Allianz Trade sosyal medya hesaplarından yaptığı bülten paylaşımında küresel likidite açığına dikkat çekiyor. Ticari alacak sigortası ve kefalet sigortalarının önemine vurgu yapıldığı bültende “Dünya genelinde 150 milyon küçük ve orta ölçekli işletme var. Bu işletmeler, tüm firmaların yaklaşık yüzde 90'ını, istihdamın yüzde 60'ını ve küresel GSYH'nin yarısından fazlasını oluşturuyor. Söz konusu KOBİ'lerin küresel olarak 135 trilyon doların üzerinde ciroya sahip olduğunu tahmin ediyoruz. Yaptığımız çalışmalarda ortalama 80 günlük bir ödeme gecikmesi varsayımında, bu firmaların ortaya çıkacak likidite eksikliğini finanse etmek için yaklaşık 30 trilyon dolara ihtiyaç duyacağını görüyoruz. Ne yazık ki çoğu küçük işletmenin nakit rezervleri sınırlı ve genellikle birkaç haftalık gelir dedüzeyinden daha fazla değil. Ancak, önemli miktarda alacakları var” deniliyor.

TSB Uğur Gülen’le yola devam TSB Uğur Gülen’le yola devam

Bülten şöyle devam ediyor…

“Bu noktada, ülke düzeyinde oldukça önemli farklılıklar olduğunu da belirtmek gerekiyor: Örneğin alacak vadesinin daha kısa olduğu Birleşik Krallık'ta likidite açığı "sadece" 730 milyar dolarken, Çin'de likidite ihtiyacı 12 trilyon dolara kadar çıkıyor. 2023 yılında işletme sermayesi gereksiniminin genel olarak aynı seviyelerde kalmasını beklesek de ödeme vadeleri birçok firma için bir miktar artabilir. Bu da likidite yönetimine ilişkin stresin ve küresel likidite açığının çok değişmeyeceği anlamına geliyor.”

“İleriye dönük olarak, küresel İSG'nin genelde istikrarlı seyretmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, alacak ve ödeme vadelerinin hafifçe artarken (birlikte +5 gün), stok vadelerinin yaklaşık -4/-5 gün azalacağını öngörüyoruz. Daha önceki ekonomik gerileme dönemlerinde de buna benzer gelişmeler yaşandı. Bazı sektörlerdeki arz fazlası dikkate alındığında, yavaşlayan ticari faaliyetlerle beraber özellikle hanehalkı ekipmanı ve bilgisayar&telekom gibi imalat sektörlerinde stokların 2023 yılında artmayacağını öngörüyoruz. Finansal koşulların sıkılaşması ve faiz oranlarının yükselmesi ödeme gecikmelerini muhtemelen artıracak, bu da hem borçların hem de alacakların artmasına neden olacaktır. Ancak, sektörler arasında farklılıklar olmasını bekliyoruz. Zira, büyük stoklara sahip ve taleplerinde yavaşlama yaşayan firmalar, ellerindeki arz fazlasından kurtulmak için müşteri seçerken standartlarını düşürme eğilimine girebilir. Arz fazlası çok olmayan sektörlerdeki firmalar ise daha belirsiz bir ortamda daha seçici olacaktır.”

Küresel İşletme Sermayesi Gereksinimi: Maliyetli Operasyonlar

“Önceki yılların çoğunda olduğu gibi İSG 2022 yılının ilk çeyreğinde 7 günle belirgin şekilde arttı. Ancak, önceki yıllardan farklı olarak, 2022 yılının son üç çeyreğinde değişimler çok daha yumuşaktı. İSG; ikinci çeyrekte istikrara 1 günlük artış ile kavuştu. Üçüncü çeyrekte 2 günlük artış sergiledi. Son çeyrekte ise 1 gün ile ılımlı bir düşüş görüldü. (bkz. Şekil 1) Genel olarak; daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon, daha yüksek finansman maliyeti ve yapılamayan ödemelerin artması, küresel İSG'nin yıl boyunca tırmanmasına ve 2008 yılından bu yana en büyük yıllık artışa neden oldu. Bu durum, 2021 yılında kaydedilen 3 günlük artışın üzerine geldi ve 2022 yılı son çeyreği itibariyle küresel İSG seviyesi 72 günlük ciroya yükseldi.

Sektör Bazında Değerlendirme

“Sektörel dinamikler her bölge/ülke için alacak vadesi (AV), ödeme vadesi (ÖV), satıcı vadesi (SV) ve işletme sermayesi gereksinimi (İSG) açısından ortalama sonucu güçlü bir şekilde etkiledi. Bunların etkisi her bir sektörün ülkeden ülkeye değişen önemine bağlı olarak yapısal farklılıklar (yani imalata karşı hizmetler, üreticilere ya da tüketicilere yönelik üretim yapmaları veya B2B'ye karşı B2C gibi) ve ekonomik döngü ve şoklara karşı farklı seviyelerdeki kırılganlıklar bakımından değişiyor. Bununla birlikte, 2022 yılı, küresel düzeyde, neredeyse tüm sektörlerde, AV, ÖV, stoklar ve İSG'de genel artışların yaşandığı bir yıl olarak öne çıkıyor. Bu da sektörler arasında normalde gözlenen farklılıkları belirginleştiriyor.”

“İşletme sermayesi gereksinimi bakımından; tekstil (99 günlük ciro), ulaşım ekipmanı (108 günlük ciro), makine ekipmanı (111) ve elektronik sektörleri (117) ve onları takiben ilaç, kimya ve metal sektörleri göreceli olarak, mali kaynaklarının çoğunu sadece işlerini yürütmek için kullanan sektörler. Yelpazenin diğer ucunda ise oteller/ restoranlar/turizm (11), diğer B2C hizmetleri (28) ve taşımacılık (30) yer alıyor. AV açısından bakıldığında, iki ana istisna dışında tablo genel olarak aynı. Bu istisnalar ise en uzun alacak vadelerinden birine sahip (72 gün) inşaat sektörü ile nakit ödeme yapan müşteriler sayesinde AV’si en düşük ikinci sektör olan perakende (24 gün).”

Editör: Yaren Akkuş