Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve ülkemizde 11 ili etkileyen deprem felaketinin ardından bireyler artan deprem endişeleri ile birlikte gereken tedbirleri almaya yöneldi. Türkiye’de deprem güvenliğine yönelik önlemlerin 2023 yılında, bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında yaşanan ciddi artış dikkat çekiyor. Türkiye’nin en büyük hizmet platformu Armut.com’a gelen talepler arasında risk durumunu belirlemeye yönelik binaların sağlamlığına ve bölgenin güvenliğine dair yapılan analizler bireylerin öncelik sırasına giriyor. Risk tespitinden sonra, önlem almaya yönelik servislerde de yaşanan artış halkımızın artık deprem konusunda daha hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Deprem sonrası dönemde çok hızlı artan bu talepler yıl içinde azalsa da özellikle 17 Ağustos yıldönümünde tekrar yükselişe geçiyor.

BİNALARIN SAĞLAMLIĞINI VE DEPREM ANINDAKİ RİSKİMİZİ MERAK EDİYORUZ

Armut.com verilerine göre deprem risk belirlemede, yapıların malzeme kalitesi ve yapıların dayanıklılığı merak edildi. Deprem testi en yüksek talebi alırken, bunu Karot testi takip etti. Totalde yüzde 1562’lik artış gösteren bu kategoride Karot Testi tüm Türkiye’de yaklaşık 45 kat artarken, binaların deprem sırasında nasıl performans göstereceğinin değerlendirildiği, potansiyel zayıf noktaların tespit edildiği Bina Performans Analizi talebi 40 kat arttı.

DAYANIKLI YAPI ÇÖZÜMLERİYLE KENDİ ÖNLEMLERİMİZİ ALMAK İSTİYORUZ

Bina güçlendirme hizmetleri, dayanıklı yapı çözümü geliştirmek için bireylerin tercih ettiği ilk seçenek oluyor. Bu kapsamda ise bir önceki seneye göre bina güçlendirme hizmetinde yüzde 834’lük bir büyüme görülüyor. Armut.com verilerine göre deprem olasılığına karşı dayanıklı yapı çözümleri arayışında Kentsel Dönüşüm projelerinde de ciddi artış yaşanıyor. Eski ve riskli binaların yenilenmesi veya yerine daha güvenli yapıların inşası için kapsamlı projeler geliştirilmesine dair hizmet talepleri yüzde 225 artarken; depreme dayanıklı, hızlı ve verimli şekilde inşa edilebilen modern prefabrik ev çözümlerine ilgi de yüzde 147 oranıyla yükseliş gösteriyor.

KENDİ DEPREMİNİ BEKLEYEN İSTANBUL RİSK BELİRLEMEYE YÖNELİK HİZMETLERE YOĞUN İLGİ GÖSTERİYOR

Türkiye’nin en yoğun bina stoğuna sahip ili İstanbul’daki deprem hazırlık hizmetleri arasında en çok Deprem testine ilgi gösteriliyor. Deprem testi taleplerinin yüzde 1355 arttığı İstanbul’da Karot testi talepleri de 72 katına çıkmasıyla dikkat çekiyor.

DEPREM TESTİ NASIL YAPILIR

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından özellikle eski binalarda yaşayanlar, binasının sağlam olup olmadığını merak etmeye başladı.  Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde vatandaşlar depreme karşı bina dayanıklılık testi yaptırmak için arayışlara girdi.

Binasının riskli olduğunu düşünen veya depreme karşı dayanıklı olup olmadığını öğrenmek isteyenler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca belirlenen kurum ve kuruluşlara başvurarak bu testi yaptırabiliyor.

Bakanlığın internet sitesinde, başvurulabilecek belediyeler, meslek odaları, kamu kurumları, üniversiteler ile özel kuruluşlar ve firmalar yer alıyor. Sadece betondan numune alınarak yapılan tarama işlemi sonrası risk tespit raporu kısa sürede çıkabiliyor. Binanın farklı yerlerinden karotların alındığı, farklı işlemlerin yapıldığı ve numunelerin laboratuvarlarda incelendiği detaylı tarama için daha uzun süreye ihtiyaç var. Riskli yapı tespitlerinin maliyetini kat malikleri ödüyor.

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’in 2024 başvuruları başladı Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’in 2024 başvuruları başladı

Testi yaptırmak için bina sakinlerinden bir kişinin başvurması yeterli oluyor. Her kattan karot alınıyor Bina performans analizi için lisanslı firmalar her kattan karot alıyor. Alınan numuneler inşaat mühendisleri tarafından basınç testine sokuluyor. Binada kullanılan betonun taşıma kapasitesine bakılıyor. Korozyon oluşup oluşmadığı kontrol ediliyor.

Kullanılan demirin projeye uygunluğu kontrol ediliyor, zemin kontrol ediliyor. Bu analizlerden sonra “Bina deprem yönetmeliğine uygun mu?”, “Olası bir depremde ayakta kalabilir mi?”, “Binanın güçlendirmeye ihtiyacı var mı?” sorularına cevap bulunuyor.

Editör: Veli Karadeniz