Sigortamnews'te daha geçen hafta yazdık. “Sigorta haberleri yanlış yazılıyor” dedik. Amacımız önemli bir noktaya dikkat çekmekti. Neydi o? Tabii ki sigorta algısı.

Sigorta gibi önemli bir sektöre yönelik haber yapıyorsanız önce sigortayı siz bilmelisiniz.

Tarihler 31 Ekim’i gösterirken, sigorta sektörü için hiç olmaması gereken bir haber geldi önümüze.

Anadolu Ajansı’nın geçtiği o haber “İstanbul'da suç gelirlerinin aklanması ve pos tefeciliği soruşturmasında 10 zanlıya gözaltı kararı” başlığıyla verilmişti. Haberde, sigorta şirketi ortağı olan birinin de adı geçiyordu.

Editörlerimizle “Haberi yayınlayıp yayınlamama” konusunda çok düşündük. Çünkü sadece sigorta sektörüne yayın yapanlar değil, tüm medya haberi yayınlayacaktı. Sigortamnews de haberi atlamış gibi olacaktı. Yine de haberi yayınlamamaya karar verdik.

Oysa, ispatlayamayız ama inanın haberi belki de ilk biz gördük.

Çıkan haberlerin hepsine baktık. İster sigorta medyası ister ulusal medya olsun, bahsi geçen sigorta şirketinin ismini açık açık başlıkta verdiler.

Ve her başlık, sigorta şirketinin isminin ardından olumsuz kelimeler içeriyordu.

Sadece medya değil, bazı acente dernekleri de haberi sanki kendileri bulmuş gibi sosyal medya hesaplarından yayınladı.

Habere konu olan sigorta şirketinin sistemde olmadığını da vurgulamakta yarar var. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) yerinde bir kararla, 5 Aralık 2024 tarihi itibariyle o şirketin sigortacılık faaliyetlerini durdurmuştu. Çıkan haberlerde ise bu durum hiç belirtilmedi. Haberleri okuyan sigortalı, bu şirketin hâlâ faaliyette olduğu algısına kapıldı.

İşte bizim, o haberi yayınlamama sebebimiz: Haber, sigorta sektörünü zedeliyor.

Bu noktada “Siz yayınlamadınız ama her yerde yayınlandı” denebilir. Olsun, biz yangına karınca misali su taşıyoruz. Sektörden bir şey almak değil, ne verebilirizin peşindeyiz. Bundan sonra da ilgili kurumlardan gelmediği sürece sigorta sektörüne zarar veren haberler yayınlamayacağız.

“Sigorta eşittir güven” demiyor muyuz?

Peki sigortaya olan güveni zedeleyen ve sigorta için kötü algı oluşturacak hareketlere, neden balıklama atlıyoruz?

Sigortaya yönelik kötü olayları yayarken, aynı zamanda oturduğumuz dalı kestiğimizin farkında değil miyiz acaba!