Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) imzasını taşıyan "Akıllı Eksper Atama Sistemi" için ilk saha adımı 1 Nisan tarihi itibarıyla Bursa ve Ordu illerinde atıldı.
Başlangıçta 1 Temmuz günü tamamlanması hedeflenen deneme sürecinin takvimi ileri çekilirken uygulamanın kapsadığı coğrafya da genişletildi. Bu çerçevede 6 Temmuz'da Balıkesir, Erzurum, Kayseri, Kütahya, Manisa, Uşak ve Van illeri de sisteme dâhil edildi. Pilot etabın noktalanmasının ardından 1 Ağustos'ta uygulama tüm ülke genelinde resmi olarak yürürlüğe girdi. Bütün Türkiye'de uygulanmaya başlamasının üzerinden iki ayı aşkın bir zaman dilimi geçen mekanizmaya ilişkin ilk veriler netleşmeye başladı.
"Sistemi Sürekli Gelişen Bir Yapı Olarak Gören Bir Anlayışımız Var"
Gelişmeleri değerlendiren TOBB SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem, pilot uygulamanın asıl amacının gerçek hasar evrakları, arazi koşulları ve muhtelif sigorta şirketlerinin operasyonel işleyişleri dâhilinde sınanması, ülke çapındaki entegrasyondan önce muhtemel pürüzlerin saptanması ve uygulama kurallarının sahadan sağlanan dönütlerle olgunlaştırılması olduğunu dile getirdi.
Erdem, "Mevcut mekanizmayı bitmiş ve kesinleşmiş bir proje şeklinde değil; sahadan elde edilen veriler, eksperlerin pratik deneyimleri ve kurumların gerçekleştirdiği analizler ışığında durmaksızın yenilenen bir yapı olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Mekanizmanın çalışma mantığı hakkında ayrıntılar paylaşan Erdem, esas yeniliğin eksper görevlendirmelerinin belirlenmiş ve takip edilebilir kurallara tabi kılınması olduğunu aktardı.
Görevlendirmenin tarafsız kriterlere dayanması ile ekspertiz görüşünün bağımsızlığının bir arada muhafaza edilmesinin kritik olduğuna vurgu yapan Erdem; sistemin temel bileşenlerinin hasarın bağımsız, yeknesak bir teknik süreç dâhilinde tespiti, sürecin kayıt altına alınması, reel kaybın netleştirilmesi ve hak sahibinin tazminat aşamasına olabildiğince doğrudan ulaşabilmesi olduğunu belirtti.
Ahmet Nedim Erdem, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) kanalıyla eksper rapor düzenleme portalına geçişin sağlanacağı 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren bütün eksperlerin tek bir platformda raporlarını kaleme almasıyla belgeleme süreçlerinin çok daha seri biçimde neticeleneceğini ifade etti.
"Bizim İçin Temel Ölçüt Hak Sahibinin Gerçek Zararının Hızlı ve Doğru Tespiti"
TOBB SEİK Başkanı Erdem, uygulamanın tüm Türkiye'de aktif kılınmasının ardından geçen zamana ilişkin şunları kaydetti:
"SBM kanalıyla tarafımıza ulaştırılan istatistiklere göre, mekanizmanın ülke çapında devreye girdiği 1 Ağustos ile 9 Ekim tarihleri arasında Akıllı Eksper Atama Sistemi vasıtasıyla toplamda 195 bin 656 atama süreci tamamlanmıştır. Bu rakamın 179 bin 749'unu trafik sigortasındaki kısmi hasar sıralı atamalar, 8 bin 455'ini kaskodaki kısmi hasar sıralı atamalar, 4 bin 12'sini kasko ağır hasar sıralı atamalar, 3 bin 432'sini kasko kısmi hasar seçerek atamalar ve 8'ini ise trafik ağır hasar sıralı atamalar oluşturmaktadır. Nitekim toplam görevlendirmelerin yaklaşık yüzde 92'lik kısmını trafik sigortasındaki kısmi hasar dosyaları meydana getirmektedir. Bu veriler öncelikli olarak sistemin eriştiği operasyonel hacmi gözler önüne seriyor. Fakat 195 binin üzerindeki görevlendirme miktarını tek başına mekanizmanın başarısının kanıtı saymak isabetli olmaz.
Dosya adedi bizlere sistemin hangi büyüklükte çalıştığını sunarken; hizmet standartlarındaki değişimi, raporlama sürelerini, uyuşmazlıklara yansımasını veya hak sahibinin ödemeye ulaşmasındaki neticeyi tek başına ortaya koymaz. Bunların analiz edilebilmesi için aynı metotla üretilmiş kıyaslanabilir verilerin makul bir zaman boyunca birikmesi icap eder. Bizim açımızdan nihai kriter, kaç eksperin kaç dosya üstlendiği değil; hak sahibinin gerçek mağduriyetinin ilk merhalede süratli ve doğru biçimde saptanıp saptanmadığı, maddi hasar ile varsa değer kaybının aynı teknik zeminde ele alınabilmesi, raporların gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olması ve teknik açıdan önlenebilecek ihtilafların henüz doğmadan azaltılıp azaltılamadığıdır."
Erdem, değer kaybı hususunda sistemle birlikte gerçekleştirilmek istenen temel dönüşümün; vatandaşı önce kaybını öğrenmek, ardından hesaplatmak, daha sonra ayrıca başvuruda bulunmak ve sonrasında ihtilafı çözmeye çalışmak zorunda bırakan karmaşık yapıyı sadeleştirmek olduğunu belirtti.
Aynı taşıtın aynı özellikteki hasarı için farklı hesaplama tarzlarının, değişkenlerin veya veri kabullerinin tercih edilmesinin birbirinden oldukça farklı neticelere yol açabildiğini hatırlatan Erdem; hasar tespiti ile değer kaybının aynı teknik incelemede değerlendirilmesinin ve hesaplamanın ortak esaslara dayanmasının bu tür metot farklarından kaynaklanan uyuşmazlıkları minimize etmeyi amaçladığını bildirdi.
Erdem, hedeflerinin teknik olarak engellenebilecek ihtilafların önce meydana gelip sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu'nda çözüme kavuşmasını beklemek yerine, bunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan nedenleri mümkün mertebe ortadan kaldırmak olduğunun altını çizerek; "Vatandaşın hak ettiği değer kaybı tazminatına süratle ulaşması neticesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu'nda değer kaybı odaklı uyuşmazlıkların seyrelmesi sistemin kayda değer çıktılarından biri olacaktır. Yalnızca metot farklılıklarından veya ayrı başvuru kulvarlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların ve bunların Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınmasının da zaman içerisinde azalmasını öngörüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
"Hiçbir Sigorta Eksperi Sigortalıyı veya Hak Sahibini Arayarak Vekaletname İsteyemez"
Ahmet Nedim Erdem, değer kaybı ödemelerine dair süreçlerde vatandaşları mağdur eden yasadışı odaklara da vurgu yaparak; değer kaybı tazminatının trafik sigortası bünyesinde ödenmeye başlanmasıyla birlikte, kaza sonrasında hak sahiplerinin kişisel verilerini usulsüz yöntemlerle ele geçirip onları hasar takibi adına vekalet vermeye zorlayan organize yasadışı yapıların türediğini kaydetti.
Bu illegal odakların çağrı merkezleri üzerinden vatandaşlarla iletişime geçerek kendilerini "sigorta eksperi, hazine eksperi veya devletin eksperi" gibi sıfatlarla tanıttıklarını ve vekaletname talep ettiklerini aktaran Erdem; vekalet sunan vatandaşlara sigorta şirketinden temin ettikleri tazminatın çok küçük bir bölümünü aktaran bu yapıların birçok kişiyi mağdur ederek Türkiye'de sigortacılık sektörüne zarar verdiğini söyledi.
Erdem, bahse konu yasadışı yapılara karşı vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:
"Şunun açıkça bilinmesi gerekir ki hiçbir sigorta eksperi sigortalıyı ya da hak sahibini telefonla arayıp vekaletname talep etmez, hasar takibi yürütmez. Kanunen tarafsız ve bağımsız olmakla mükellef sigorta eksperinin bu tür faaliyetlerde bulunması mümkün değildir. SEİK'e iletilen çok sayıda başvuruda bu illegal yapıların sahte vekaletle süreç yürüttüklerini, eksper sıfatı taşımayan şahıslara hasar ve değer kaybı hesaplaması yaptırdıklarını, gerçekle bağdaşmayan haksız tazminat taleplerinde bulunduklarını ve vatandaşa eksik ödeme yaptıklarını tespit ettik. Bu doğrultuda, SEDDK tarafından bu yasadışı yapılara yönelik hayata geçirilen tedbirleri önemsiyor, destekliyor ve yerinde buluyoruz.
Bir kez daha altını çizerek belirtmek isterim ki bir şahıs sigorta eksperi olduğunu öne sürerek sizden vekalet talep ediyorsa, bu durum bir dolandırıcılık teşebbüsüdür. 'Devletin eksperiyim, değer kaybınızı ben tahsil edeceğim, mahkemesiz çözerim' türünde söylemlerle arayan şahıslara kesinlikle itibar edilmemelidir. Vatandaşlarımızın hak kazandıkları tazminata erişmek adına aracı kişilere başvurmasına gerek yoktur. Sigorta eksperi tarafından gerçekleştirilen bağımsız ekspertiz ve doğrudan sigorta şirketine başvuru kulvarı, hak sahiplerinin tazminatlarına ulaşmasının temelini oluşturmaktadır."
KAYNAK:A.A





