Marmara Depremi’nin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Türkiye Sigorta Birliği (TSB), afetlere karşı hazırlığın yalnızca yapısal değil, finansal güvence boyutuyla da ele alınması gerektiğini vurguladı. TSB tarafından açıklanan veriler, deprem riskinin en yüksek olduğu bölgelerde dahi tamamlayıcı sigorta oranlarının oldukça düşük kaldığını ortaya koydu.

MARMARA'DA DASK ORANI YÜZDE 64 SEVİYESİNDE

TSB’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye genelinde DASK sigortalılık oranı yüzde 58 civarındayken, ek koruma sağlayan deprem teminatlı ihtiyari sigortalarda bu oran yüzde 18'de kalıyor. Deprem riskinin ve nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu Marmara Bölgesi’nde DASK oranı yüzde 64’e ulaşsa da ihtiyari sigorta oranı yüzde 19 seviyesini geçemiyor. İstanbul’da konutların yüzde 62’si DASK kapsamındayken, ihtiyari sigorta sahipliği yine yüzde 19 bandında seyrediyor.

BOLU VE DÜZCE LİDER AMA İHTİYARİ SİGORTA DÜŞÜK

DASK oranlarının en yüksek olduğu iller arasında Düzce (yüzde 92), Bolu (yüzde 90) ve Yalova (yüzde 87) başı çekiyor. Ancak bu illerde dahi deprem teminatlı ihtiyari sigortalılık oranı yüzde 19 ile 23 arasında kalıyor. Ortaya çıkan bu tablo, yüksek riskli bölgelerde temel güvencenin ötesine geçen daha geniş kapsamlı bir sigorta korumasına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

DASK VE İHTİYARİ SİGORTA BİRBİRİNİ TAMAMLACIDIR

DASK’ın binalardaki maddi zararlara karşı temel koruma sağladığını belirten TSB, ihtiyari sigortaların ise DASK limitini aşan bina zararları ile ev eşyalarını teminat altına aldığını hatırlattı. Yapılan açıklamada, iki sigorta türünün birbirinin alternatifi değil, finansal dayanıklılığı güçlendiren tamamlayıcı unsurlar olduğu vurgulanarak tüm vatandaşlara poliçelerini gözden geçirme çağrısında bulunuldu.