Biraz futbol bilginiz varsa spor yazarı veya editörü olabilirsiniz. Bunu spor gazeteciliğini küçüksemek için söylemiyorum.
Aktif olarak 33 yıl yaptığım spor gazeteciliği hakkında böyle bir düşüncem olamaz. Siyaset, ekonomi ve hatta magazin editörlüğü için de aynı durum geçerli. Herkes siyaset ve ekonomi konusunda söz sahibi. Bilen de bilmeyen de ahkâm kesiyor! Magazin ise zaten her yanımızdan akıyor.
Ama sigorta editörlüğü öyle değil. Sigorta konusunda kalem oynatmak için önce sigortacılık bilgisi lazım. Ve özellikle de sigortanın önemine inanmak gerekiyor.
Bunlar olmayınca da sigorta haberleri yanlış çıkıyor.
Hafta başında sağlık sigortalarıyla ilgili önemli bir değişiklik oldu. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun çabalarıyla Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nde değişiklik yapan düzenleme Resmî Gazete'de yayımlandı. Yeni düzenleme 1 Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek. Ulusal televizyonların hepsi, sağlık sigortalarına yönelik bu önemli değişikliği, izleyicilerine yanlış duyurdu. Tüm televizyonlar, haberlerinde "Ömür Boyu Yenileme Garantisi (ÖBYG) geldi" cümlesini kullandı. Oysa bu bilgi tamamen yanlış. ÖBYG hep vardı. Sadece süresi 3 yılla sınırlandırdı. Yeni yönetmelik diyor ki ‘şirketler, aynı sistemde kalmak şartıyla üç yıl sonunda sigortalılarına Ömür Boyu Yenileme Garantisi vermek zorunda.’
Hâl böyleyken, ilk gün haberlerin hepsi yanlıştı. İkinci gün yanlış düzeltildi. Muhtemelen devreye televizyonlarımızdaki usta sigorta yazarları girdi.
BİR KOCAMAN YANLIŞ DA UNICO SİGORTA’DA YAPILDI
Neymiş efendim, Unico Sigorta’ya kayyum atanmış ve hesaplarına el konulmuş! Sadece televizyonlarda değil topyekûn ulusal medya bu şekilde verdi. Külliyen yanlış. Gerçek ise Unico Sigorta hissesine sahip bir kişinin hesaplarına el konulmasıydı. Yine araştırmadan yapılan bir haber. Yine sigorta bilgisi olmayan editörlerin kaleminden çıkmış yanlış bir haber.
Unico Sigorta’dan konuyla ilgili yapılan basın açıklamasında da şu paragraf dikkat çekiyor:
“Yakın zamanda kamuoyuna yansıyan, çeşitli basın ve yayın organlarında haber konusu yapılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan bir soruşturma dosyası ve bu dosyada alınan kimi kararlar habercilik anlayışıyla bağdaşmayacak ve kötü niyetli olacak şekilde Unico Sigorta A.Ş. ile ilişkilendirilmektedir. Burada önemle belirtmek isteriz ki haber içeriklerine konu edilerek Unico Sigorta A.Ş. ile ilişkilendirilmeye çalışılan iddialar / beyanlar / isnatlar tamamen gerçek dışıdır. Haber içeriklerine konu edilen kayyum kararının Unico Sigorta A.Ş. ile hiçbir ilgisi olmadığı gibi Unico Sigorta A.Ş.’ye kayyum atanması söz konusu değildir. Kamuoyuna yansıyan kayyum kararı, soruşturma dosyasında yer alan bir kişinin hissedarı olduğu şirkete ilişkin olarak verilmiştir. Ancak soruşturma dosyası ile bu dosyada alınan kararların sorumlu habercilik anlayışıyla bağdaşmayacak şekilde gerçek dışı ve art niyetli olarak Unico Sigorta A.Ş. ile ilişkilendirilmesi kamuoyunun yanıltılmasına dönüktür.”
İşte işin özeti: Kamuoyunun yanıltılması. Siz buna bir de güven zedelenmesini ekleyin.
Hepimiz demiyor muyuz “Sigorta için en önemli unsur, güvendir” diye.
Şimdi soruyorum: Sigortaya olan güven, sigortayı bilmeyen gazetecilerin haberleriyle nasıl sağlanacak?