VERİ MERKEZLERİNDE RİSKLER ÇEŞİTLENİYOR
Yapay zekâ, bulut bilişim ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla veri merkezleri dünyanın kritik altyapı yatırımları arasında yer alıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımlarını barındıran bu tesisler; yangın, elektrik kesintisi, soğutma sistemi arızaları ve doğal afetlerin yanı sıra siber saldırılar ve hizmet kesintileri gibi birbirini tetikleyebilen çok katmanlı risklerle karşı karşıya kalabiliyor.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, veri merkezlerinde risk yönetiminin yalnızca fiziksel varlıkların sigortalanmasıyla sınırlı ele alınamayacağını belirterek iş durması, gelir kaybı, siber riskler ve üçüncü taraf sorumluluklarının bütüncül bir sigorta programı içinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
KÜÇÜK BİR AKSAKLIK ZİNCİRLEME SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Çok sayıda kurumun verisini, dijital operasyonlarını ve kritik uygulamalarını aynı altyapı üzerinde barındıran veri merkezlerinde meydana gelebilecek bir olay, yalnızca işletmeciyi değil, hizmet alan şirketlerin operasyonlarını da etkileyebiliyor.
Çiftçi, veri merkezlerini diğer ticari ve endüstriyel tesislerden ayıran en önemli unsurlardan birinin operasyonların kesintisiz sürdürülmesi olduğunu belirterek, “Bir veri merkezinde fiziksel hasarın boyutundan bağımsız olarak hizmetin kesintiye uğraması çok daha geniş bir ekonomik etki yaratabilir” dedi.
Elektrik altyapısındaki sorunlar, soğutma sistemlerinin devre dışı kalması veya kritik ekipman arızaları sunucuların çalışmasını etkileyebilir. Bu nedenle risk değerlendirmesinde yalnızca bina ve ekipman değerinin değil, bir olayın yaratabileceği zincirleme sonuçların da dikkate alınması gerekiyor.
YANGIN VE SOĞUTMA SİSTEMLERİ KRİTİK
Veri merkezlerinde kesintisiz güç kaynakları, jeneratörler, batarya sistemleri ve yoğun enerji tüketen teknolojik ekipmanlar yangın riski açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken alanların başında geliyor.
Bunun yanında sıcaklık ve nem seviyelerini belirli sınırlar içinde tutan soğutma sistemlerinde yaşanabilecek arızalar, kritik teknoloji altyapısının zarar görmesine veya hizmetin kesintiye uğramasına neden olabiliyor.
İŞ DURMASI RİSKİ FİZİKSEL HASAR KADAR ÖNEMLİ
Çiftçi, veri merkezlerinde finansal riskin yalnızca zarar gören ekipmanın yenilenme maliyeti üzerinden hesaplanamayacağını belirterek iş durması teminatının önemine dikkat çekti.
“Bir olay sonrasında hasar gören ekipmanın bedeli hesaplanabilir. Ancak veri merkezinin birkaç saat veya birkaç gün hizmet verememesinin yaratacağı finansal kayıp çok daha büyük olabilir” diyen Çiftçi, fiziki hasar teminatı ile iş durması riskinin birbirini tamamlayan yapılar olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
İş durması teminatı, poliçe şartları doğrultusunda fiziksel bir hasar nedeniyle faaliyetlerin kesintiye uğramasından doğan kayıplara karşı koruma sağlayabiliyor. Ancak her kesinti otomatik olarak teminat kapsamında değerlendirilmiyor. Bu nedenle kapsam, limitler, bekleme süreleri, istisnalar ve teminatı devreye sokan koşulların poliçe oluşturulurken dikkatle incelenmesi gerekiyor.
SİBER VE FİZİKSEL RİSKLER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ
Veri merkezlerinin büyük miktarda kritik verinin ve dijital operasyonun merkezinde bulunması, siber riskleri de sigorta programının temel unsurlarından biri haline getiriyor.
Çiftçi, siber güvenlik sigortası ile fiziksel varlık sigortalarının birbirinin alternatifi olmadığını belirterek, farklı risk alanlarını tamamlayan yapılar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bir veri merkezinin karşı karşıya olduğu risk artık yalnızca fiziksel veya yalnızca dijital olarak sınıflandırılamıyor” diyen Çiftçi, siber saldırıların hizmet kesintisine, teknolojik altyapı sorunlarının ise müşterilerin sistemlerine erişimin etkilenmesine yol açabileceğini belirtti.
Ticari siber güvenlik sigortası kapsamında veri ihlali, siber olay müdahale giderleri, sistemlerin yeniden devreye alınması ve siber olaylardan kaynaklanan iş kesintisi gibi başlıkların, veri merkezinin faaliyet modeli ve mevcut poliçeleriyle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
STANDART POLİÇELER HER TESİSE UYMAYABİLİR
Veri merkezlerinin yatırım büyüklüğü, kullandıkları teknoloji, enerji altyapısı, müşteri profili ve hizmet modellerinin farklı olması nedeniyle tek tip bir sigorta yaklaşımının her işletmenin ihtiyacını karşılamayabileceğine dikkat çeken Çiftçi, doğru risk analizinin önemini vurguladı.
Çiftçi, sigorta programı oluşturulurken tesisin çalışma yapısının, kritik ekipmanların, enerji kaynaklarının, yedekleme sistemlerinin, soğutma altyapısındaki bağımlılıkların, olası kesintinin telafi süresinin ve üçüncü taraflara karşı yükümlülüklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda mal varlığı ve makine kırılması gibi fiziksel risklerin yanı sıra iş durması, elektronik ekipman, siber riskler ve üçüncü taraf sorumluluklarının da işletmenin faaliyet yapısına göre birlikte ele alınması gerekiyor.
Büyük ölçekli ve yüksek bedelli yatırımlarda ise ihtiyaç duyulan kapasitenin oluşturulmasında uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarına erişim önem kazanıyor.
TÜRKİYE’DE YENİ SİGORTA İHTİYAÇLARI GÜNDEME GELECEK
Türkiye’de veri merkezi yatırımlarının gelişmesiyle birlikte bu alana yönelik daha özel risk analizleri ve teminat yapılarının önem kazanacağını belirten Çiftçi, teknoloji altyapısının sigortalanmasının daha fazla öne çıkacağını ifade etti.
Çiftçi, veri merkezi yatırımları büyüdükçe sigorta ihtiyacının yalnızca yatırım bedelinin korunması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, iş durması, siber risk, kritik ekipman, sorumluluk ve hizmet kesintisi gibi alanların daha fazla önem kazanacağını söyledi.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak veri merkezi işletmecilerinin ve yatırımcılarının fiziksel, operasyonel ve dijital risklerini birlikte analiz ettiklerini belirten Çiftçi, mevcut sigorta programlarındaki teminat, limit ve olası koruma boşluklarını değerlendirdiklerini ifade etti.
Çiftçi, UIB ile birlikte sahip oldukları uluslararası pazar erişimi sayesinde özellikle yüksek bedelli ve kompleks teknoloji yatırımlarında farklı kapasite ve teminat alternatiflerini değerlendirerek müşterilerin sürdürülebilir risk yönetimi yaklaşımı oluşturmasına destek olduklarını kaydetti.





