Aynı sektörün paydaşlarıyız, aynı iklimin bileşenleriyiz. Lakin İstanbul’da ticaretin ve temsilin kalbinin attığı tek adres var: İstanbul Ticaret Odası (İTO).
İTO’nun 20. Meslek Grubu olan “Sigortacılık” şemsiyesi altına ve bu yapı içindeki yaklaşık 5.500 seviyesindeki Sigorta-CI bileşenine gelin hep birlikte somut verilerle bakalım. Madem sigortacıyız, risk analizi yapmayı ve rakamları severiz; o hâlde masadaki fotoğrafı netleştirelim:
İTO 20. MESLEK GRUBU (SİGORTACILIK) BÜTÜNSEL DAĞILIM TABLOSU
|
Sektör Bileşeni |
Adet |
Toplam İçindeki Payı (%) |
|
Sigorta Acenteleri |
4.750 |
% 93,19 |
|
Sigorta Eksperleri |
250 |
% 4,91 |
|
Sigorta Brokerleri |
30 |
% 0,59 |
|
Sigorta Şirketi |
67 |
% 1,31 |
|
TOPLAM |
5.097 |
% 100,00 |
Analiz: Masadaki her 100 koltuğun 93’ten fazlası doğrudan Acentelere aitken, temsil mekanizmasındaki ses, yetki ve karar alma gücünün bu oranlarla ne kadar örtüştüğü sorusu tablonun tam merkezinde durmaktadır.
Durun, resim burada bitiyor mu? Tabii ki hayır!
Madem "Sigortacılık" kavramını bu kadar geniş bir şemsiye yapıyoruz; aktüerleri de düşünelim, sektöre onarım hizmeti veren oto servislerini, yedek parça tedarikçilerini, bu ekosistemin hukuki zeminini yöneten hukukçuları da ekleyelim... Bu liste uzar gider. Ancak kapsamı ne kadar genişletirsek genişletelim, sahanın omurgasını oluşturan kitle bellidir.
Acente Kimdir, Broker Kimdir? Nerede Başlar, Nerede Biter?
Şimdi gelelim asıl temsil mevzuna...
Mevcut SAİK (Sigorta Acenteleri İcra Komitesi) Başkanını ülke genelinde; "Sen Acente değilsin, Brokersın! Bizim aramızda ne işin var, bizi temsil edemezsin!" diye senelerdir yaygara kopararak eleştiren Acente meslektaşlar, bugün ne oldu da sustu?
Sahi, tam da yeri gelmişken sormak lazım: Kimdir Broker, kimdir Acente?
İçinde bulunduğumuz dönemde irileşmiş, iş hacmi genişlemiş Acente çıkıp "Ben Brokerım" der. "Brokerım" diyen ise dönüp sahadaki Acentenin günlük operasyonel işini yapar. Nerede başlar Brokerlık, nerede biter Acentelik? Bir zamanlar biz neydik, şimdi neyiz? Biraz öfke, biraz ümit ama en çok da derin bir kavram karmaşası ve mesleki kimlik erozyonu...
Şirketlerin İTO Sevdası ve Temsil Gerçeği
Gelelim meselenin nirengi noktasına: Ticaret Odaları Meslek Komitelerinin yapısına...
Sigorta Şirketleri neden illa İTO Meslek Komitesinde doğrudan temsil hakkı arayışındadır?
Gerekçe nedir? Mesleki sorunlarını dile getirecek, çözüm üretecek başka kurumsal çatıları yok mudur? Mevcut yapılar Şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor mu?
Şayet "Acenteler, Brokerlar, Eksperler ve Şirketler tek bir çatı altında birleşelim, sektor adına dev bir güç ve ortak lobi oluşturalım" deniyorsa, ona diyecek bir sözümüz olamaz. Ama durum bu değilse, oradaki bu temsil kavgası niye?
"Parasınını, aidatını veriyoruz; seçilmek ve temsil edilmek bizim de hakkımız" diyorsanız, o zaman buyurun taraf olun! Çıkarın kendi listenizi, sadece Sigorta Şirketleri olarak seçime girin. Ananızın ak sütü gibi hakkınızdır!
Yok eğer, "Bizim oy sayımız yetmez, biz illa ki bir grubun/listenin içine dahil olup taraf olacağız" diyorsanız; işte bu, sektör etiği açısından anlaşılmaz ve kabul edilemez bir durumdur.
Mızıkçılığa Lüzum Yok: Bütün Paydaşlara Açık ve Adil Davet!
İlla İTO Meslek Komitesinde temsil edilmek isteyen değerli paydaşlarımıza (Şirketler, Brokerlar, Eksperler) son derece adil, şeffaf ve yapıcı bir çözüm önerimiz var:
Taraf olmadan buyurun, OLUN!
Seçimde kaç farklı liste yarışıyorsa, her listeye aynı temsilci isimlerini verin! Böylece kaybetme riskinizi SIFIRA indirin. Taraf olmadan, listeler arası dengeleri bozmadan ve Acentenin iradesine ipotek koymadan gelip İTO’da temsil olunun. Niyetiniz gerçekten sektöre ve mesleğe hizmet etmekse, buyurun niyetiniz hasıl olsun!
Ama yok... "Biz illa tarafta duracağız, bizim dediğimiz adamlar seçilecek, güç dengesini biz belirleyeceğiz" diyorsanız; bunun adı seçim değil, ATAMA olur!
Seçim, çoğulculuk ve adil yarış üzerine kuruludur. İlla "Benim dediğim olacak, ben mızıkçıyım" diyorsanız; herkes gitsin kendi mahallesinde ötsün! Bu kuralı kafanıza göre en paslarla, yandan, üstten, alttan paslarla ihlal edip sektörün dengesini ve Acentenin geleceğini bozmaya hiçbirinizin hakkı yok!