapılaşmanın alternatifi olmadığını belirterek, önceliğin can kayıplarını önleyecek dirençli yapılar olması gerektiğini ifade etti.

Kentsel dönüşüm sürecinde Bina Tamamlama Sigortası gibi mekanizmaların vatandaşların haklarını ve yatırımlarını korumaya katkı sağlayabileceğini belirtti.

Deprem riski işletmeleri de tehdit ediyor

Depreme karşı finansal korumanın yalnızca konutlarla sınırlı tutulmaması gerektiğine dikkat çeken Yaşar, sanayi tesisleri, KOBİ’ler ve ticari işletmelerin de yeterli sigorta korumasına sahip olmasının önemini vurguladı.

Bir deprem sonrasında üretim kapasitesi, istihdam ve tedarik zincirlerinin de zarar görebileceğini belirten Yaşar, sigortanın ekonomik hayatın devamlılığı açısından önemli bir güvence olduğunu söyledi.

“Sigorta bilinci afetlere hazırlık kültürünün parçası olmalı”

Türkiye’nin koruma açığını azaltması için sigorta bilincinin de geliştirilmesi gerektiğini belirten Yaşar, risk farkındalığının küçük yaşlardan itibaren finansal okuryazarlığın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yaşar, sigorta kültürünün yalnızca daha fazla poliçe satın alınması anlamına gelmediğini, risk gerçekleşmeden önce önlem alma ve güvence oluşturma anlayışının toplumda yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

“Hazırlık hiçbir zaman tamamlanmış sayılmaz”

Türkiye’nin 27 yılda deprem hazırlığı konusunda önemli mesafe aldığını belirten Yaşar, DASK’ın kurulması, sigorta ve reasürans kapasitesinin geliştirilmesi ile risk modelleme ve hasar yönetimi kabiliyetlerinin artırılmasına dikkat çekti.

Ancak deprem riskinin büyüklüğü karşısında hazırlığın hiçbir zaman tamamlanmış sayılamayacağını vurgulayan Yaşar, sözlerini şu mesajla tamamladı:

“Depremle yaşamayı öğrenmek yetmez; depreme karşı dirençli yapıları ve finansal güvenceyi birlikte yaygınlaştırmalıyız. Bize düşen sorumluluk, daha güvenli yapıları, daha güçlü güvence mekanizmalarını ve daha dirençli bir Türkiye’yi birlikte inşa etmektir.”

{ "vars": { "account": "G-X45VN408D7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }