Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu tarafından düzenlenen “Geleceğin Motor Sigortaları” panelinde konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, otomotiv dünyasındaki teknolojik dönüşümün sigorta maliyetleri ve hasar süreçleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Genel Güvenlik Regülasyonu II (GSR2) ile araçlarda zorunlu hale gelen güvenlik donanımlarının kaza frekansını düşürme potansiyeli taşıdığını ancak bunun primlerin düşeceği anlamına gelmediğini vurgulayan Ölken, sektörün yeni bir maliyet yapısıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.

FREKANS DÜŞSE DE HASAR MALİYETLERİ YUKARI ÇIKIYOR

Yeni nesil araçlarda şerit takip asistanı ve acil frenleme gibi sistemlerin kazaları yüzde10 ile yüzde 30 arasında azaltmasının beklendiğini ifade eden Yavuz Ölken, bu durumun bir paradoksu beraberinde getirdiğini söyledi. Akıllı sistemlerle donatılmış araçların birer "dijital kutuya" dönüştüğünü belirten Ölken, bu araçlardaki parçaların artık onarılmak yerine doğrudan değiştirildiğini kaydetti. Sensörlerin ve dijital aksamların işçiliğinin yüksek maliyetli olduğunu vurgulayan Ölken, kaza sayısı azalsa bile her bir hasarın onarım bedelinin katlanarak arttığına dikkat çekti. Bu durumun sigorta primlerinin yakın gelecekte aşağı yönlü hareket etmesini zorlaştırdığı ifade edildi.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA YENİ RİSKLER VE KARANTİNA SÜRECİ

Elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle birlikte hem sürücü alışkanlıklarının hem de servis süreçlerinin değişmesi gerektiğini dile getiren Ölken, özellikle kaza sonrası güvenlik protokollerine değindi. Avrupa'daki regülasyonlara göre elektrikli bir aracın kaza sonrası 72 saat boyunca karantina bölgesinde bekletilmesi gerektiğini hatırlatan Ölken, Türkiye'deki servis altyapısının bu dönüşüme hazır olması gerektiğini söyledi. Araçların kaza sonrası 150 metre uzağa park edilmesi zorunluluğu gibi fiziksel engellerin, operasyonel maliyetleri ve süreç yönetimini daha karmaşık hale getireceği belirtildi.

SİGORTACILIKTA VERİ SAHİPLİĞİ VE HUKUKİ SORUMLULUK

Otonom sürüşe doğru gidilen bu yolda "Sorumlu kim?" sorusunun önem kazandığını ifade eden Yavuz Ölken, mevcut mevzuatın halen yüzde yüz insan sorumluluğuna dayandığını hatırlattı. Araçların ürettiği telemetri verilerinin mülkiyetinin kimde olacağı konusunun yasal düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu belirten Ölken, verinin sigortacıyla paylaşılmasının risk yönetimi açısından kilit rol oynayacağını söyledi. Sektör paydaşlarının rekabetten önce iş birliği yaparak bu yeni ekosistemi doğru kurgulaması gerektiğini vurgulayan Ölken, siber saldırı risklerine karşı bireysel siber koruma sigortalarının da gelecekte standart bir ihtiyaç haline gelebileceğini sözlerine ekledi.