EY tarafından yayımlanan Küresel Siber Güvenlik Araştırması, yapay zekânın siber tehditlerin niteliğini ve etkisini köklü şekilde değiştirdiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre şirketlerin karşı karşıya olduğu en büyük risk artık yalnızca dış saldırılar değil, güvenlik sistemlerinin göremediği "kör noktalar" olarak tanımlanan görünmeyen alanlar.

Dünya genelinde farklı sektörlerden 800'den fazla siber güvenlik yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, yapay zekâ destekli saldırıların sistemlerdeki zafiyetleri tespit etme ve bunlardan yararlanma süresini saniyelere kadar düşürdüğünü gösterdi.

En büyük tehdit görünmeyen güvenlik açıkları

Araştırmaya göre siber güvenlik yöneticilerinin yüzde 70'i, en kritik risklerin mevcut güvenlik sistemlerinin erişemediği alanlarda bulunduğunu belirtiyor.

EY, şirketlerin artık yalnızca saldırıları engellemeye değil, operasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye ve sürekli izleme mekanizmaları oluşturmaya odaklanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Operasyonel teknoloji en riskli alan

Araştırmada şirketlerin en fazla güvenlik açığıyla karşı karşıya kaldığı alanlar şöyle sıralandı:

  • Operasyonel teknoloji (OT) ve fiziksel varlıklar: %57
  • Üçüncü taraf ekosistemleri: %49
  • Yapay zekâ sistemleri ve araçları: %47

Rapora göre bu alanlarda gerçek zamanlı görünürlük ve sürekli izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, kurumların öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Altyapı ve yaşam bilimleri öne çıkıyor

Araştırma, küresel ölçekte en yüksek zafiyet oranına sahip sektörün altyapı endüstrisi olduğunu ortaya koyuyor. Demiryolu sistemleri, trafik altyapıları ve yapısal izleme sensörleri gibi kritik sistemlerin giderek daha fazla dijital ağlara bağlanması, siber güvenlik risklerini de artırıyor.

Yaşam bilimleri sektörü de dikkat çeken alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre bu sektörde kritik iş varlıklarının yüzde 64'ü güvenlik açığı bölgesinde bulunuyor. Yapay zekânın klinik operasyonlardan ilaç geliştirme süreçlerine kadar yaygınlaşması, siber güvenliği stratejik bir öncelik haline getiriyor.

Madencilikte risk yüzde 67'ye ulaştı

Sektörel bazda güvenlik açıklarının dağılımında şu oranlar dikkat çekiyor:

  • Madencilik ve metal: %67
  • Yaşam bilimleri: %64
  • Operasyonel teknoloji ve fiziksel varlıklar: %57
  • Endüstriyel ürünler: %46
  • Perakende: %43
  • Tüketici ürünleri: %36

Araştırma, yapay zekâ destekli dijital dönüşümün hız kazanmasına karşın siber güvenlik uygulamalarının aynı hızla gelişemediğini ortaya koyuyor.

Operasyonel dayanıklılık öne çıkıyor

Özellikle enerji ve sanayi gibi operasyonel teknolojilerin yoğun kullanıldığı sektörlerde siber risklerin fiziksel üretim süreçlerine kadar ulaşabildiğine dikkat çekilen araştırmada, bilgi teknolojileri (BT) ile operasyonel teknoloji (OT) ekiplerinin koordinasyonunun kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

Şirketlerin;

  • %59'u ortak risk değerlendirmeleri yürütüyor.
  • %56'sı fonksiyonlar arası ekipler oluşturuyor.
  • %51'i ortak görünürlük sağlayan izleme teknolojilerinden yararlanıyor.

EY, şirketlerin siber güvenliği yalnızca bilgi teknolojilerinin bir konusu olarak değil, kurumsal güven, iş sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığın temel unsurlarından biri olarak ele alması gerektiğini belirtiyor.