Araçlarda giderek daha fazla işlevin dokunmatik ekranlar üzerinden yönetilmesi, sürücü dikkatinin dağılması riskini artırıyor. Allianz Teknoloji Merkezi’nin kapsamlı araştırması, sürücü dikkat dağınıklığının trafik kazalarının üçte birinde rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırma, araç içi arayüzlerin tasarımının sürüş güvenliği üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor.

Dokuz ülkede gerçekleştirilen tüketici araştırmasına katılan sürücülerin yüzde 65’i, güvenlik açısından kritik işlevlerde dokunmatik ekran menüleri yerine fiziksel kontrolleri tercih ediyor.

34 BİNDEN FAZLA KAZA VAKASI ANALİZ EDİLDİ

Allianz Teknoloji Merkezi, dikkat dağınıklığı araştırma programı kapsamında 34 binden fazla kaza vakasını analiz etti. Programda gerçek araçlarda göz izleme çalışmaları, Münih Teknik Üniversitesi ile yürütülen sürüş simülatörü araştırması, kritik trafik durumlarına yönelik bilişsel modelleme, uluslararası sürücü araştırması ve yayımlanmış 80’den fazla bilimsel çalışmanın incelemesi yer aldı.

Araştırmanın bulguları, Allianz’ın 14. Motor Day etkinliğinde sunuldu. Sonuçlar ayrıca “SWIPE. TAP. CRASH. Driver Distraction in the Digital Car” başlıklı raporda yayımlandı.

ARAÇ İÇİ EKRAN TASARIMI DİKKAT SÜRESİNİ ETKİLİYOR

Gerçek sürüş koşullarında gerçekleştirilen göz izleme çalışmaları, dokunmatik ekran tasarımlarının sürücünün gözünü yoldan ayırdığı süre üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Aynı günlük işlemin tamamlanması için gereken görsel dikkat süresi, kullanılan arayüze bağlı olarak yüzde 25’e kadar farklılık gösterebiliyor. Bazı durumlarda bu fark yaklaşık üç saniyeye ulaşabiliyor.

Yayımlanmış 80’den fazla bilimsel araştırmanın incelenmesi de sürücünün gözünü iki saniyeden uzun süre yoldan ayırmasının kaza riskinde belirgin artışla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Allianz SE Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Klaus-Peter Röhler, araç tasarımının sürücü dikkatindeki rolüne ilişkin değerlendirmesinde, aynı işlemin farklı otomobillerde yüzde 25’e kadar daha az görsel dikkat gerektirebildiğini belirtti. Röhler, güvenliğin söz konusu olduğu durumlarda tasarımda işlevselliğin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KRİTİK SENARYOLARDA ÇARPIŞMA RİSKİ ÜÇ KATINA ÇIKIYOR

Allianz, bilişsel modelleme şirketi CogniBIT ile birlikte gerçek sürüş çalışmalarından elde edilen göz verilerine dayalı bir sürücü modeli kullanarak dört farklı trafik senaryosunu simüle etti.

Otoyolda ani fren yapılmasını gerektiren senaryoda, çarpışmayla sonuçlanan denemelerin oranı dikkatli sürücülerde yüzde 18,2 iken dikkati dağılmış sürücülerde yüzde 54,3’e yükseldi. Yola aniden bir çocuğun çıktığı senaryoda ise bu oran yüzde 3,9’dan yüzde 11,2’ye çıktı. Bu senaryodaki olayların yüzde 39’unda dikkati dağılmış sürücülerin hiçbir tepki vermediği görüldü.

Dört simülasyon senaryosunun tamamında dikkati dağılmış sürücülerin performansı, kandaki alkol düzeyi binde 0,8 olarak modellenen sürücülerden daha kötü oldu.

Allianz Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Christian Sahr, araç içi arayüzlerin güvenliğe uygun tasarlanması gerektiğini belirterek, hangi işlevlerin fiziksel düğmelerle, hangilerinin dokunmatik ekran üzerinden yönetilmesi gerektiği konusunda net önerilere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

SÜRÜCÜLER FİZİKSEL KONTROLLERİ TERCİH EDİYOR

Allianz’ın Avustralya, Avusturya, Brezilya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta gerçekleştirdiği tüketici araştırması, sürücülerin araç içi teknoloji ve dikkat dağınıklığına ilişkin görüşlerini ortaya koydu.

Araştırmaya katılanların yüzde 79’u, araç içi teknolojinin son yıllarda sürücülerin dikkatinin daha fazla dağılmasına neden olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 53’ü dikkat dağınıklığı riskini yüksek veya çok yüksek buluyor.

Son üç yılda bir kazaya karışan ve kazadan sorumlu olduğunu belirten katılımcıların yüzde 73’ü, dikkat dağınıklığının kazada kesinlikle veya muhtemelen rol oynadığını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 65’i güvenlik açısından kritik işlevlerde fiziksel kontrolleri tercih ederken, yüzde 86’sı dikkat dağınıklığını azaltma konusunda temel sorumluluğun sürücüde olduğunu düşünüyor.

DAHA GÜVENLİ SÜRÜŞ İÇİN ÜÇ TEMEL ADIM

Allianz, araç içi dijitalleşmenin güvenlik üzerindeki etkilerini azaltmak için otomobil üreticilerine, düzenleyici kurumlara ve sürücülere yönelik üç temel adıma dikkat çekiyor.

Otomobil üreticilerinin silecekler, sinyaller, kısa ve uzun farlar, dörtlü flaşörler ve cam buğu giderme gibi güvenlik açısından kritik işlevleri hızlı ve sezgisel kullanılabilecek şekilde tasarlaması öneriliyor. Bu kontrollerin fiziksel düğmelerle veya dokunmatik ekranlarda sürekli erişilebilir alanlarla sunulması gerektiği belirtiliyor.

Düzenleyici kurumlara dikkat dağınıklığının sistematik biçimde ele alınması, verilerin tutarlı şekilde kaydedilmesi ve düzenleyici çerçevelerin araç içi teknolojilerdeki gelişmelere paralel olarak güncellenmesi çağrısı yapılıyor.

Sürücüler açısından ise sürücü destek sistemlerinin dikkatin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Farkındalık çalışmaları, sürücü eğitimleri ve araç içi uyarı sistemlerinin daha anlaşılır hale getirilmesi, dikkat dağınıklığı riskinin azaltılmasına yönelik adımlar arasında gösteriliyor.