Ulusal yargı yetkilerinin ötesinde (Ülkenin kıyılarından 200 deniz mili uzaklığa kadar uzanan Münhasır Ekonomik Bölgelerin de ötesinde) geniş okyanus alanlarını kapsayan Uzak Denizler, büyük ekolojik, ekonomik ve bilimsel değere sahiptir. Yeryüzünün yarısından fazlasını kaplayan bu alanlar, çeşitlilik gösteren deniz yaşamına ev sahipliği yapmakta, kritik ekosistemleri desteklemekte ve iklim düzenlemesinde önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu kadar geniş bir alan, hiçbir ülkeye ait olmadığından yeterince korunamamıştır. Uzak Denizler aşırı avlanma, deniz kirliliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi birçok tehlike ile karşı karşıyadır.

KORUNMAMIŞ SULARA YASAL MUHAFAZA

Bu sorunları ele almak için uluslararası toplum, tüm ulusları bağlayacak bir Uzak Denizler Antlaşması üzerinde çalışmaktaydı. Uzak Denizler Antlaşması, biyolojik çeşitliliği milli yetki alanlarının ötesinde koruma amacıyla hazırlanan bir uluslararası anlaşmadır ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında değerlendirilmektedir. Temel amacı, milli yargı yetkisinin ötesindeki deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturmaktır. Antlaşma, 2023 Haziran'ında kabul edilmiş olup 60 ülkenin onaylamasıyla yürürlüğe girecektir. Bu antlaşma, daha önce korunamamış suların muhafazasının yasal temelini atmaktadır.

Antlaşma, insanlık ve dünya mirasının gelecek nesiller adına korunması açısından çeşitli faydalar sunmaktadır. Sigorta endüstrisi için ve özellikle deniz sigortaları için şu aşamada acil bir etkisi bulunmamakla birlikte, sektörü hazırlamak için detaylı bir çalışma yapılması gerektiği açıktır.

Uzak Denizler Antlaşması'nın temel unsurlarından biri Deniz Koruma Alanlarının oluşturulmasıdır. Bu antlaşma ile uzak denizlerdeki savunmasız ekosistemleri, kritik yaşam alanlarını ve biyolojik çeşitlilik noktalarını korumak ve sürdürülebilir bir şekilde kullanmak amacıyla bir koruma alanları ağı kurulması amaçlanmaktadır. Bu koruma alanlarının, çeşitli türler için sığınak görevi görmesi, tükenmiş stokların iyileştirilmesine katkı sağlaması ve bilimsel araştırmalara destek olması beklenmektedir.

CİDDİ PARA CEZALARI SÖZKONUSU

EY ve Lumnion sektörde stratejik iş birliğine gidiyor EY ve Lumnion sektörde stratejik iş birliğine gidiyor

Deniz Koruma Alanlarının kurulması, bu alanlarda daha büyük çevre koruma amaçlı kuralları da beraberinde getirecektir. Örnek vermek gerekirse; bu alanların bazılarında insan faaliyetleri yasaklanabileceği gibi, sadece belirli balıkçılık ve turizm faaliyetlerine de izin verilebilir. Gemilerin, bu alanlardan kaçınmaları veya bu alanları geçerken belirli kısıtlamalara tabi tutulmaları gerekebilir. Bu alanlarda herhangi bir uygunsuz davranış ciddi para cezalarına neden olabileceği gibi, bu alanlarda kurtarma veya çevre temizleme operasyonları maliyetli yaklaşımlar da gerektirebilir. Geçerli sorumluluk sınırlamaları bu alanlara uygulanmayabilir. Ayrıca, bu alanlardaki tesislerin yapılacak yeni düzenlemelere ve yasalara uygun hale getirilmesi gerektiğinden offshore endüstrisi de ciddi oranda etkilenecektir.

Antlaşmanın etkileri geleneksel denizcilik faaliyetlerinin ötesine uzanmaktadır. Otonom gemiler ve uzaktan kumandalı deniz araçları (ROV'lar) gibi yeni teknolojiler daha yaygın hale geldikçe, sigorta endüstrisi bu yeniliklerle ilişkili riskleri kapsayan özel sigorta çözümleri geliştirmek ve uyum sağlamak zorunda kalabilir.

Okyanus, yüzde 75'ten fazlası haritalanmamış çok geniş bir alan olup sadece köpekbalıkları ve balinaların yaşadığı mavi boş bir çöl olarak düşünülmemelidir. Şimdiye kadar okyanus türlerinin sadece yüzde 9'u sınıflandırılmıştır. Bu Koruma Alanları, deniz yaşamının gelişmesi için gereklidir ve henüz keşfedilmemiş türlerin varlıklarını devam ettirmeleri için hayati öneme sahip olabilir. Ticaret ve sigorta endüstrisi her duruma adapte olacaktır, asırlardır olduğu gibi.

Editör: Hasan Burak Karadeniz