CHRO SUMMIT 2026’DA GELECEĞİN ÇALIŞMA DÜNYASI KONUŞULDU

CHRO Summit 2026, 29 Eylül’de Mandarin Oriental Bosphorus’ta insan kaynakları ve iş dünyasının lider isimlerini bir araya getirdi. Zirvede Anadolu Sigorta’yı temsil eden Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, “En Etkin 50 CHRO” arasında yer aldı ve ödüle layık görüldü.

Pamir ayrıca zirve kapsamında düzenlenen “STAGILITY: Belirsizlikte Güçlenen Organizasyonlar” başlıklı panele katılarak belirsizliğin yeni normal haline geldiği iş dünyasında organizasyonel dayanıklılık, değişime uyum, operasyonel süreklilik ile teknoloji, süreç ve kurum kültürü arasındaki dengeye ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

“BİZİM İÇİN DAYANIKLILIK, DEĞİŞİRKEN KENDİN OLARAK KALABİLMEK”

Anadolu Sigorta’nın 101 yıllık kurumsal geçmişinden örnekler paylaşan İdil Pamir, dayanıklılığın kriz dönemlerinde devreye giren geçici bir refleks değil, kurumların uzun vadede geliştirmesi gereken temel bir yetkinlik olduğunu belirtti.

Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi olarak kurulan Anadolu Sigorta’nın ekonomik krizlerden doğal afetlere, teknolojik dönüşümlerden değişen müşteri beklentilerine kadar farklı koşullardan geçtiğini hatırlatan Pamir, şirketin bu dönemlerde değişime uyum sağlarken kurumsal kimliğini ve temel değerlerini koruduğunu ifade etti.

Pamir, “Bizim açımızdan dayanıklılık bir teori değil; 101 yıldır farklı koşullarda tekrar tekrar test edilmiş bir kurumsal refleks. Bu deneyim bize dayanıklılığın bulunduğunuz yeri korumak değil, koşullar değiştikçe hareket edebilmek olduğunu gösterdi. Bugün bunu ‘değişirken kendin olarak kalabilmek’ şeklinde tanımlıyoruz” dedi.

Pamir ayrıca çeşitlilik ve kapsayıcılığın dayanıklı bir organizasyonun ayrılmaz parçası olduğunu belirterek, Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu’nun yüzde 67’sinin, İcra Kurulu’nun yüzde 40’ının kadın yöneticilerden oluştuğunu, tüm yönetim kadrosunda kadın temsil oranının ise yüzde 49 olduğunu aktardı.

“İSTİKRARIN İÇİNDE ÇEVİKLİK”

Anadolu Sigorta’nın bu alandaki yaklaşımını “istikrarın içinde çeviklik” olarak tanımlayan Pamir, çalışanların kurumun neye inandığını, kendilerinden ne beklendiğini ve yaşanan değişimin nedenlerini anlayabilmesinin önemine dikkat çekti.

Güçlü kurum kültürü, güven ve sürekli öğrenme anlayışının belirsizlik dönemlerinde organizasyonların önemli dayanakları olduğunu belirten Pamir, Anadolu Sigorta’nın “Sigorta Okulu” kimliğinin de bu yaklaşımın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

SÜREKLİ ÖĞRENME KURUM KÜLTÜRÜNÜN PARÇASI

Çalışan gelişimine verilen önemin uzun yıllara dayandığını belirten Pamir, 1969 yılında hazırlanan Personel Yetiştirme Tüzüğü’nden yurt içi ve yurt dışı staj ile eğitim programlarına uzanan yaklaşımın, sürekli öğrenmeyi Anadolu Sigorta’nın kurum kültürünün kalıcı bir parçası haline getirdiğini ifade etti.

Pamir, insan kaynakları yaklaşımını yetkinlik, liderlik ve aidiyet olmak üzere üç temel başlıkta ele aldıklarını belirterek, “Kurumsal hafıza ile değişim kapasitesini birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Hedefimiz; kökleri güçlü, gövdesi esnek ve geleceğe doğru büyüyebilen bir organizasyon yaratmak” diye konuştu.

“TEKNOLOJİYLE DÜŞÜNEN BİR ORGANİZASYONA DOĞRU İLERLİYORUZ”

Panelde dijital dönüşümün organizasyonel dayanıklılık üzerindeki etkisini de değerlendiren Pamir, 2025 yıl sonu itibarıyla 127 süreçte RPA teknolojisinden yararlanıldığını ve toplam otomasyon süreci sayısının bir önceki yıla göre yüzde 24 arttığını aktardı.

Bu çalışmaların temel amacının yalnızca operasyonel verimlilik sağlamak olmadığını belirten Pamir, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli işlere yönlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

ROBOTHON İLE ÇALIŞANLAR DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI OLDU

Çalışanların dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini sağlayan Robothon programına da değinen Pamir, programın yalnızca bir teknoloji yarışması olarak ele alınmadığını söyledi.

Pamir, çalışanların problemleri tespit etmesini, süreçleri yeniden düşünmesini ve teknolojiyle çözüm geliştirmesini teşvik ettiklerini belirterek, “Çalışanlarımız ‘Bu işi nasıl daha iyi, daha hızlı ve daha akıllı yapabiliriz?’ diye sormaya başladı. Böylece teknolojiyi kullanan bir organizasyondan, teknolojiyle düşünen bir organizasyona doğru ilerledik” ifadelerini kullandı.