Türkiye Sigorta Birliği (TSB), trafik kazaları sonrasında hasar ve tazminat süreçlerini istismar eden yetkisiz yapılara karşı yürütülen mücadeleye destek verdiğini açıkladı.

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sektör ile kamu otoriteleri arasındaki iş birliğinin vatandaşın hakkına hızlı, şeffaf ve doğrudan ulaşması açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

SEDDK’NIN ÇALIŞMALARI VE SORUŞTURMA SÜRECİ

Ahmet Yaşar, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) bir süredir yürüttüğü çalışmaların, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen adli işlemlerle önemli bir aşamaya ulaştığını ifade etti.

Devam eden soruşturmalarda masumiyet karinesinin esas olduğunun altını çizen Yaşar, ortaya konulan bulguların hasar süreçlerinin kötüye kullanılmasına karşı kamu otoriteleri ve sektörün birlikte yürüttüğü mücadelenin önemini gösterdiğini söyledi.

TRAFİK HASAR YÖNETİMİNDE YENİ ADIMLAR

Yaşar, son dönemde trafik hasar yönetiminde birbirini tamamlayan çeşitli adımlar atıldığına dikkat çekti.

Bu kapsamda ekspertiz hesaplamalarının gerçek zarar ilkesi doğrultusunda standartlaştırılması, Akıllı Eksper Atama Sistemi, değer kaybı tazminatı için ilave başvuru şartının kaldırılması, hasar takip süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve Alo 193 Ortak Hasar İhbar Hattı’nın (OHİM) devreye alınması öne çıkan uygulamalar arasında yer aldı.

“SİSTEMİN BÜTÜNÜNE BAKILMASI GEREKİYOR”

Ahmet Yaşar, güçlü ve güvenilir bir sigorta piyasası için sistemin bütününe odaklanılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Güçlü ve güvenilir bir sigorta piyasası için sistemin bütününe bakılması gerektiğine inanıyoruz. Sektöre girişten başlayarak şirketlerin sermaye yapısının ve finansal dayanıklılığının güçlendirilmesi; poliçenin düzenlenmesinden hasarın yönetimine, tazminatın gerçek hak sahibine ulaşmasına kadar bütün süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir olması büyük önem taşıyor.”

Yaşar, SEDDK’nın son dönemde bu anlayışla attığı yapısal adımların sektörün daha güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

“AMAÇ, VATANDAŞIN HAKKINA HIZLI VE DOĞRUDAN ULAŞMASI”

Hasar süreçlerindeki mücadelenin temelinde sigortalının ve hak sahibinin korunmasının bulunduğunu vurgulayan Yaşar, yetkisiz ve kötü niyetli yapıların trafik kazalarını ticari fırsata dönüştürmesinin önlenmesi gerektiğini söyledi.

Yaşar, “Buradaki temel amaç; sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki gereksiz aracı zincirini azaltmak ve hak sahibinin tazminatına hızlı, şeffaf ve doğrudan ulaşmasını sağlamaktır” dedi.

Yetkisiz hasar danışmanlığı, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve organize biçimde gerçekleştirilen kötüye kullanım girişimleriyle mücadelenin yalnızca sigorta şirketleri açısından değil, vatandaşın hakkının korunması açısından da önem taşıdığını belirtti.

TSB’DEN KAMU KURUMLARIYLA İŞ BİRLİĞİ MESAJI

Türkiye Sigorta Birliği’nin ilgili kurumlarla iş birliğini sürdüreceğini belirten Yaşar, başta SEDDK olmak üzere Adalet Bakanlığı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve görev alan kamu görevlilerine teşekkür etti.

Yaşar, sektörün şeffaflığını, güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini güçlendirecek çalışmaların destekçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

“SİGORTACILIĞIN TEMELİNDE GÜVEN VARDIR”

Ahmet Yaşar, sigortacılığın temelinde güven bulunduğunu vurgulayarak, bu güvenin sektöre girişten başlayarak sistemin bütününde tesis edilmesi gerektiğini ifade etti.

Yaşar, vatandaşın hakkını korurken sektörün kaynaklarını kötüye kullanımlara karşı korumanın da bu güvenin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. SEDDK’nın öncülüğünde atılan yapısal adımların ve kamu kurumları arasındaki iş birliğinin daha güvenilir, şeffaf ve sürdürülebilir bir sigorta sistemine katkı sağlayacağını kaydetti.