Mertcan Öneç’in o reddiyesi şöyle:
SAB BAŞKANI AÇIKLAMASINA KARŞI GEREKLİ GÖRDÜĞÜM DÜŞÜNCE VE SORULARIM
Kıymetli meslektaşlarım,
Ben Mertcan Öneç, SAB Derneği’nin bir önceki dönem Başkan Yardımcısıyım.
Bugün ise aidatını ödeyen, SAB’ın bir üyesi olarak düşüncelerimi ve bazı sorularımı paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu netleştirelim.
Videoda “koltuk hırsı” ile itham ettiğiniz istifa eden SAB Başkan Vekili, bu seçimde herhangi bir listede ve herhangi bir makamda görev almayacaktır.
Şimdi gelelim asıl meseleye.
Birinci sorum şu:
Seçimde hiçbir koltukta görev almayacak olan SAB Başkan Vekili mi koltuk hırsına sahiptir?
Yoksa…
Her iki seçim döneminde de SAB’ı İTO’da temsil etme fırsatı varken, sırf Başkan olma arzunuz nedeniyle bu teklifleri reddeden sizde mi koltuk hırsı vardır?
SAB yönetim kurulu olarak 5 yönetim kurulu üyesi sizinle aynı görüşü verirken, diğer 5 yönetim kurulu üyesi ortak hareket etme kararı almışken, yine siz şahsi kararınızda derneğin kararına saygı göstermediniz
Platformlarla hareket edeceğinizi söylerken SAB’ın bir dernek olduğunu size hatırlatmak isterim.
SAB’ı, önceki seçimde olduğu gibi daha güçlü bir şekilde temsil etmek yerine, sizin Başkan olabilmeniz adına sektörü bölmeyi tercih etmek, sizce koltuk hırsı değil midir?
Bana göre burada asıl tartışılması gereken, koltuk hırsından çok Başkanlık hırsıdır.
Çünkü mesele artık bir koltuk değil.
Mesele, bir kişinin Başkan olma arzusunun, SAB’ın ortak menfaatlerinin önüne geçip geçmediğidir.
Ve bugün geldiğimiz noktada benim asıl üzüldüğüm konu da budur.
SAB, yıllarca sektörün ortak aklını temsil eden, güçlü ve özgür bir yapıydı.
Bugün ise kişisel hırsların ve kişisel hesapların gölgesinde, eski günlerinden uzaklaşan bir SAB görüyoruz.
Bir derneğin gücü, tek bir kişinin iradesinden değil; üyelerinin özgür iradesinden gelir.
SAB’ın özgürlüğüne, farklı düşüncelere ve farklı seslere prangalar vurulmasına izin verilmemelidir.
Çünkü SAB hiç kimsenin şahsi mülkü değildir.
SAB hepimizindir.
İkinci sorum:
SAB’da Başkanlık yapma yetkisi iki dönemle sınırlandırılmışken, siz üçüncü dönem Başkanlık yapıyorsunuz.
Şimdi burada da sormak gerekiyor:
Bu koltuk hırsı değil midir?
Hatta daha açık sorayım:
Bu seçim döneminin sonunda, eğer istediğiniz sonuçları alamazsanız istifa etmeyi düşünüyor musunuz?
Yoksa koltuk, yine bir şekilde yerinde mi kalacak?
Çünkü insanlara koltuk hırsından bahsederken, önce kendi Başkanlık makamıyla kurduğu ilişkiye bakması gerekmez mi?
Üçüncü sorum:
Türkiye’nin en büyük Sigorta Acenteleri Derneklerinden biri olan SAB’ın, bu kadar köklü bir yapıya sahip olmasına rağmen bugün sektörün önemli karar mekanizmalarında yeterince temsil edilememesi sizce bir başarısızlık mıdır?
Yoksa bunu da bir başarı olarak mı değerlendiriyorsunuz?
Çünkü güçlü olması gereken bir SAB’ın, kişisel tercihler ve kişisel hedefler uğruna gölgeye düşmesini kabul etmek mümkün değildir.
Bizim ihtiyacımız olan şey daha güçlü bir SAB.
Daha özgür bir SAB.
Daha fazla temsil edilen bir SAB.
Ve en önemlisi, hiçbir kişinin Başkanlık hedefinin, SAB’ın ortak menfaatlerinin önüne geçmediği bir SAB.
Bu seçimlerde yine SAB Başkanlığına aday mısınız?
Eğer gerçekten söylediğiniz gibi bir koltuk hırsınız yoksa, bunun en basit göstergesi yeniden Başkan adayı olmamanız olacaktır.
Ama yeniden aday olursanız…
O zaman bugün kamuoyuna anlattığınız “koltuk hırsı” söyleminizi, kamuoyunun dikkatine bırakıyorum.
Çünkü bazen insanın söyledikleri değil, yaptıkları gerçek niyetini gösterir.
Ben sadece soruyorum.
Çünkü üyelerin soru sorma hakkı vardır.
Ve çünkü SAB’ın geleceği, bir kişinin Başkanlık arzusundan çok daha değerlidir.
SAB’ın koltuğundan daha kıymetli olan şey, SAB’ın kendisidir.
Bizim görevimiz de o koltuğu değil, SAB’ın itibarını ve özgürlüğünü korumaktır.
Son olarak…
SAB Başkanımızın asabi ve çatık kaşlarla başlattığı “günaydın” konuşmasına, ben yine tebessüm ederek cevap vermek istiyorum.
Kendisine ve tüm meslektaşlarıma…
Sevgi ve saygılarımla.
Mertcan Öneç
Not: Sigortamnews olarak, Mertcan Öneç’in yazı işlerimize göndermiş olduğu açıklamayı sigorta acente camiasını ilgilendirdiği için yayınladık. Konuyla ilgili “Bana cevap hakkı doğdu” diyen taraflar, açıklama gönderdiği takdirde, yine yorumsuz yayınlanacaktır.





