Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarafından 1 Ocak-31 Aralık 2026 döneminde akdedilen sigorta sözleşmelerine yönelik devlet desteği detayları netleşti. Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen yeni düzenleme, ulusal ve uluslararası piyasalara transfer edilemeyen risklerin hasar prim oranlarını kapsıyor. Karar, tarım sektöründeki sigorta güvencesini pekiştirmeyi hedefliyor.

HASAR PRİM ORANLARINDA YENİ DÜZENLEME

Yeni plana göre, havuzun üzerinde kalan kısım için yüzde 80 ile yüzde 95 arasında hasar fazlası desteği taahhüt edildi. Sigorta şirketlerinin üzerlerinde taşıdıkları kısım için ise yüzde 200 üzerindeki oranlar baz alınacak. Özellikle bitkisel ürünlerde don riski ve temel sigorta paketleri ile hayvan hayat branşlarındaki belirli hastalık ve terör riskleri için yüzde 250’yi aşan kısmın tamamı devlet güvencesine alındı.

BAKANLIK BÜTÇESİNDEN AKTARIM YAPILACAK

Köy bazlı kuraklık verim sigortası gibi stratejik alanlarda da yüzde 250’yi aşan hasar fazlası durumunda desteğin tamamı karşılanacak. Hasar fazlası desteği ihtiyacı doğması halinde, gerekli tutar Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin ilgili kaleminden TARSİM’e aktarılacak. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olan bu düzenleme, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği koruma amacı taşıyor.

DEVLET GÜVENCESİ HANGİ RİSKLERİ KAPSIYOR?

Yeni düzenleme ile özellikle büyük ölçekli ve yönetilmesi güç olan riskler, doğrudan devlet koruması altına alınıyor. Bitkisel ürünlerde don riski; kayısı, elma, armut, şeftali gibi temel ürün gruplarında hasar oranının yüzde 250’yi aşması durumunda, bu tutarın tamamı devlet tarafından karşılanacak. Aynı şekilde hayvan hayat sigortalarında şap hastalığı, ek hastalıklar ve terör riskleri de bu kapsamda %100 güvence altında tutuluyor.

KURAKLIĞA KARŞI TAM KORUMA

İklim değişikliğinin en büyük tehditlerinden biri olan kuraklık riskine karşı da önemli bir adım atıldı. Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortası kapsamında oluşabilecek hasarların yüzde 250’yi aşan kısmının tamamı devlet tarafından taahhüt edildi. Bu sayede, ekstrem hava olayları karşısında TARSİM’in ödeme gücü korunurken, çiftçinin tazminat hakkı en zorlu dönemlerde bile garanti altına alınmış oluyor.

SEKTÖREL İSTİKRAR VE SÜREKLİLİK

Hasar fazlası desteği, sadece çiftçiyi değil, havuza iş temin eden sigorta şirketlerini de koruyan bir kalkan görevi görüyor. Şirketlerin taşıdığı risklerin belirli bir oranı aşması durumunda devreye giren bu mekanizma, tarım sigortaları pazarının finansal olarak sarsılmamasını sağlıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu karar, Türkiye’nin tarım politikalarındaki "güvence odaklı" yaklaşımını bir kez daha perçinliyor.