2. TÜRK DÜNYASI SİGORTA BİRLİĞİ KURULTAYI'NIN ARDINDAN

2. BÖLÜM: TÜRK DÜNYASI SİGORTA BİRLİĞİ ÖNCEKİ DÖNEM BAŞKANI ÜLVİYYE CABBAROVA

"Kardeşliğimizi Güçlü İş Birliğine Çevirmeliyiz"

Gaziantep, Türk dünyası sigorta sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin 2. Kurultayı, 9-11 Ekim tarihleri arasında üye ve gözlemci ülkelerin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kurucu üyeler Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile gözlemci üyeler Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden temsilcileri bir araya getiren kurultayda, sektörün geleceğine yön verecek kritik konular ele alındı.

Dört bölümden oluşacak yazı dizimizin ilk bölümünde Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar’ın açılış konuşmasını aktarmıştık. Yazı dizimizin bu ikinci bölümünde ise Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin ilk dönem Başkanı Ülviyye Cabbarova’nın açılış konuşmasındaki mesajlarını ve sektör vizyonunu detaylarıyla paylaşıyoruz.

"BİZİ BİRLEŞTİREN ORTAK TARİHİMİZ VE GELECEĞİMİZDİR"

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Türk Dünyası Sigorta Birliği ilk dönem Başkanı Ülviyye Cabbarova, Türk dünyasının bir araya gelmesinin arka planındaki güçlü bağlara dikkat çekti:

"Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin ikinci genel kuruluna hoş geldiniz. Bugün bizi bir araya getiren yalnız sigorta değil; bizi birleştiren ortak tarihimiz, değerlerimiz, kardeşliğimiz ve en önemli faktör olan ortak geleceğimizdir."

"TÜRK DÜNYASI BİZİM AİLEMİZDİR"

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in tarihi bir sözüne atıfta bulunan Cabbarova, kurulan birliğin temel felsefesini şu sözlerle aktardı:

"Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in çok güzel bir ifadesi var: 'Türk dünyası bizim ailemizdir ve bizim başka ailemiz yoktur.' Hesap ederim ki bu sözler Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin de ruhunu çok güzel ifade eder. Çünkü aile olmak yalnız ortak geçmiş demek değildir. Aile olmak; birbirimizin yanında olmak, tecrübemizi paylaşmak ve geleceğimizi bir yerde kurmak demektir."

GAZİANTEP'TEN DÜNYAYA DİRENÇLİLİK VE DAYANIKLILIK MESAJI

Kurultayın Gaziantep'te düzenlenmesinin hususi bir mana taşıdığını belirten Cabbarova, 2023 yılında yaşanan deprem felaketini hatırlatarak bölgedeki toparlanma sürecine vurgu yaptı:

"Bildiğiniz gibi 2023 yılında bu bölge büyük bir felaketin ağır neticelerini yaşadı. Ve bugün biz burada dünyaya önemli bir mesaj veriyoruz: Riskleri önceden görmek, onlara hazır olmak ve birlikte daha dayanıklı bir gelecek kurmak mümkündür. Depremden sonra şehrin toparlanması ve yeniden kurulmasında gösterilen büyük çabalardan dolayı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı değerli Fatma Şahin’i de yürekten tebrik ediyorum."

TİCARİ YAKINLAŞMANIN SİGORTA SEKTÖRÜNE YANSIMASI

Türk devletleri arasındaki iktisadi ve ticari ilişkilerin büyük bir hızla geliştiğine işaret eden Ülviyye Cabbarova, bu sürecin sigorta alanındaki iş birlikleriyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti:

"Türk devletleri arasında iktisadi ve ticari ilişkiler süratle gelişiyor ve inanıyoruz ki bu yakınlaşma sigorta sahasında da güçlü ve devamlı iş birliğiyle desteklenecek. Birlik olarak esas maksadımız ülkelerimizin sigorta pazarlarını birbirine daha da yakınlaştırmak, bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak ve ortak projeleri hayata geçirmektir. Ortak tarihimiz bize kardeşliği miras bıraktı, bizim görevimiz ise bu kardeşliği güçlü bir iş birliğine ve ortak geleceğe dönüştürmektir."

"BİRLİĞİMİZ VE GELECEĞİMİZ DAİMA AYDIN OLSUN"

Konuşmasının sonunda organizasyona katkı sağlayan herkese teşekkürlerini ileten Cabbarova, genel kurulun tüm Türk dünyasına hayırlı olmasını dileyerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu duygu ve düşüncelerle ikinci genel kurulumuzun ülkelerimiz, sigorta sektörlerimiz ve bütün Türk dünyası için uğurlu olmasını arzu ederim. Birliğimiz daim, ortak geleceğimiz aydın olsun. Bu etkinliğin hayata geçmesinde emeği geçen herkese ve her katılımcıya büyük teşekkürlerimi sunuyorum."

Yazı dizimizin 3. bölümünde, SEDDK Başkanı Davut Menteş’in açıklamaları ve sektörün düzenleyici perspektifine dair aktardığı önemli değerlendirmeler yer alacaktır.

Muhabir: Hasan Burak Karadeniz