Bir marina, tekneler için güvenli bir barınma alanı sunarken aynı zamanda pek çok farklı sorumluluğu da üstlenir. Marina işletmecilerinin karşı karşıya olduğu başlıca sorumluluk riskleri nelerdir ve sigorta poliçesi düzenlenirken hangi hususlar dikkate alınmalıdır?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2026 yılında paylaştığı verilere göre, Türkiye’deki yat limanı sayısı 65’e, tekne bağlama kapasitesi ise yaklaşık 26 bine ulaşmıştır. Marina altyapısındaki bu büyüme, marina işletmeciliğinin kapsamını genişletirken faaliyetlerden kaynaklanabilecek sorumluluk risklerinin de önemini artırmaktadır. Bu noktada Marina Sorumluluk Sigortası, işletmelerin faaliyetleri sırasında doğabilecek hukuki sorumlulukların ve bunların yol açabileceği mali kayıpların yönetilmesinde önemli bir rol oynar.
Marinalar, teknelerin yalnızca bağlandığı alanlar olmanın ötesinde; konaklama, bakım, onarım, yakıt ikmali ve karaya alma gibi farklı hizmetlerin sunulduğu tesislerdir. Bu faaliyetlerin çeşitliliği, marina işletmelerini hem karada hem de denizde çeşitli sorumluluk riskleriyle karşı karşıya bırakır. Marina sahasında meydana gelen bir kaza, bir teknenin hasar görmesi veya üçüncü bir kişinin yaralanması, işletme açısından ciddi mali sonuçlar doğurabilir.
Marina Sorumluluk Sigortası (Marina Operators’ Liability Insurance), marina işletmelerinin poliçede belirtilen faaliyetlerinden kaynaklanabilecek hukuki sorumlulukları teminat altına almayı amaçlayan özel bir sigorta türüdür. Özellikle işletmenin gözetimi, muhafazası veya kontrolü altındaki teknelerde meydana gelebilecek hasarlar ile üçüncü şahıslara karşı doğabilecek sorumluluklar açısından önem taşır.
TEMİNAT KAPSAMI VE ÖNE ÇIKAN RİSKLER
Poliçe şartlarına bağlı olarak, işletmenin gözetimi, muhafazası veya kontrolü altındaki özel teknelerde meydana gelen maddi hasarlar; üçüncü şahısların mallarında oluşan zararlar ve kişilerin bedeni zararları teminat kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca, enkazın kaldırılmasının kanunen zorunlu olduğu durumlarda, ilgili poliçe hükümleri doğrultusunda enkaz kaldırma giderleri de teminata dahil olabilir. Teminatın kapsamı; sigortalanan faaliyetlere, poliçe limitlerine, muafiyetlere ve istisnalara göre değişir.
Marina ortamında meydana gelen yangınlar, yakıt sızıntıları veya teknelerin batması sonucunda deniz kirliliği oluşabilir. Bu tür olaylar, üçüncü şahıslara karşı hukuki sorumlulukların yanı sıra çevresel müdahale ve temizlik giderleri gibi mali yükümlülükleri de gündeme getirebilir. Bu tür durumlarda sigorta poliçesinin sağladığı teminatın kapsamı, sigortalının karşılaşabileceği mali risklerin belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Ancak kirlilik nedeniyle ortaya çıkan sorumlulukların ve bunlara ilişkin masrafların sigorta kapsamında değerlendirilmesi, poliçede yer alan hüküm ve koşullara bağlıdır.
Marina işletmesi ile tekne sahipleri ve hizmet sağlayıcılar arasındaki sözleşmeler de tarafların sorumluluklarının belirlenmesinde önemli rol oynar. Sözleşmelerle üstlenilen sorumlulukların sigorta kapsamında olup olmadığı, ilgili poliçe şartları doğrultusunda ayrıca değerlendirilmelidir.
RİSK DEĞERLENDİRMESİ
Marinalarda son dönemde yaşanan yangın olayları, tek bir olayın birden fazla tekneyi etkileyebileceğini ve ciddi maddi kayıpların yanı sıra çevresel sonuçlar da doğurabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu tür olaylar, marina işletmelerinin sorumluluk risklerinin ve ihtiyaç duydukları teminat limitlerinin dikkatle değerlendirilmesinin önemini artırmaktadır.
Marina işletmeleri, teminat limitlerini belirlerken kendi faaliyetlerinin yanı sıra marinada bulunan teknelerin değerlerini ve bu teknelerin sigorta poliçelerinde yer alan üçüncü şahıs sorumluluk limitlerini de dikkate alabilir. Bir olayın birden fazla tekneyi etkilemesi halinde toplam zarar tutarı önemli ölçüde artabileceğinden, yeterli sorumluluk limitlerinin belirlenmesi önemli bir risk yönetimi unsurudur.
Sigortacının riski doğru değerlendirebilmesi için marina işletmesinin faaliyet kapsamı, bağlama kapasitesi, hizmet verilen tekne türleri ve büyüklükleri, tesislerin fiziksel özellikleri ve sunulan ek hizmetler hakkında eksiksiz bilgi paylaşılması önemlidir. Yangın ve güvenlik önlemleri, yakıt ikmali ve bakım faaliyetleri ile geçmiş hasar ve sorumluluk talepleri de değerlendirme sürecinde dikkate alınır. Bilgilerin doğru ve güncel paylaşılması, riskin daha sağlıklı değerlendirilmesine ve uygun teminat koşulları ile limitlerin belirlenmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, marina işletmeciliğinde sigorta poliçesinin doğru yapılandırılması, olası hasarların mali sonuçlarının yönetilmesi ve işletmenin üstlendiği sorumlulukların değerlendirilmesi açısından önem taşır. Faaliyetlerin kapsamına uygun teminatların belirlenmesi, yeterli sorumluluk limitlerinin seçilmesi ve risk bilgilerinin eksiksiz paylaşılması, etkin bir risk yönetimi yaklaşımının temel unsurlarıdır.





