Ticaret Odası seçimlerindeki Meslek Komiteleri, sigortacılık âleminin istikbalini tayin edecek en müessir köprülerdir.

Bu vetirede, şahsî uhdeleri veyahut siyasî mevkileri merkeze almak, tefekkürün füyûzatını ve hakikî halli maslahatları gayyâ kuyusunda meçhul eyler.

Bilinmelidir ki, bu komitelerin doğrudan teşrîi tasarruflar veyahut ticarî mukarrerarlar ittihaz etme salâhiyeti mevzubahis değildir. Vazîfeleri, mıntıkalarındaki irâde-i acentelerin matlûblarını SAİK vasıtasıyla SEDDK makamına tebliğ edip, çareler tecellî ettirmektir.

Netîce-i kelâm, meslek komiteleri ferdîleş-memeli, maşerî faydayı müdâfaa ve sarsılmaz bir tevhidi istihsâl etmelidir. Gâfilâne tasarruflar, muvaffakiyetin gayyâsına yuvarlanmakla mütevâzidir.

Yukarıdaki satırları okudukça içinizden “Ne diyor bu adam?” dediğinizden eminim. Bakın şunları söylüyorum:

Ticaret Odası seçimlerindeki Meslek Komiteleri, sigortacılık sektörünün sadece birer temsil organı değil, aynı zamanda sektörün yasal ve ticari geleceğe hazırlanmasında en stratejik köprüdür. Bu komiteler, sahada faaliyet gösteren sigorta acentelerinin nabzını tutan, sorunlara çözüm arayan ve mesleki standartları yükseltmeyi hedefleyen yapılardır.

Ancak unutulmamalıdır ki meslek komitelerinin doğrudan yasal düzenleme yapma veya ticari karar alma yetkisi bulunmamaktadır. Komitelerin asıl görevi, ilindeki sigorta acentelerinin sorunlarını ve beklentilerini, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altındaki Sigorta Acenteleri İcra Komitesi'ne (SAİK) iletmek ve çözüm mekanizmasını harekete geçirmektir. Buradan gelen veriler, sigorta sektörünün çatı kuruluşu olan Sigortacılık Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve diğer ilgili kurumlarla koordine edilerek sonuçlandırılır.

Dolayısıyla, meslek komiteleri kişisel değil, sektörün genel çıkarlarını korumak adına tek bir yumruk olarak hareket etmelidir. Seçilecek komite başkan ve yönetimi de ortak akıl ve çoğunluk katılımıyla yani birliktelikle göreve gelmelidir.

Seçim öncesinde siyasete veya bireysel hesaplara prim vermek, mesleki kazanımların ve doğru çözüm yollarının göz ardı edilmesine yol açar. Geleceğin teminatı, doğru iletişim kanallarını kullanan, sarsılmaz bir birlik ve beraberlikte saklıdır.

Şimdi ben yazıya “acenteler birleşmelidir, birlik olmalıdır” diye klasik cümlelerle başlasaydım, “Sende mi!” deyip geçiştirecektiniz. Belki de ilk paragrafı okuyup, bırakacaktınız. Ama bakın, hâlâ okuyorsunuz.

Meslek komitesi seçimleriyle ilgili kiminle konuşsam, birlik ve beraberlikten bahsediyor. İstanbul özelinde söylüyorum, bu anlamda dört veya beş oluşum var. Hepsi “birlik-beraberlik” diyor.

Ve fakat hepsi ayrı ayrı diyor.

Herkesin aynı fikirde olup da ayrı ayrı hareket etmesi acentelik adına üzücü.

İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi Seçimlerinin 27 Ekim’de yapılacağı açıklandı. Yani iki aydan az bir zaman kaldı. Dört-beş oluşum olmasına rağmen adaylığını ve listesini sadece Özgür Yılmaz açıkladı. Halen İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve SAİK Başkan Yardımcısı olan Yılmaz, “Lila renkli listemle yeniden adayım” dedi.

Muhtemelen başka isimler de çıkacaktır. Çıkması da çok normal. Ama alan geniş değil. İstanbul’da sadece yaklaşık 5 bin 400 sigorta acentesi var. En güçlü ve doğru aday kim ise bölünmeden sandığa gidilmeli. Ve bu 5 bin 400 acentenin gücü sandığa tam yansımalı.

Başlığı mı merak ettiniz? Açıklayayım: Sigortanın geleceği ve mesleki birlik.

Sigorta acenteliğinin yarınlarını şekillendirecek en hayati unsur, meslek mensupları arasındaki vizyoner birlikteliktir.

Saygıyla, sevgiyle…