İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nde uzun yıllardır önemli görevler üstlenen ve TOBB Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanlığı görevini yürüten Levent Korkut, yayımladığı veda mesajıyla 2026 yılında gerçekleştirilecek İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde aday olmama kararı aldığını duyurdu.
GÖREV YARIŞI GENÇ MESLEKTAŞLARA DEVREDİLİYOR
2005 yılında başlayan İstanbul Ticaret Odası yolculuğunu değerlendiren Levent Korkut, 17 yıllık fiili hizmet süresince sayısız mücadele ve adım atıldığını belirtti. Bu kararın bir veda olmadığını vurgulayan Korkut, uzun yıllardır taşıdığı emaneti zamanı geldiğinde yeni kuşaklara devretmenin huzurunu yaşadığını ve genç sigortacıların önünü açmak istediğini ifade etti.
GÖREVLER BİTER SEKTÖR SEVDASI BİTMEZ
Acentelerin hak ve menfaatlerini her platformda savunduklarını altını çizen Korkut, edinilen bilgi ve yönetsel birikimini bundan sonra da sektörün ve meslektaşlarının hizmetine sunmaya devam edeceğini söyledi. Makamların emanet, hizmetin ise kalıcı olduğunu vurgulayan deneyimli isim, birlikte yol yürüdüğü tüm komite üyelerine, meclis arkadaşlarına ve acente camiasına teşekkür etti.
Korkut’un sigortamnews.com’un Instagram hesabından canlı yayınlanan açıklamasının tam metni şöyle:
2005 yılında büyük bir onur, heyecan ve sorumluluk duygusuyla başladığım İstanbul Ticaret Odası’ndaki hizmet yolculuğumda, bugün önemli bir kararımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi’nde; aralıksız üç dönem Komite Başkanı ve Meclis Üyesi, bir dönem Komite Üyesi ve Meclis Üyesi, ayrıca iki dönem, toplam sekiz yıl TOBB Genel Kurul İstanbul Delegesi olarak görev yaptım.
Toplam 17 yıllık fiili hizmetimin ardından, 2026 yılında gerçekleştirilecek İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde aday olmama kararı aldım.
Bu karar benim için bir vedadan çok, uzun yıllardır büyük bir sorumlulukla taşıdığım emaneti, zamanı geldiğinde yeni kuşaklara devretmenin huzurudur.
Geride bıraktığım yıllara baktığımda; sayısız toplantı, görüşme, mücadele, çözüm arayışı ve mesleğimiz adına atılmış birçok adım görüyorum.
Kimi zaman zorlandık, kimi zaman eleştirildik, kimi zaman sonuç almak için sabırla ve ısrarla mücadele ettik.
Ancak hiçbir zaman mesleğimizin ve meslektaşlarımızın hak ve menfaatlerinden taviz vermedik.
Bana duyulan güven sayesinde sektörümüzü İstanbul Ticaret Odası çatısı altında en güçlü şekilde temsil etmeye; sigorta acentelerimizin sorunlarını ilgili mercilere taşımaya, haklarını savunmaya ve mesleğimizin gelişimine katkı sağlamaya gayret ettim.
Üstlendiğim hiçbir görevi bir makam, bir unvan ya da kişisel kazanım olarak görmedim.
Benim için bu görevler her zaman bir emanetti.
Çünkü inanıyorum ki kurumlar kişilerin değil; ortak aklın, kurumsal hafızanın, tecrübenin ve sürekliliğin eseridir.
İnsanlar gelir, görevler değişir, makamlar devredilir. Ancak doğru yapılan işler, verilen mücadeleler, kazanılan güven ve mesleğe bırakılan izler kalır.
Bugün de aynı anlayışla hareket ediyorum.
Artık genç meslektaşlarımızın önünü açmanın; onların enerjisine, fikirlerine ve vizyonuna daha fazla alan bırakmanın zamanı olduğuna inanıyorum.
Ancak benim için bu yalnızca bir kuşak değişimi değildir.
Geride bıraktığım yıllar boyunca en büyük kazanımlarımdan biri, yalnızca mesleğimize hizmet etmek değil; aynı zamanda birlikte yol yürüdüğümüz, sorumluluk verdiğimiz, bilgi ve tecrübemizi paylaştığımız genç meslektaşlarımızın yetiştiğini görmek olmuştur.
Çünkü gerçek hizmetin yalnızca yapılan işlerle değil, o hizmet anlayışını geleceğe taşıyabilecek insanların yetişmesiyle kalıcı hale geldiğine inanıyorum.
Bugün gönül rahatlığıyla görüyorum ki; sektörümüzün sorunlarını yakından bilen, meslektaşlarımızın içinde yetişmiş, kurumlarımızın çalışma kültürünü ve sorumluluk anlayışını özümsemiş, bu bayrağı daha ileriye taşımaya hazır bir kuşak var.
Yıllar boyunca aynı masalarda oturduğumuz, aynı mücadelelerde omuz omuza verdiğimiz, birlikte ürettiğimiz ve tecrübelerimizi paylaştığımız genç arkadaşlarımızın artık daha fazla sorumluluk üstlenmelerinin zamanı geldi.
Benim için bayrak devri tam olarak budur.
Bayrak devri, yalnızca bir kişinin görevini başka bir kişiye bırakması değildir.
Bayrak devri; yıllar içerisinde oluşan bilgi ve tecrübenin, kazanılan güvenin, kurumsal hafızanın ve hizmet anlayışının kendisinden sonra gelenler tarafından sahiplenilerek daha ileriye taşınmasıdır.
Bu nedenle 2026 seçimlerinde görev yarışını genç arkadaşlarımıza bırakırken bunu bir geri çekilme olarak değil, yıllardır inandığım hizmet anlayışının doğal bir devamı olarak görüyorum.
Bir insanın geride bırakabileceği en kıymetli mirasın yalnızca yaptığı işler değil, kendisinden sonra sorumluluk üstlenebilecek insanlar yetiştirebilmesi olduğuna inanıyorum.
Bu benim için ayrıca büyük bir gurur ve gönül rahatlığıdır.
Ancak özellikle bilinmesini isterim ki;
Görevler sona erebilir, sektör sevdamız sona ermez.
Makamlar değişebilir, mesleğimize karşı sorumluluğumuz değişmez.
Bugüne kadar edindiğim bilgi, tecrübe ve yönetsel birikimimi bundan sonra da sigorta sektörümüzün, kurumlarımızın ve meslektaşlarımızın hizmetine sunmaya devam edeceğim.
Yeni dönemde sorumluluk üstlenecek arkadaşlarımızın yanında olacak; ihtiyaç duydukları her noktada tecrübemi paylaşacak ve mesleğimizin geleceği adına çalışmayı sürdüreceğim.
Çünkü benim için önemli olan hiçbir zaman kimin hangi koltukta oturduğu olmadı.
Önemli olan; o koltukta hangi anlayışın temsil edildiği, meslektaşlarımız için ne kadar mücadele edildiği ve sektörümüzün geleceği adına ne kadar sorumluluk alındığıdır.
Hayat ve uzun yıllara dayanan meslek mücadelem bana çok önemli bir gerçeği öğretti:
“Makamlar emanettir, hizmet ise kalıcıdır.”
Ben bu anlayışla görev yaptım.
Bu anlayışla mücadele ettim.
Ve bundan sonra da aynı anlayışla sektörümün yanında olmaya devam edeceğim.
Bu uzun yolculuk boyunca birlikte görev yaptığım tüm komite üyelerimize, meclis üyesi arkadaşlarıma, İstanbul Ticaret Odası yönetimine ve çalışanlarına, sektörümüzün kurum ve kuruluşlarının değerli temsilcilerine ve en önemlisi bana güvenen, destek veren, eleştirileriyle yol gösteren tüm meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.
Birlikte mücadele ettiğimiz, aynı masanın etrafında mesleğimiz için fikir ürettiğimiz, zaman zaman farklı düşünsek de ortak paydamız olan sigortacılık için omuz omuza verdiğimiz herkese ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
Bugün bir görev dönemini kapatırken, sektörümüzle olan yolculuğumu kapatmıyorum.
Aksine, geçmişin tecrübesinin yeni kuşakların enerjisiyle buluşacağı yeni bir dönemin başladığına inanıyorum.
Gönlüm rahat, geleceğe olan inancım güçlüdür.
Çünkü geriye baktığımda yalnızca yapılan işleri değil; oluşmuş bir kurumsal birikimi, yıllar içerisinde kazanılmış bir güveni ve en önemlisi, bu sorumluluğu devralıp daha ileriye taşıyabilecek insanların yetiştiğini görüyorum.
Bayrak değişir, mücadele devam eder.
Makamlar değişir, hizmet anlayışı devam eder.
İsimler değişir, ancak mesleğimize duyduğumuz sevda değişmez.
Birlik ve dayanışma içerisinde olduğumuz, ortak aklı hâkim kıldığımız ve birbirimize güvendiğimiz sürece sigorta sektörümüzün çok daha güçlü yarınlara ulaşacağına olan inancım tamdır.
Bir dönem tamamlanıyor.
Ama hizmet yolculuğumuz devam ediyor.
Sevgi ve saygılarımla.





