Türk Devletleri Sigorta Birliği’nin Gaziantep’te düzenlenen 2. Genel Kurulu’nun kapanış konuşmasını gerçekleştiren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin; iklim krizi, doğal afetler ve şehirlerin dirençliliği konularında sigorta sektörünün hayati rolüne dikkat çekti. Şahin, "Yeni bir dünya var ve yeni şeyler söylememiz lazım. Önleyici tedbirleri ön plana çıkararak sigortacılıkta ortak akılla hareket etmeliyiz" dedi.
"ANTEP ZORU İTEN ŞEHİRDİR"
Konuşmasına Anteplilik ruhunu tarif ederek başlayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin; Türk Dünyası Sigortalar Birliği, Türkiye Sigorta Birliği, Azerbaycan temsilcileri ve Türk dünyasından gelen tüm heyetleri selamladı. Gaziantep’in ticaret, taşımacılık, tarım, turizm ve üretimin merkezi olduğunu hatırlatan Şahin, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) "Yeşil Şehri", OECD’nin "Şampiyon Şehri" ve Avrupa Konseyi "Europe Prize" büyük ödülünün sahibi uluslararası bir kent olduklarını ifade etti.
UNDP ANALİZİ VE YUSUF HAS HACİB ALINTISI
Kentteki uluslararası ağları güçlü tutarken SWOT analizleriyle çalışmaları bir mühendis titizliğiyle ölçtüklerini belirten Şahin, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı ile gerçekleştirdikleri görüşmeyi aktardı:
"UNDP Başkanı, Gaziantep'in her alanda iddiası ve gayreti olduğunu ancak sigortacılık alanında görünürlüğün istenen noktada bulunmadığını belirtti. Kendisine Hakas Yusuf Has Hacib'in 'Yöneten ne söylerse halk da aynı şeyi söyler ve ona uyar' sözüyle karşılık verdim. Bu alanda bugüne kadar yeterli çalışmayı yapamadığımızı kabul ederek, durumu telafi etmek üzere sektör temsilcilerimizi Gaziantep'e davet ettik."
"DİLDE, FİKİRDE VE İŞTE BİRLİK"
İsmail Gaspıralı’nın ilkesine atıfta bulunan Fatma Şahin; küresel ısınma, deprem, yangın ve buzulların erimesi gibi yeni krizler karşısında ortak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Hazreti Mevlana’nın "Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım" sözünü hatırlatan Şahin; dilde, fikirde ve işte birliğin sigortacılık sektörü için de en temel zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
"İNSANLARIN CANI, MALI VE AİLESİ BİZE EMANET"
2014 yılından bu yana büyükşehir belediye başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Şahin, kent sakinlerinin canının, malının ve ailesinin kendilerine emanet olduğunu dile getirdi. "Önce tedbir, sonra tevekkül" anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Şahin, pandemide sağlık sigortasının öneminin anlaşıldığını, Adana'da yaşanan süper hücre felaketi, aynı anda gerçekleşen dolu, yıldırım ve fırtına gibi sıra dışı iklim olaylarının ortak bir güvence mekanizması gerektirdiğini kaydetti.
MERKEL ÖRNEĞİ VE SOSYAL DEVLET VURGUSU
Almanya’da yaşanan sel felaketi sonrasında dönemin Şansölyesi Angela Merkel’in "Allah sigorta şirketlerinin yardımcısı olsun" sözünü hatırlatan Şahin, sosyal devlet anlayışıyla tüm yükü devletin üstlenmesinin sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturmadığını, iyi yönetişim ve güçlü sigortacılık sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi.
DİRENÇLİ ŞEHİR SUNUMU VE AFET DENEYİMLERİ
6 Şubat depremlerinin ardından Valencia’da düzenlenen OECD toplantısında "Dirençli Şehir" sunumu yaptıklarını belirten Şahin, afet deneyimlerine ilişkin şu ayrıntıları paylaştı:
- TÜBİTAK Deprem Master Planı: Şehrin fay hatlarını önceden belirlediklerini, 7.7 büyüklüğündeki senaryoya ilk aşamada ihtimal verilmediğini ancak bu felaketin birebir yaşandığını ifade etti.
- Süper Hücre Hasarı: Gaziantep'te yaşanan son süper hücre fırtınasında 130 asırlık çınar ağacının kökünden söküldüğünü belirterek, doğa olaylarının gerçek birer yönetim konusuna dönüştüğünü vurguladı.
- 3 Ana Safha (Öncesi, Sırası, Sonrası): Afet yönetiminde en kritik dönemin "afet öncesi" olduğunu söyleyen Şahin, Japonya'nın Kobe kentindeki konteyner altyapısı ve halk eğitimi modelini yerinde incelediklerini belirtti. Gaziantep’te 10 yıl boyunca suya yapılan yatırımlar sayesinde deprem günü su krizinin yaşanmadığına dikkat çekti.
- İlk 72 Saat ve Kurumsal Kapasite: Arama kurtarma çalışmalarında kendi ekipman ve lojistiğiyle gelen uzman ülkelerin 72 saatteki başarısını örnek göstererek, yerel kurumsal kapasitenin bu düzeye çıkarılması gerektiğini belirtti.
"470 BİN DEPREM KONUTU BÜYÜK BİR LİDERLİK ÖRNEĞİDİR"
Cumhurbaşkanlığının güçlü liderliği ve İçişleri Bakanlığı'nın koordinasyonuyla 470 bin deprem konutunun inşa edildiğini vurgulayan Şahin, Alman Cumhurbaşkanı’nın Nurdağı ziyaretinde "Siz ne yapmışsınız?" diyerek şaşkınlığını ifade ettiğini aktardı. Şahin, buna karşın her krizde aynı şartların oluşturulamayacağını, bilimsel altyapı, özel sektör entegrasyonu ve güvenli şehir tasarımıyla risklerin önceden yönetilmesi gerektiğini söyledi.
TERZİ USULÜ SİGORTACILIK VE GAZİANTEP'TEN PİLOT PROJE ÇAĞRISI
İstanbul'daki ağır hasarlı binaların durumuna değinerek can kaybının telafisi olmadığını söyleyen Şahin, risk ve sigorta mühendisliğinin uzmanlaşması gerektiğine dikkat çekti. "Konfeksiyon" usulü standart poliçeler yerine "terzi usulü" kişiye ve kuruma özel sigorta modellerine geçilmesini öneren Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biz lojistikçiyiz, uygulamacıyız. Zirveden çıkacak kararlar doğrultusunda 'Başkanım şurada şu pilot çalışmayı yapalım' dediğiniz her noktada varız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak kendi çalışma arkadaşlarımıza deprem sigortası yapmış bir kurumuz. Bütçemizin üçte birini deprem bölgesine ve İslahiye’ye ayırırken, diğer yandan hibe programlarıyla kente kaynak sağlıyoruz. Genel sekreterimiz ve ekibimizle birlikte zirve çıktılarını sahada birebir uygulayacağız."
Türk Devletleri Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu kapsamında hazırladığımız 4 bölümlük haber serimiz bu bölümle sona erdi.





