Sigorta Tatbikatçıları Derneği (STD) tarafından düzenlenen 18'inci Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, sektör temsilcilerinin katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Konferansın açılışında konuşan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek sektörün geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
SİGORTANIN DEĞİŞEN ROLÜ: RİSKTEN DAYANIKLILIĞA
İklim, afetler, jeopolitik gelişmeler, siber riskler ve teknolojik değişimlerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten Yaşar, bu süreçte sigortanın rolünün de dönüştüğünü ifade etti. Sigortacılığın artık yalnızca hasarı ödeyen bir sektör olmadığını vurgulayan Yaşar, "Riski gören, ölçen, azaltan ve dayanıklılığı güçlendiren bir sektör haline geliyoruz. Hasarı ödemekten riski yönetmeye; kısaca riskten dayanıklılığa geçiyoruz" dedi.
TÜRK SİGORTA SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ VE MALİ YAPI
Sektörün büyüklüklerine ve mali verilerine değinen TSB Başkanı, 2024 yılını 838 milyar TL prim üretimiyle tamamladıklarını, 2025 yılında ise yaklaşık 1,2 trilyon TL prim üretimine ulaşıldığını belirtti. 2026 yılı ağustos ayı itibarıyla toplam prim üretiminin 1 trilyon TL'ye yaklaştığını ve toplam aktiflerin 4,4 trilyon TL'ye ulaştığını kaydeden Yaşar, özkaynakların 560 milyar TL seviyesine yükseldiğini ve sektörün finansal dayanıklılığının önemli ölçüde arttığını vurguladı.
KORUMA AÇIKLARI VE 2030 HEDEFLERİ
Büyümeyi yalnızca prim üretimiyle ölçmediklerini, asıl hedefin Türkiye’nin koruma açığını azaltmak olduğunu dile getiren Yaşar, ekonomiye sağlanan yaklaşık 3,6 trilyon TL'lik uzun vadeli kaynak ile sektörün en büyük kurumsal yatırımcılardan biri olduğunun altını çizdi. Önümüzdeki döneme ilişkin 2030 hedeflerini de paylaşan Yaşar, %2,6 seviyesindeki sigorta penetrasyonunu %5'e, prim üretimini ise 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Konuşmasında ayrıca Kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 hazırlıklarına ve kurulacak "Sigorta Evi" projesine dikkat çekti.





