Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi'nde konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün geleceğine dair kritik mesajlar verdi. Ölken, sigortalanma oranlarını yukarı çekmek için mevcut rekabet modellerinin yeterli olmadığını, sektörel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı.
REKABETİN YENİ ROTASI: REKABERLİK
Sektörün sigortalılık oranlarını artırmak gibi büyük bir "ev ödevi" olduğunu belirten Ölken, kurumsal alanda yüzde 90’lara ulaşan oranların ticari ve bireysel tarafta yüzde 25-30 seviyelerinde kaldığına dikkat çekti. Bu tabloyu değiştirmek için yeni bir yaklaşım gerektiğini ifade eden Ölken, "Rekabete yeni bir marka yaratmak gerekiyor. 6 Şubat sonrası kapasite sorunlarını gördüğümüzde, Türk sanayisinin ve toplumunun koruma açıklarını kapatabilmek için 'rekaberlik' kavramını sunduk. Bu, rekabetten yapıcı bir iş birliğine geçişin adıdır" dedi.
HİZMET VE TEKNOLOJİ ODAKLI YAKLAŞIM
Rekabetin sadece son fiyat üzerinden okunmaması gerektiğini savunan Yavuz Ölken, asıl rekabet alanının hizmet ve teknoloji olması gerektiğini söyledi. Ölken, "Fiyatlama bölümünde değil; hizmette, teknolojide ve maliyet azaltıcı unsurlarda sonuna kadar rekabet etmeliyiz ki primler ulaşılabilir noktaya gelsin. Aracının işletme maliyetini veya risk primini örseleyecek rekabetten kaçınmalı, bunun yerine iyi ürün ve hafifletilmiş süreçler için yarışmalıyız" ifadelerini kullandı.
2026’DA REEL KÜÇÜLME VE RESET DÖNEMİ
Sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde reel olarak yüzde 7 küçüldüğüne dikkat çeken Ölken, sadece mevcut müşteri üzerinden yapılan rekabetin sürdürülemez olduğunu belirtti. Ölken, "2025 mükemmel geçti ancak 2026'nın başında her şeyi geri verdik. Bu durum bize bir 'reset' (sıfırlama) döneminin geldiğini gösteriyor. 2030 yolculuğuna giderken geleneksel yöntemleri bırakmalı, yapay zekayı süreçlerimize dahil ederek işletme empatisi yapmalıyız" diye konuştu.
İŞ SÜREKLİLİĞİNDE SİGORTANIN YERİ
İşletmelerin risk yönetimine ayırdığı sürenin artması gerektiğini vurgulayan Ölken, özellikle orta ölçekli işletmelerin iş sürekliliği planlarında sigortaya daha fazla yer ayırması gerektiğini söyledi. "İyi yönetilen ile kötü yönetilen risk arasında prim bonusu gibi uygulamalar neden olmasın?" sorusunu soran Ölken, sektörün koruma açıklarını kapatmak için dünden çok daha gönüllü ve hazır olduğunu sözlerine ekledi.





