Günümüz çalışma hayatında uzun yıllardır kullanılan “ara eleman” kavramı artık gerçekliğini büyük ölçüde yitirmiş, yerini “aranan nitelikli insan kaynağı” anlayışına bırakmıştır. Bu değişim yalnızca iş gücü piyasasının değil, ekonomik ve toplumsal dönüşümün de doğal bir sonucudur.

Teknolojik gelişmeler ve yapay zekâ uygulamaları pek çok mesleği dönüştürmekte olsa da insanın bilgi birikimi, uygulama becerisi, teknik uzmanlığı, analitik düşünme yeteneği, sorumluluk bilinci, iletişim kabiliyeti ve sahadaki deneyimi hâlâ vazgeçilmez değerini korumaktadır. Özellikle uygulama odaklı mesleklerde, teorik bilgiyi pratikle birleştirebilen meslek yüksekokulu mezunları iş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanlar arasında yer almaktadır.

Meslek yüksekokulları, gençlerin kısa sürede üretime katılmalarını sağlayarak ekonomik bağımsızlık kazanmalarına, meslek sahibi olmalarına ve toplumsal yaşama güçlü bir şekilde dâhil olmalarına önemli katkı sunmaktadır. Eğitimini aldığı alanda çalışma imkânı bulan bireyler, kendilerini daha üretken, daha değerli ve daha güçlü hissetmekte; bu durum hem çalışma hayatındaki verimliliği hem de toplumsal refahı olumlu yönde etkilemektedir.

Bugün sanayiden sigortacılığa, sağlıktan bilişime, üretimden hizmet sektörüne kadar pek çok alanda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün önemli bir bölümü meslek yüksekokullarında yetişmektedir. İşverenlerin beklentisi artık yalnızca diploma sahibi bireyler değil; mesleki bilgiye hâkim, uygulama becerisi gelişmiş, çözüm üretebilen ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen çalışanlardır. Bu nitelikler ise meslek yüksekokullarının eğitim anlayışının temelini oluşturmaktadır.

Bu nedenle meslek yüksekokulu mezunlarını “ara eleman” olarak tanımlamak, hem eğitim sistemimizin ortaya koyduğu değeri hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını doğru ifade etmemektedir. Doğru tanımlama; üreten, katma değer oluşturan, teknik bilgi ve uygulama becerisiyle sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, istihdam potansiyeli yüksek ve iş dünyasının aradığı niteliklere sahip “aranan eleman” anlayışıdır.

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi, üretim kapasitesini artırabilmesi, küresel rekabet gücünü yükseltebilmesi ve genç istihdamını güçlendirebilmesi için meslek yüksekokullarına verilen değerin artırılması, mezunlarının desteklenmesi ve toplumdaki algının bu doğrultuda yeniden şekillendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Meslek yüksekokulları yalnızca bireylere meslek kazandıran eğitim kurumları değil; ülkemizin ekonomik kalkınmasına, sosyal gelişimine ve geleceğine yön veren stratejik eğitim merkezleridir. Bu nedenle bu okullardan mezun olan gençlerimiz, “ara eleman” değil, bilgi ve becerileriyle fark yaratan, ülkemizin geleceğini inşa eden ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu aranan elemanlardır.

Sema Tüfekçiler

Şişli Meslek Yüksek Okulu

Öğr. Görevlisi