Anadolu Ajansı’nın paylaştığı son bilgilere göre, Orta Doğu'da tırmanan gerilim deniz ticaretini adeta durma noktasına getirdi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Gelişmelerin ardından bölgede yaklaşık 2 bin gemi ile 20 bin gemi personelinin mahsur kaldığı bildirildi. Ancak askeri hareketliliğin ötesinde, bölgedeki risk durumunun bir sonucu olarak ortaya çıkan teknik ve hukuki sigorta süreçleri krizin çözümünü zorlaştırıyor.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na dayandırılan haberde, bazı gemilerin İran’ın özel onayıyla boğazdan geçiş yaptığı belirtildi. Buna rağmen çok sayıda gemi, personeliyle birlikte bölgede beklemeye devam ediyor. Güvenlik endişelerinin yanı sıra bölgenin resmi olarak yüksek riskli/savaş bölgesi statüsüne girmesi, uluslararası prosedürler gereği sigorta teminatlarında ve geçiş izinlerinde teknik engeller doğuruyor.

Krizin en çarpıcı boyutu ise nakliye firmalarının küresel risk yönetimi çerçevesinde aldığı zorunlu kararlarla derinleşti. Bölgedeki çatışma riskinin öngörülemez bir seviyeye ulaşması nedeniyle, bazı nakliye firmalarının operasyonları durdurarak gemide bulunan personelin ve geminin sigorta poliçelerini iptal etmek durumunda kaldığı iddia edildi.

Uluslararası denizcilik hukuku ve standart prosedürler gereği, aktif bir sigorta güvencesi bulunmayan gemiler güvenlik ve yasal mevzuatlar sebebiyle farklı limanlara sığınamıyor ve yanaşma izni alamıyor.

28 Şubat'ta başlayan askeri dalgalanmanın ardından kapatılan Hürmüz Boğazı, küresel lojistik ve deniz ticaret zincirinde sigorta güvencesinin ve uluslararası risk yönetiminin ne kadar hayati bir yasal zemin oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki bu hukuki ve lojistik düğümün nasıl çözüleceği ise dünya genelinde merakla takip ediliyor.

KAYNAK: A.A