Yük, eşya ve insan taşımacılığının denizler üzerinden yapılmaya başlandığı ilk dönemlerde gemiler şimdiki gibi, demir (sac), alüminyum veya fiberden yapılmıyordu.
O dönemin gemi inşa hammaddesi sadece ağaçtı. Savaş gemileri dahil her türlü yüzen deniz taşıtı, ahşap malzemeden imal edilirdi.
İşte bu ahşap gemilerin en büyük tehdidi veya riski neydi biliyor musunuz? Fareler…
Evet, fareler…
Tabii ki fırtına ve yangınlar da büyük tehdit oluştururdu. Ama farelerin oluşturduğu kadar sinsi bir tehdit değildi bu!..
Ahşap gemilerde erzak depoları, halatlar ve ahşap gövdeler fareler için ideal bir yaşam alanıydı. Fareler, geminin alt bölmelerinde (sintine ve ambarlarda) yaşar, gemideki tahta aksamı ve erzak çuvallarını kemirirlerdi. Geminin tahta gövdesini kemirerek zaman zaman su almasına veya delinmesine sebep oldukları için fareler, denizciler tarafından büyük bir tehdit olarak görülürdü.
O dönemin teknik bilgisi ışığında farelerin gemileri neden kemirdiğiyle ilgili yapılan araştırmalarda bu hayvancıkların, doğalarına uygun hareket ettikleri sonucuna varıldı.
Hemen ne alaka demeyin…
Sigorta sektöründe ortaya çıkan olumsuzlukları yine en çok sigortacılar dile getiriyor.
Bakın “eleştirmek” demiyorum… Eleştiri olur!
Bu yapılan kötülüğü eleştiri kisvesi altına sokamayız.
Pisliği eşelemektir bu!
Peki kim bunlar?
Mesela Türkiye Sigorta’nın istifa eden genel müdürünün yeniden göz altına alınması haberini, “Türkiye Sigorta Genel Müdürü yeniden göz altına alındı” diye paylaşanlar var. Sanki hâlâ görevde!
Adam artık görevde değil, istifa etmiş.
İstifa etmiş birine şu kurumun genel müdürü denir mi?
Denmez…
O kişi veya kuruma kin-nefret duysan bile en fazla, “Şu kurumun ESKİ genel müdürü” dersin.
Sadece bu değil, bir sigorta şirketi hakkında olumsuz bir gelişme, aslı astarı olmayan ifadelerle, davul-zurna çalarcasına yayılmaya başlanıyor.
Bu tip olaylara hemen hemen her gün şahit oluyoruz.
Ve en vahimi de bu olumsuzlukları köpürterek yayanların bizatihi sigorta sektörünün içinde olmalarıdır.
Yani aynı gemideler…
Tıpkı fareler gibi bulundukları gemiyi kemiriyorlar.
***
Son olarak şunu belirteyim. Kimeseye "fare" demiyorum. Bu makaleyi "Hepimiz aynı gemideyiz" formatında yazsam, dikkat çekmez. Çünkü son dönemde bu deyim çok kullanılıyor.