Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Aracıları İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Korkut, Sigortamnews’e verdiği özel demeçte, sektörde son günlerde yaşananlarla ilgili görüşlerini aktardı. Korkut'un açıklamalarını aynen yayınlıyoruz.

Son günlerde iki sigorta şirketinin finansal kuruluşlar nezdindeki hesaplarına yönelik SEDDK tarafından alınan tedbirler, sektörümüzün gündemine önemli bir konuyu yeniden taşıdı.

Sigorta sektöründe düzenleyici tedbirler kadar, bu tedbirlerin acentelere, sigortalılara ve sektörün diğer paydaşlarına nasıl ve ne zaman anlatıldığı da önemlidir.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim:

SEDDK’nın denetim ve gözetim yetkisini kullanması, sigorta sektörünün sağlıklı işleyişi açısından doğal ve gereklidir.

Buradaki mesele alınan tedbirin kendisi değildir.

Asıl mesele, bu gelişmelerin sahadaki ilk muhatap olan acentelere ve sigortalılara, zamanında ve doğrudan yeterli bilginin ulaşıp ulaşmadığıdır.

TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak, bu gelişmeler konusunda resmi bir bilgilendirmeye ulaşmadan önce konuyu kamuoyuna yansıyan haberler ve sosyal medya üzerinden öğrenmiş olmamız, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir husustur.

Çünkü sigorta sektöründe bir gelişme olduğunda bunun ilk etkisini çoğu zaman acente hisseder.

Sigortalı şirketi aramaz.

Acentesini arar.

Tamir servisi, acenteyi arar.

Cam firması, acenteyi arar.

Sağlık kuruluşu, acenteyi arar.

Hasar gören müşteri, acenteyi arar.

Ve acente, kendisine resmi ve yeterli bilgi verilmemiş olsa bile müşterisinin karşısına geçip soruları cevaplamak zorunda kalır.

“SON BİR İKİ YILDIR SEKTÖRÜMÜZDE BENZER KONULARDA ACENTELER OLARAK YAŞADIĞIMIZ MADDİ VE MANEVİ SIKINTILAR HALEN HAFIZALARIMIZDA”

İşte tam da burada iş ortaklığı kavramının gerçek anlamı ortaya çıkıyor.

ACENTE SAHADA YALNIZ BIRAKILMAMALI

Bir sigorta şirketi hakkında düzenleyici bir tedbir alındığında;

“Faaliyetler devam ediyor mu?”

“Poliçeler geçerli mi?”

“Hasar ödemelerinde bir sorun var mı?”

“Anlaşmalı servisler ve sağlık kuruluşları hizmet vermeye devam edecek mi?”

“Komisyon ödemelerinde bir değişiklik olacak mı?”

“Yeni poliçe ve yenileme işlemleri nasıl yürütülecek?”

gibi onlarca soru ortaya çıkabiliyor.

Nitekim Doğa Sigorta konusunda SEDDK tarafından daha sonra yapılan açıklamada, alınan tedbirin şirketin faaliyetlerini kısıtlamaya yönelik olmadığı ve POS işlemlerini kapsamadığı ayrıca açıklandı. Şirket de faaliyetlerinin devam ettiğini ve operasyonlarda aksama olmadığını duyurdu. Ancak, poliçe iptallerinde İADE ücret konusu ne olacak.

Peki bu açıklamalar neden daha ilk aşamada, açık ve eş zamanlı biçimde acentelerin ve sigortalıların önüne konulmasın?

Bizim itirazımız tam olarak buradadır.

Çünkü bilgi boşluğu oluştuğunda, o boşluğu maalesef söylentiler dolduruyor.

Ve bunun bedelini yalnızca ilgili şirket değil, bütün sigorta sektörü ödüyor.

SAHADAN GELEN BİLGİLERİ DE YOK SAYAMAYIZ

Son günlerde bazı tamir-bakım ve cam onarım firmalarından, ayrıca bazı sağlık kuruluşlarından acentelere ve sigortalılara yansıyan farklı uygulama ve endişeler olduğunu görüyoruz.

Burada herhangi bir kurum veya şirket hakkında doğrulanmamış bir iddiayı gerçekmiş gibi kabul etmek doğru değildir.

Ancak sahadan gelen bu bilgileri de görmezden gelemeyiz.

Çünkü bir sigortalı poliçesinin gereğini yerine getirmek istediğinde; bir servis “bekliyorum” diyorsa, bir cam firması tereddüt yaşıyorsa, bir sağlık kuruluşu ödeme konusunda soru işareti taşıyorsa, müşterinin gözünde tartışma artık yalnızca o şirketle sınırlı kalmıyor.

Sigortaya duyulan güven sorgulanmaya başlıyor.

Bu nedenle sektör olarak çok daha hızlı, koordineli ve şeffaf bir iletişim mekanizmasına ihtiyacımız var.

BİRLİK ÜYELİĞİ SADECE TEMSİL DEĞİLDİR

Sigorta şirketlerinin Türkiye Sigorta Şirketleri Birliği çatısı altında temsil edilmesi, sektörün ortak bir yapıya sahip olduğunun da göstergesidir. TSB’nin 2025 faaliyet raporunda Doğa Sigorta da Birlik üyeleri arasında yer almaktadır.

Bu nedenle böyle kritik durumlarda sektörün kurumsal iletişim refleksinin daha güçlü olması gerektiğini düşünüyorum.

Bir şirketle ilgili alınan bir tedbir, doğru anlatılmadığında bütün sektörün algısını etkileyebilir.

Burada beklentimiz;

SEDDK’dan düzenleyici kararların kapsamı hakkında açık ve zamanında bilgilendirme,

Türkiye Sigorta Birliği’nden sektör genelini ilgilendiren gelişmelerde koordinasyon, sigorta şirketlerinden acentelerini aynı anda ve doğrudan bilgilendirmeleri, acentelerden ise müşterilerine yalnızca doğrulanmış bilgileri aktarmalarıdır.

Bu dört ayak birlikte çalışmadığında, ortaya güven problemi çıkar.

ACENTE, KRİZİ SOSYAL MEDYADAN ÖĞRENMEMELİ

Bugün sektörümüzün en önemli sorunlarından birinin de bu olduğunu düşünüyorum.

Acenteden; müşterisini koruması, şirketini temsil etmesi, poliçenin arkasında durması, hasar anında müşterisinin yanında olması, şirketine sadakat göstermesi bekleniyor.

Peki acente de aynı ölçüde korunuyor ve bilgilendiriliyor mu?

Bir acentenin temsil ettiği şirketle ilgili önemli bir düzenleyici gelişmeyi sosyal medyadan öğrenmesi, iş ortaklığı anlayışı açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Çünkü acente yalnızca poliçe satan kişi değildir.

Acentenin itibarı da o poliçenin arkasındaki şirketin itibarıyla birlikte yürür.

Şirket hakkında oluşan olumsuz algının ekonomik ve ticari sonuçlarından acente de doğrudan etkilenir.

Bu nedenle acentenin bilgilendirilmesi bir “iyi niyet” meselesi değil; iş ortaklığının gereğidir.

GÜVENİN TEMELİ: ŞEFFAFLIK

Sigortacılık güven sektörüdür.

Sigortalı parasını bugün öder, karşılığını belki yıllar sonra alır.

Bu nedenle sigorta sektörünün en önemli sermayesi sadece finansal büyüklükler değildir, güvendir.

Güvenin kaybedilmesi kolay, yeniden kazanılması ise çok zordur.

Bu nedenle düzenleyici kurumların aldığı tedbirlerin kamuoyuna doğru anlatılması; sigorta şirketlerinin acentelerini zamanında bilgilendirmesi; acentelerin müşterilerine doğru bilgi aktarabilmesi; hasar ve tazminat süreçlerinde servis, sağlık kuruluşu ve diğer iş ortaklarının tereddütlerinin giderilmesi; sektörün tamamının ortak sorumluluğudur.

BİZİM BEKLENTİMİZ ÇOK AÇIK

TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak beklentimiz;

Acentenin gelişmeleri sosyal medyadan öğrenmek zorunda kalmadığı,

sigortalının poliçesi hakkında söylentiler üzerinden endişe yaşamadığı,

servis ve sağlık kuruluşlarının ödeme konusunda tereddüt etmediği,

şirketlerin kritik gelişmelerde acenteleriyle aynı anda iletişim kurduğu,

SEDDK, TSB, sigorta şirketleri ve acente kanalının koordineli hareket ettiği

bir iletişim ve kriz yönetimi sisteminin oluşturulmasıdır.

Burada kimseyi suçlamak veya bir şirket hakkında hüküm vermek gibi bir yaklaşımımız yok.

Tam tersine; amacımız sektörün güvenini korumaktır.

Çünkü bir şirketin yaşadığı sorun yalnızca o şirketin sorunu olarak kalmayabilir.

Yanlış veya eksik iletişim, bütün sektörün itibarına zarar verebilir.

Ve biz buna seyirci kalamayız.

SON SÖZ

Sigorta şirketleri güçlü olmalı.

Acenteler güçlü olmalı.

Sigortalılar kendini güvende hissetmeli.

Servisler, sağlık kuruluşları ve diğer hizmet sağlayıcılar sistemin işleyişine güvenmeli.

Regülatörün kararları ise açık, anlaşılır ve doğru zamanda sahaya ulaşmalı.

Çünkü sigorta sektöründe güven, sadece bilanço ile değil; bilgi, şeffaflık ve iletişimle de yönetilir.

Biz acenteler olarak şirketlerimizin yanında olmaya, müşterilerimizin yanında durmaya ve sektörümüzün gelişmesi için sorumluluk almaya hazırız.

Ancak bunun karşılığında şunu da açıkça söylüyoruz:

Acenteyi iş ortağı olarak görüyorsanız, onu en son bilgi alan taraf haline getirmeyin.

Çünkü kriz anında acente yalnız bırakılırsa, sadece acente değil, sektörün güven zinciri zarar görür.

Ve unutulmamalıdır:

GÜVEN, BİLGİYLE BAŞLAR, ŞEFFAFLIKLA BÜYÜR, DOĞRU İLETİŞİMLE KORUNUR.

Levent Korkut

TOBB – Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı