Türkiye Sigorta Birliği’nin Altınbaş Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlediği Teknolojik Gelişmelerin Sigorta Hukukuna Yansımaları Sempozyumu, sektörün geleceğine ışık tutan önemli açıklamalara sahne oldu. Etkinliğin ikinci oturumunda söz alan Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Tekin Memiş, sigortacılık faaliyetlerinde veri kullanımının hukuki ve etik sınırlarını çizdi. Yaşanan teknolojik dönüşümün insan hayatını ve iş yapış şekillerini kökten değiştirdiğini belirten Memiş, bu değişime ayak uyduramayan kurumların gelecekte var olamayacağını ifade etti.

YAŞANAN DEĞİŞİMİN HIZI VE KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM

Geçmişten günümüze teknolojinin katettiği mesafeyi kendi asistanlık yıllarından örneklerle anlatan Prof. Dr. Tekin Memiş, bir zamanlar ev telefonu bağlatmak için yıllarca sıra beklendiğini hatırlattı. Günümüzde ise bulut teknolojileri ve yapay zekanın hayatın merkezinde yer aldığını dile getiren Memiş, internetin toplumu dönüştürdüğü gibi yapay zekanın da önümüzdeki on yıl içinde çok daha büyük kültürel dönüşümlere yol açacağını belirtti. Teknolojinin sadece bir araç olmadığını, kültürün bizzat kendisi haline geldiğini vurgulayan Memiş, yeni neslin günlük tercihlerinde bile artık yapay zeka modellerinden yararlandığını aktardı.

İş dünyasındaki dönüşümün kaçınılmaz olduğunu, acente, broker ve sigorta şirketlerinin hayata bakışını değiştirmesi gerektiğini belirten Memiş, elli yıl önce dünyanın en büyük ilk beş yüz şirketi arasında yer alan yapıların yüzde yetmişinin bugün varlığını sürdüremediğine dikkat çekti. Çağa ayak uyduramayan ve bilginin hakimi olamayan yapıların elenmeye mahkûm olduğunu söyleyen Memiş, sigorta sektörünün de bu dönüşümün tam kalbinde yer aldığını ifade etti.

SİGORTACILIĞIN TEMELİ VE DİJİTAL GÖZETİM ÇAĞI

Sigortacılık faaliyetlerinin özü itibarıyla tamamen veriye dayandığını ve büyük adetler yasası üzerine kurulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tekin Memiş, sigortayı kumar ve bahisten ayıran en temel unsurun istatistiksel veriler olduğunu belirtti. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte veri miktarının katlanarak arttığını söyleyen Memiş, insanların dijital ayak izleri üzerinden adeta camdan bir hayat yaşadığını ve her adımın izlendiğini vurguladı. Akıllı saatler, giyilebilir teknolojiler ve cep telefonları vasıtasıyla her bireyin konum ve harcama verilerinin sürekli bir yerlerde biriktiğini aktardı.

Bu yoğun bilgi akışının analiz edilmesinde yapay zekanın yakıt işlevi gördüğünü ifade eden Memiş, araçların petrolle çalışması gibi yapay zeka modellerinin de veriden beslendiğini belirtti. Sektördeki aktörlerin gelecekte üç farklı grupta toplanacağını öngören Memiş, birinci grubun geleceği tahmin ederek yön verenler, ikinci grubun ilk adımı atanları takip edenler, üçüncü grubun ise sadece hayatta kalma mücadelesi verenler olacağını, bu son grubun ise uzun vadede yok olacağını dile getirdi.

ALGORİTMİK AYRIMCILIK VE PROFİLLEMENİN SINIRLARI

Yeni nesil sigortacılık uygulamalarında kullanılan telematik cihazların sürücü davranışlarını anlık olarak izlediğini ve iyi sürücülere prim iadesi sunduğunu belirten Prof. Dr. Tekin Memiş, bu durumun müşteri ile şirket arasında yeni bir etkileşim dönemi başlattığını ifade etti. Ancak madalyonun diğer yüzünde ciddi etik ve hukuki problemlerin barındığına dikkat çeken Memiş, verilerin analiz edilmesiyle ortaya çıkan profilleme süreçlerinin ayrımcılığa yol açabileceğini aktardı. Bireylerin yaşadıkları semtlere veya sağlık verilerine göre kategorize edilmesinin, risk havuzlarının yapısını bozabileceğine işaret etti.

İyi ve kötü risklerin keskin bir biçimde ayrışması durumunda, yüksek risk grubundaki bireylerin primlerinin aşırı yükseleceğini ve nihayetinde bazı insanların sigortalanamaz hale geleceğini vurgulayan Memiş, bu durumun riskin tabana yayılması ilkesine dayanan sigorta mantığının çöküşüne yol açabileceğini belirtti. Dünyada insanların teoride veri güvenliği konusunda çok endişeli görünmelerine rağmen, pratikte dijital konfor uğruna tüm verilerini paylaşmaktan çekinmediklerini de sözlerine ekledi.

ŞEFFAFLIK, DENETİM VE İNSANİ DİJİTALLEŞME İHTİYACI

Veri işleme süreçlerinde yapay zekâ kullanan şirketlerin algoritmik yapılarının şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini savunan Prof. Dr. Tekin Memiş, bağımsız denetim mekanizmalarının kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Sigortalıların kendilerine neden yüksek veya düşük prim çıktığını adil bir biçimde anlayabilmesi gerektiğini belirten Memiş, veri kalitesinin ve kararlara itiraz edilebilirlik hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Küresel teknoloji şirketlerinin elinde bulundurduğu muazzam veri gücü karşısında yerel sigorta sektörünün sadece birer tedarikçi konumuna düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Gelecekte veri tekelinin önüne geçilmesi ve adil bir rekabet ortamının yaratılması adına insani bir dijitalleşme modelinin bugünden konuşulması gerektiğini belirten Memiş, toplanan verilerin temiz, hukuka uygun ve amaca özgülenmiş olması şartını dile getirdi. Dijitalleşme süreçlerinde temel insan haklarının korunmasının ve ticari sırların muhafaza edilmesinin önemine değinen Memiş, dijital dünyada ilerlerken en önemli unsurun insanlığın unutulmaması gerektiği olduğunu şeklinde vurguladı.