Sigorta sektörünün, uygulanan ekonomi programı çerçevesinde yüksek faiz ortamını avantaja çevirdiğini ifade eden Gülen, fon biriktirme kapasitesi sayesinde TL varlıklarda güçlü mali gelir elde edildiğini kaydetti. Bu durumun sektör kârlılığını desteklediğini belirten Gülen, yılın ilk dokuz ayı itibarıyla sermaye getirilerinin hem hayat dışı hem de hayat ve emeklilik branşlarında yüzde 40 seviyesinin üzerine çıktığını aktardı.
Depremler sonrası küresel reasürans piyasasında yaşanan daralmanın büyük ölçüde aşıldığını dile getiren Gülen, kapasite artışı ve fiyatlardaki gevşemenin sigorta ürünlerinde rekabeti yeniden canlandırdığını söyledi.
SİGORTADA UZUN VADELİ HEDEF: YÜZDE 5 PENETRASYON
Sektörün gelecek vizyonuna da değinen Gülen, yıl sonunda hayat dışı ve hayat-emeklilik branşları toplamında 30 milyar dolarlık prim üretimi hedeflendiğini belirtti. Bu büyüklüğün, sigortanın Türkiye ekonomisi içindeki payını yüzde 2,5 seviyesine taşıyacağını ifade eden Gülen, “Asıl hedefimiz, 2030 yılında bu oranı yüzde 5’e çıkarmak” dedi.
SAĞLIK SİGORTASI KAMU YÜKÜNÜ AZALTABİLİR
Türkiye’de yıllık sağlık harcamalarının 2.4 trilyon lira düzeyine ulaştığını hatırlatan Gülen, özel sağlık sigortalarının bu harcamalar içindeki payının halen yüzde 3 seviyesinde kaldığını söyledi. Bu oranın iki katına çıkmasının hem özel sağlık sektörünü büyüteceğini hem de kamu bütçesi üzerinde ciddi bir rahatlama sağlayacağını belirten Gülen, her 1 puanlık artışın kamu harcamalarında yaklaşık 1 milyar dolarlık azalma anlamına geldiğini vurguladı.
MARMARA DEPREMİ İÇİN KRİTİK UYARI
Olası Marmara depremine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülen, böyle bir senaryoda 350-400 milyar dolarlık ekonomik kayıp riski bulunduğunu söyledi. Mevcut durumda bu riskin yalnızca küçük bir bölümünün sigorta güvencesi altında olduğuna dikkat çeken Gülen, sigorta penetrasyonunun artırılmasının, DASK kapsamının genişletilmesinin ve Zorunlu Afet Sigortası’nın hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
“Sigorta, yalnızca bireyleri değil, ekonominin tamamını koruyan stratejik bir mekanizmadır” diyen Gülen, büyük afetlerin kamu maliyesi üzerindeki yıkıcı etkilerinin ancak güçlü bir sigorta sistemiyle sınırlandırılabileceğini söyledi.
EMEKLİLİKTE İKİNCİ BASAMAK VURGUSU
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) 2 trilyon lirayı aşan fon büyüklüğüne ulaşıldığını hatırlatan Gülen, mevcut devlet katkısının sistemin cazibesini artıran en önemli unsur olduğunu ifade etti. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) devreye alınmasının, uzun vadede hem fon büyüklüğünü hızla artıracağını hem de çalışanların emeklilik döneminde gelir güvencesini güçlendireceğini dile getirdi.
Gülen, sigorta sektörünün büyümesinin; kamu, düzenleyici kurumlar ve özel sektörün eş zamanlı ve uyumlu adımlarıyla mümkün olacağını belirterek, sigortanın Türkiye ekonomisi için stratejik bir kaldıraç niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.
KAYNAK: A.A





