Deprem felaketinin ardından geçen iki aylık dönemde hasar süreçlerine yönelik çalışmalar aralıksız devam ederken, yaşanan felaketin ardından can ve mal güvenliğinin korunmasında sigorta güvencesinin önemi bir kez daha anlaşılıyor. Depreme karşı en önemli hazırlıklardan birinin sigorta güvencesi olduğuna dikkat çeken Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, “Deprem felaketi hepimizi derinden üzdü. Ülkemizin bir daha böyle bir facia yaşamamasını dileriz. Fakat deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak depremin beklenmedik bir olay olmadığını da unutmamamız gerekli. Gelecekte de farklı bölgelerde, yüksek şiddetlerde depremlerin olabileceği bir gerçek. Bu bilimsel öngörüler doğrultusunda hazırlık yapmalı, hasar ve kayıpları en aza indirecek önlemleri almalı ve buna yönelik afet senaryoları geliştirmeliyiz. Deprem felaketine karşı önlem aşamasında bina/yapı güçlendirmesi ilk öncelik olmakla birlikte sigorta farkındalığı da en önemli hazırlıklardan biri. Temennimiz bu olası depremlerin en az yıkım ve hasar ile atlatılması yönünde. Beklenen depremlere karşı kentsel dönüşüm ve güçlendirme çabasının sigorta farkındalığı ile desteklenmesi gerek. %100 sigortalılık hedefinin yakalanması gerekiyor ki olası afetler sonrasında hayatın normale dönmesine hızlıca katkı sağlanabilsin” açıklamalarında bulundu.

Sigortalılık oranının düşük seviyelerde olmasının etkilerini paylaşan Kırmızı, “Zorunlu olan poliçelerde dahi %100 sigortalılık oranları elde edilememiş durumda. Depremin etkilediği illerde DASK oranlarının %48, DASK’ın üzerindeki limiti teminat altına alan ihtiyari poliçelerde ise sigortalılık oranının konutlarda %6 olduğunu görüyoruz. Sanayi tesislerini kattığımızda ise bu oran %10’a çıkıyor. Sadece yıkılan binalar değil altyapılar, sanayi bölgeleri, iş durması teminatları vb. diğer hasarlara bakıldığında deprem bölgesinde toplam 26-30 milyar dolar civarında hasar bekleniyor” dedi.

‘SİGORTA ÜRÜNLERİNİ İYİ TANIMAK, İYİ TANITMAK ŞART’

“Deprem felaketinin ardından afet bölgesindeki çalışmalar kapsamında, sanayi bölgesindeki hasar tespit çalışmaları ve ödemelerinin ivedilikle gerçekleştirilmesi, ekonominin ve sanayinin sürekliliğinin sağlanması için destek verilmesi büyük önem arz etmekte” diyen Kırmızı, “Deprem bölgesinde 5 bin 600 tesisin ağır veya orta hasarlı olduğu, 34 Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) 7’sinin altyapısında kısmi hasar tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda altyapı, bina hasarı, makine ve stok hasarına yönelik maliyetin 170 milyar lira olacağı tahmin ediliyor. Bölgedeki yaraları sarmak, sanayi ve üretim noktasında tekrar kalkınmak ve geleceğe en iyi şekilde hazırlanmak için hem sigorta sektörü hem de Doğa Sigorta olarak faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘Yarınlar Bizimle Parlar’ mesajı ‘Yarınlar Bizimle Parlar’ mesajı

Sigorta gerekliliğinin afet ve hasarlardan sonra daha iyi anlaşılmasının üzücü bir sonuç olduğunu söyleyen Nihat Kırmızı, “Yaşadığımız acı felaket bizlere gösterdi ki; sigorta ürünlerini iyi tanımak ve iyi tanıtmak şart.  Acentelerimize burada çok önemli bir görev düşüyor. Müşteri bilgisinin doğru ve eksiksiz olmasın, ek ihtiyaçların doğru tespit ve değerlendirilmesi ve poliçe içeriklerinin iyi aktarılması hasar anındaki süreçlerin hızlı ve sağlıklı sonuçlanması adına büyük gereklilik. İhtiyari deprem sigortaları ile hasar sonrası mağduriyetlerin tam anlamıyla giderilmesi için zorunlu sigortaların yaptırılmış olması gerekliliğinin altını da önemle çizmek gerekli. Sigorta bilincinin yaygınlaşması için kurum ve bölge çalışanlarımız ile beraber müşterilerimize doğrudan temas eden acente temsilcilerimizin bilgi donanımı ve çözüm odaklı hareket kabiliyetini arttırmak için gerekli çalışmaları sistemli bir şekilde sürdürüyoruz” şeklinde sözlerini tamamladı.

Editör: Yaren Akkuş